Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 38 dk.
Sayfa Sayısı:
128
Basım Tarihi:
Aralık 2017
İlk Yayın Tarihi:
1973
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Orijinal Adı:
Bodas de sangre - Yerma
ISBN:
9786053142409
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2019 24. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mart 2019 18:06
Ne yazsam diye düşünüyorum bittiğinden beri. Çevirmen öyle güzel incelemiş ki kitabı. Kitabın sonundaki tahlil muhteşemdi. Yerma İspanyolcada kısır, çorak, ıssız yer anlamlarına geliyormuş. Zaten kitabın konusu da çocuğu olmayan bir kadının yaşadığı ailevi ve toplumsal durumlar. Öncelikle çevirmene bir teşekkür etmem gerekiyor. Lorca hakkında öyle bilgiler vermiş ki. Çocukluk ve gençlik yılları, edebiyata yönelişi, Madrid günleri, sonrasında yurt dışına gittiğinde yaşadıkları New York, Küba, Buenos Aires günleri. Tiyatroya, şiire bakışı. Cumhuriyet ve darbe günleri ve sonunda da ölümü. Bunlara dair dolu dolu bilgiler var. Oyun önce aile içinde Yerma ve eşi Juan'ın diyaloglarıyla başlıyor. Yerma tutucu, geleneklerine bağlı bir kadın. Başlarda sevmese de eşine bağlı, sürekli onunla ilgili, konuşan ancak isteklerine karşılık bulamayınca umutsuzluğa düşen bir karakter. Juan da tam manasıyla hödük desem yeridir herhalde. Elalem ne der kafasında biri. Yerma'nın çocuk isteği bir türlü karşılık bulmuyor. Juan da işten başka bir şey düşünmüyor. Karşılıklı duygusal bir bağın olmadığı bir ilişki. İlerleyen sayfalarda bu duruma atıfta da bulunuluyor. Duygusal olarak bir bağ yoksa cinsel birlikteliğin de sıradan olmaktan başka bir şeye yaramadığı, çocuk olmaması konusunu da biraz olsun buna bağlıyor. Yerma'nın arkadaşının çocuğunun olması, kendisinin olmaması durumu da psikolojik olarak çöküntüye uğratıyor ve farklı arayışlar içine giriyor. Yalnız burada kocası hiçbir şekilde yanında olmuyor. Kocası zaten çocuk istemiyor o öyle mutlu. Farklı arayışlar dedim bunlar büyücüye gitme, ermişlere başvurma vs durumu. Toplumsal baskı sonucu ister istemez insanlar farklı durumlara yönelebiliyorlar. Çamaşırcı kadınların kendi aralarındaki konuşmalarda bu baskıyı çok net görebiliyoruz.
YermaFederico Garcia Lorca · Ayrıntı Yayınları · 2017186 okunma
8/10
·128 syf.··
2024 105. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mart 2024 19:39
Köy trajedileri serisi ikinci oyun. Yine bir köy. Yine iki aşık. Ama bu sefer de çocuğu olmayan genç bir çift anlatılıyor. Kadın çocuk isterken, erkek çocuk sahibi olmak istemiyor. Kitabın sonsözünde çok güzel açıklamalar var. Burayı okuyunca oyunla ilgili toplumsal değerlendirmeler daha iyi yapılabiliyor. Pagan kadının Yerma ile olan konuşmaları da ayrıca dikkatli okunması gereken kısımlardı.
Tiyatro
YermaFederico Garcia Lorca · Ayrıntı Yayınları · 2017186 okunma
Puan vermedi·128 syf.·
2020 57. kitabı
Coğrafyalar farklı ama kaderler aynı; Hemen hemen hepimiz başrolünü Fatma Girik’in oynadığı “Boş Beşik” filmini biliriz. Anadolu’nun orta yeri… Aralarında büyük bir sevgi olan Ağa kızı Fatma ile oba beyi Ali, evlenirler. Büyük beklentilere rağmen bu çiftin bir türlü çocukları olmamaktadır. Çevreden gelen yoğun baskılara ve yakınların durumu kabullenmemesine rağmen Fatma’yı çok seven Ali, eşinden ayrılmamaya kararlıdır. Bunalım yıllarının ardından çift bir çocuğa sahip olur. Ancak bir göç esnasında ortaya çıkan kartal bebeği kapar. Dağda koyunlarını güderken bir kartala sırtındaki bebeğini kaptıran ve kartalı ve yavrusunu bulmak için dağlarda ömür tüketen bir kadının hikayesini anlatır. Yerma da ise ; Yerma, yoksul bir çobanın kızıdır ve sevmediği halde, Juan adında kendinden daha varlıklı bir köylü ile evlendirilmiştir. Juan'a sadık ve uysallıkla bağlıdır. Juan, sabahtan akşama kadar tarlada çalışan, kıskanç ve içine kapanık biridir. Evliliklerinin ardından 2 yıl geçmesine karşın çiftin çocukları olmaz. Yerma, aldığı katı aile terbiyesinin etkisinde bir kadındır ve tek isteği bir çocuk sahibi olabilmektir. Yerma'nin Juan'dan çocuk sahibi olabilmek için bütün çırpınmaları boşa çıkar. Bu arada Juan, karısına göz kulak olmaları için iki kız kardeşini de eve getirir. Yerma gençlik arkadaşı olan ve çobanlık yapan Victor'a da bir yakınlık duymaktadır, ancak hem kendi değerleri hem içinde olduğu toplumsal yaşam böyle bir ilişkiyi olnakasız kılmaktadır. Yermanın adakları, tılsımları, kocasını beslemeleri hiçbir işe yaramaz. Kendisini tamamen çorak bir toprak gibi hissederken, bir taraftan da köy kadınları arasında kendisiyle ilgili söylentiler çıkar. Başka birisiyle olması mümkün değildir, kocasıyla olduğu sürece de kuruyup gidecektir. Velhasıl kelam iki oyunda; Çocuğu
YermaFederico Garcia Lorca · Ayrıntı Yayınları · 2017186 okunma

Yazar Hakkında

Federico Garcia LorcaYazar · 35 kitap
Federico García Lorca (5 Haziran 1898 – 19 Ağustos 1936) İspanyol şair ve oyun yazarı, aynı zamanda ressam, piyanist ve bestecidir. 27 kuşağının ("Generación del 27") sembol üyelerinden birisidir. İspanya İç Savaşı'nın başlangıcında 38 yaşında iken milliyetçiler tarafından öldürülmüştür. 1898 yılında, İspanya'nın Granada bölgesindeki Fuente Vaqueros kentinde doğan İspanyol şair Lorca, yüzyılının en büyük iki İspanyol şairinden biri olarak kabul edilir. Lorca'nın başarısında çocukluğunun büyük payı vardır. Granada'nın Fuentevaqueros kasabasında, varlıklı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Lorca'nın babası ateşli, canlı, neşeli bir adam; annesi ise sessiz ve ağırbaşlı bir kadındı. 1928'de yazdığı Romancero gitano (Çingene Baladı) ile ün kazanan Lorca, Salvador Dalí ile birlikte İspanya'nın çağdaşlaşması için çalışan sanat adamlarından birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Şiirde, politikada ve ahlak anlayışında modernliğin savunucusu olan Lorca, eşcinsel olması nedeniyle Katolik Kilisesi ile arasının açılmasına neden olur. 1918'de, Burjuvazi sınıfını, yeryüzünü şiirle doldurmuş olan İsa'yı katletmekle suçlayan Lorca, geçtiğimiz günlerde gelmiş geçmiş en başarılı edebiyat eseri seçilen Cervantes'in Don Quixote (Don Kişot)'u bir İsa figürü olarak ele alanlara katılır. Şair kavramını acılar çekmesi gereken bir kimse ile özdeşleştiren Lorca, İsa'nın hem katledilişini kınar, hem de kanının akması gerektiğini ifade eder. "New York'ta Bir Şair" adlı eserinde Manhattan'ı, cesede doymayan bir mezbahaya benzeten Lorca, "hayvanların can çekişenler için öldürülüşünü" kaleme alarak kafasındaki batı anlayışına yönelik eleştirel yaklaşımlarını göz önüne serer. Lorca ve "Deli" lakaplı Salvador Dali, vücuduna saplanan oklar ile tasvir edilen Katolik Ermişi Aziz Sebastian (Rafael)'ı Aziz Yansızlık olarak yapıtlarında tasvir ederler. Dostlarınca apolitik bir sanatçı olarak nitelenen ve herhangi bir görüşe organik bağlarla bağlanmayan Lorca, yazdığı Yerma ve Bernarda Alba'nın Evi isimli oyunlarda ise Katolik Kilisesi, yükselen Nazizm ve milliyetçilik akımlarına karşı olan tutumunu yansıttı. Giyim kuşamında ve evinin dekorasyonunda ölüm ile özdeşleştirdiği beyaz rengi tercih eden şair, burjuva tarzı zevkler ve milliyetçilik ile çatışan çalışmalar yapmakta ve Franco'cuları masumiyeti katletmekle suçlamaktaydı. Şiirlerinin yanı sıra tiyatro için yazdığı ve sahnelediği oyunlarla da ünlenen Lorca, eserlerinde hastalık hastalığını ve ölümü üzerine senaryolarını Kanlı Düğün (Blood Wedding, 1935), Yerma (1937) ve şiirlerinde başarı ile yansıtmış; ölüm - yaşam, verimlilik - kısırlık gibi çelişkiler arasındaki inişli çıkışlı çizgiyi başarı ile yakalamıştır. 19 Ağustos 1936'da doğduğu yörede Franco'nun adamları tarafından öldürülen Lorca, uluslararası camiada - özellikle de bir dönem yaşadığı Arjantin'de oldukça büyük bir yas ve öldürülüşüne duyulan tepki ile - alanında idolleşmiş, saygın fakat marjinal bir edebiyat adamı olarak hatırlanmaktadır. Eserlerinin dünya çapında tanınmasının sebebi Lorca'nın geleneksel İspanyol kültürü ile çağdaş yaşamın sorunlarını içtenlikle işlemiş olmasıdır. Şiirlerindeki yaşama coşkusunu, doğa sevgisini, hüzün dolu duyguları her insan tanır ve kendine yakın bulur. Lorca'nın sade ve derinlikli şiirleri, geniş kitlelerce kabul görmüştür. Sürrealist bir ressam olan Salvador Dali ve yönetmen Luis Bunuel 'in yakın arkadaşıdır.