Tahmini Okuma Süresi:
11 sa. 51 dk.
Sayfa Sayısı:
418
Basım Tarihi:
1967
Yayınevi:
Cem Yayınevi
Orijinal Adı:
El Papa verde
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·416 syf.·
2020 44. kitabı
Beyaz ırk bir çok güzel yanında insanoğlunun başına gelmiş en garabet şeylerden biri. Çünkü teknoloji ve medeniyet adı altında pek çok şeyi dayatmıştır. Olay çıkardır aslında burnu büyük avrupanın kabul ettiği kriterler ile gelir bu medeniyet denilen şey. Amerikanın keşfinden sonra daha da bir alevlenen sömürgeci ruh. Kasıp kavurur kıtayı orada bin yıllardır yaşamış tüm gerçek medeniyeti ırkları bir silindir gibi ezdi geçti. Kendi getirdiği hastalıklarla mücadele için yakıp yıktı ormanları söktü hatta denizi bile sökecekti. Neden elbette ve sadece para ve onların refahlık dediği şeyin idamesi için. “Kim kökünden söküp çıkarmak istiyordu denizi bu akşam? Ama böyle orayı burayı yoklayarak, denizi kimin sökeceğini kendi kendine sorarak, köklerinin en derinine dek, dallarının büyük yuvarlak yüzeyine dek kimin sökeçeğini kendi kendine sorarak yürürken yalnız değildi. Deniz feneri de köpüklere aldanmış kıyılara sürekli olarak ışıklarını dikmek için gölgeden boyunları uzatıp uzatıp duruyorlardı...” İronik bir ışık karanlık oyunu sergilenen. Gölge oyunu belki de. Denizi sökmek için uğraşan medeniyet işini kolaylaştırmak için elbette feneri de ihmal etmemiş. Işığın gücü bile hizmetinde insanoğlunun. Oysa istedikleri iş gücü ve değerli ne varsa hepsini emirleri altına almak. Bunu pek çok yolla yaptıklarını bilmeyen yok! “Toprak parçaları. Ayakları yanıyordu onların. Dağılan toz olan toprak parçaları. Çıplak ayaklar. Sonsuz bir ayin kalabalığı. Kendi tarımlarından, topraklarından kopartılmış köylülerin ayakları. Giden, göç eden toprağın görüntüsü, köklerinden yoksun bırakıldığı bu yerde artık hiç kalmamak için yıldızlardan düşmüş o güzelim keseklerinin tozuyarak yok olmasına göz yuman toprağın görüntüsü. Yüzleri yoktu bu köylülerin. Elleri yoktu. Vücutları yoktu. Yalnız
Yeşil PapaMiguel Angel Asturias · Yordam Edebiyat · 2016113 okunma
8/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2019 52. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2019 20:02
Guetemala'lı Nobel ödüllü yazar M. Angel Asturias'ın ülkesinin Emperyalizm karşısında neler yaşadığını anlattığı ''Muz Üçlemesi'' isimli kitap serisinin ikinci kitabı. Kitap iki bölümden oluşuyor. İlk bölümde, ülke topraklarını muz üretimi için ele geçiren Şikago merkezli ABD şirketinin bölgedeki temsilcisi ''Yeşil Papa'' lakaplı kişinin nasıl ortaya çıktığı ve toprakları nasıl ele geçirdiği anlatılıyor. İkinci bölümde ise serinin birinci kitabında (Kasırga ) yaşanan kasırgadan sonraki gelişen olaylar aktarılıyor. Bu arada birinci kitapta yerlilerle birlikte Amerikan şirketine karşı mücadele veren ''Lester'' adlı kişinin de gerçek kimliği ve bölgeye ve bölge insanına yaptıkları ortaya çıkıyor. Bunun sonucunda yaşanan gelişmeler ayrıntılı olarak anlatılıyor. Kitapta yazarın özelliği gereği akıcılık var ama aşırı bir sürükleyicilik yok. Bu durumun da, emperyalizmin yerleşmesini konu olarak alan olayların kurgulanarak anlatılmasından dolayı olduğu aşikardır. Yani kitabın ben bir roman kategorisinde olarak değilde gerçek olayların kurgulanıp aktarılması yönünden değerlendirilmesinin daha doğru olacağı kanaatindeyim. Bu yüzden de sadece bilgilenmek amacıyla okunması ve sürükleyicilik veya heyecan beklentisi içinde olunmaması taraftarıyım. Son cümle olarak ben kitabı, emperyalizm ve onun üzerine kurgulanmış kitaplarla ilgilenen kişilerin mutlaka okuması gereken bir kitap olarak değerlendiriyorum.
Yeşil PapaMiguel Angel Asturias · Yordam Edebiyat · 2016113 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2019 44. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2019 18:44
M. Angel Asturias - Yeşil Papa... Yordam Yayınlarından çıkan "Muz Üçlemesi"nin ikinci kitabı. İlk kitap "Kasırga"yı okumadan doğrudan ikinciyi - Yeşil Papa'yı - okusam da -aşırı zeki olduğu için doğrudan ikinci sınıftan başlatılan bebeler gibi- bir miktar zorluk çektim. Çektim çekmesine ama romanın mekanı Latin Amerika olunca ne dert kaldı ne de tasa. Asturias'ın büyülü gerçekçi bir yazar olduğunu ha bir de toplumsal gerçekçi olduğunu belirteyim. Ate amanha camaradas! Romanı Türkçeye çeviren Cemal Süreya, şimdi böyle olunca bu kitabı Asturias mı yazdı yoksa Cemal Süreya mı diye sormadan edemedim. Malum hikayedir, Cemal abim "Küçük Prenses"i çevirmektedir, Tomris Uyar, Cemal abimi sık sık durdurur ve şöyle der: "Cemal öyle bir dahiydi ki kitabı çevireceğim derken tekrar yazıyordu, ben de onu frenliyordum." Yani "Yeşil Papa"yı okumak birçok noktada hem çekici hem de netameli bir iştir. İçeriğe geçeyim. Muz Cumhuriyeti kavramını bizim gibi kabile devletlerinde yaşayan "solcu" gardaşlarımız iyi bilir. Bu hikaye de şuradan gelir, Fruit Company denen tröst Latin Amerika'da çıkarlarını tehlikeye atan hükümetleri devirir, bölgede savaş çıkartır, "mekanın esas sahibidir" öğğğğğğ Yeşil Papa'da da mevzu A şirketinin önce toprakları neredeyse bedavaya kapatması ardından da başka bir şirketle kavgaya tutuşması, bu anlaşmazlığı çözmek için de iki bölge ülkesini "boktan" bir sınır meselesi yüzünden savaşa tutuşturmaları anlatılır. Ne deyim güzel bir roman, belki sırasıyla okumakta yarar var, ama müstakil olarak da okunsa kıyamet kopmaz Yaz rehavetinden az okuduysak da iyi bir okuma senesi olsun. Okuma gruplarınız varsa Asturias'ın Yeşil Papa'sını okuyalım derseniz havalı olabilir Bu arada biraz Latin tarihi de romanı okumak için tatlı bir alt yapı olur. O zaman şöyle bitireyim
Edebiyat
Yeşil PapaMiguel Angel Asturias · Yordam Edebiyat · 2016113 okunma
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2024 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2024 15:19
Asturias’ın muz trilojisinin ikinci kitabı olan Yeşil Papa’da muz’un diğer yönü inceleniyor. Birinci kitaptaki üretici ve yerlilerin yerine dev şirketler ve politikaları mercek altına alınmış. Chikago’daki muz tröstünün başkanı Yeşil Papa lakaplı Geo Maker Thompson odak noktasında kitabın. Muz tarlalarında çalışan güçsüz ve örgütsüz yerli insanların, büyük şirketlerin yasalarına göre nasıl sömürüldüğü anlatılıyor. Yeşil Papa’nın hayatı üzerinden muz sömürüsüne tanık oluruz..
Yeşil PapaMiguel Angel Asturias · Yordam Edebiyat · 2016113 okunma
Cemal Süreya'nın Çektiği Eziyet
5/10
·416 syf.··
2023 13. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2023 13:01
Eveet sevgili followerlarım,uzun sayılabilecek bir aradan sonra yeni bir incelemeyle nihayet karşınıza çıkabildim.Öyle bir kitaba denk geldim ki sormayın hiç. Daha önce üçlemenin Kasırga adlı birinci kitabını okumuştum.Sıkı takipçilerim kitaptan ne kadar hoşlandığımı(!) hatırlayacaklardır.Serinin 2. kitabı ilkine göre daha derli toplu olsa da maalesef tatmin edici olmaktan oldukça uzak yine.İlk 150 sayfa gayet aklı başında ilerlerken yazarımıza yine aniden büyülü gerçeklik perileri geliveriyor.Genel hatlarıyla ne olup bittiğini anlıyor insan ama aralarda hikayeye hiç katkısı olmayan bir sürü şey anlattığı için kopuveriyorsunuz kitaptan.Diyaloglar genel olarak anlamsız,uzun ve yorucu.Habire yeni karakterler giriyor hikayeye ama bu karakterlerin hiçbiri derinlemesine incelenmemiş,baş karakterin bile nasıl biri olduğunu kesinlikle kestiremiyorsunuz. Kitabın iyi bir tarafı da var.Sizi araştırma yapmaya itiyor.Ben de bitirdikten sonra birkaç araştırma yaptım. 1-Nobel Edebiyat Ödülü Hangi Kriterlere Göre Veriliyor? Sayın Asturias bu ödülü nasıl aldı diye çok merak ediyordum. Norveç Nobel Komitesi'nde dayısı vardı herhalde diye düşünüyorum.Boyle bir bilgiye rastlamamis olsam bile hâlâ böyle düşünüyorum. Wikipedia'da Nobel kriterleri için şöyle diyor; "Nobel Edebiyat ödülleri her yıl Alfred Nobel'in sözleri ile bir idealist eğilimi en farklı şekilde ifade eden yazara verilmektedir." Ucu o kadar açık bir kriter koyarsan Güney Amerikalı sivri zeka bir yazar da kanundaki bu boşluktan yararlanır tabi.Surdaki gediği gören Asturias öyle farklı bir şekilde anlatmış ki idealini aklınız durur.Nobel komitesinin eli kolu bağlanmış kitabı okuyunca. 2- Bahsi Geçen Muz Tröstü Gerçek Hayatta var mıydı? Varmış.United Fruit adıyla reel karşılığını buldum.Şirket gerçekten de çok
Yeşil PapaMiguel Angel Asturias · Yordam Edebiyat · 2016113 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2023 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2023 14:11
"Para namuslu bir adamdan bir hain çıkarabilir." Muz üçlemesinin 2. kitabı... Konusu her ne kadar güzel olsa da okunması zor bir seri... Birinci kitaba göre biraz daha iyi. Acımazsız tutumların yol açtığı çaresizlik, sömürü vicdansızlık hepsi iç içe … Sömürülen halkın Amerikalı dev şirkete karşı açtığı savaş örgütlenmeye, isyana yol açıyor. Başarılı olurlar mı bilmiyorum, son kitabı okuyunca anlayacağız… İyi okumalar dilerim…
Yeşil PapaMiguel Angel Asturias · Yordam Edebiyat · 2016113 okunma
8/10
·432 syf.··
2018 136. kitabı
Üçlemenin ikinci kitabını çok daha akıcı buldum. 3.'yü okumak için bir istek uyandırıyor. Tamamlamak için heyecanla bekliyorum. Bir an önce almalıyım.
Yeşil PapaMiguel Angel Asturias · İlke Basın Yayım · 2009113 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Miguel Angel AsturiasYazar · 7 kitap
Miguel Ángel Asturias 19 Ekim 1899'da In Ciudad de Guatemala'da bir hakimin ve Maya yerlisi kökenli bir annesin oğulları olarak doğdu. Hükümete karşı çıkan devrimci öğrencilerin ölüm fermanına karşı çıkan babasının görev yaptığı başşehirden Baya Verapez'e sürgün edilmesi sonunda 1904 - 1907 yılları arasında orada yaşadılar. 1918 yılında tıp okumaya başlayan Asturias, daha aynı yıl içinde hukuk ve gazetecilik okumaya karar verip San Carlos'a gitti. 1924 yılından itibaren de kısa bir süre Londra ve Paris'te din okudu. 1926'da "Amerikan yerlilerinin dinleri ve adaletleri" teziyle öğrenimini noktaladı. Asturias uluslararası alanda 1930 yılında yayınlanan Leyendas de Guatemala (Guatemala Kahramanları) adlı kitabıyla tanındı. 1930'lu yıllarda İtalya, Yunanistan, Mısır, filistin ve ABD'yi kapsayan yurtdışı seyahatlerinde bulundu. 1946'da diplomat kimliğiyle Kültür Ataşeşi olarak Meksika, Arjantin ve El Salvador elçiliklerinde görevlerde bulundu. Guatemala'daki yönetimin düşmesi sonucunda görevini bıraktı. 12 yıl boyunca Buenos Aires, Cenova ve Paris'te sürgün olarak yaşadı. 1966 yılında Guatemala'da özgür ve serbest seçimlerden sonra tekrar diplomat görevini aldı. Başkan Julio Mendez Montenegro tarafından 1970 yılına kadar Paris elçiliğine getirildi. Aynı yıl içinde Lenin Barış ödülüyle onurlandırıldı ve Fransız Pen-Club tarafından Asturias bu klübün başkanı seçildi.