Yort Savul

Ece Ayhan
Yazar:
Ece Ayhan
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 1 dk.
Sayfa Sayısı:
142
Basım Tarihi:
1982
Yayınevi:
Adam Yayınevi
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Yoldan Savulun Uleyn
Puan vermedi·142 syf.·
2020 94. kitabı
Ece Ayhan.. İlkokul yıllarındayken kulağıma çalınan birkaç şairden biriydi. İşitir işitmez; "Vay bee demek kadın şairler de varmış." dediydim. (Sevgili Femen, öyle bel bel bakma hemen) Eminim bu yanılgıda yalnız değildim, Vesselam.. Ece; katmerli manasıyla "ağabey" demekmiş. Bu ismin bir de leziz hikayesi vardı fakat pek anımsayamıyorum. Mühim olan zaten anahtar kavramı aşikar etmiş olmamızdı. Ece Ayhan, ismiyle yarım-yamalak müsemma olmuş bir kimsedir. Fakat bu yamalak mevki yalnızca imladan mütevellit. Zira Ece Ayhan bir ağabey değil "abi"dir. Bakın şimdi abiler Bu adamın ikinci yeni şairlerinin öncülerinden oluşu, biliyorum ki hiçbirinizi bağlamaz. Teorik evraklardan usanıp, belediye başkanlığını ve kaymakamlığı terk etmiş bir şairi, vesikalarla imbikten geçirmek, Ece abiye hakaret bile sayılabilir. Bakın şimdi abiler Bu şiirleri okumazdan evvel, "yort savul" diye bağırmak ayba kaçar. Ece abinin şiirlerini okurken bana yansıyan intiba "umursuzca dizilmiş mısra cümbüşü" olabilirdi. Fakat bohçalamayı pek seven bir kalem var elinde. Yakışıklı bir mısra ile her an sendelemeye namzettir. "Çünkü her şair kambur bir ailedendir." Bakın şimdi abiler Aşk örgütlenmektir, bir düşünün abiler. Zira Ece ve Ayhan ne kadar unisex ise; bu sokakta "abi" kelimesi bir hitap ve aynı nispette unisextir abiler. Geleneği sürdürelim abiler. Perdeyi biz değil, şairin en sevimli gelen şiiri kapatsın. MOR KÜLHANİ 1.Şiirimiz karadır abiler Kendi kendine çalan bir davul zurna Sesini duyunca kendi kendine güreşmeye başlayan Taşınır mal helalarında kara kamunun Şeye dar pantolonlu kostak delikanlıların şiiridir
Yort SavulEce Ayhan · Adam Yayınevi · 198288 okunma
6/10
·142 syf.··
Beğendi
·
2021 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2021 21:44
Yort Savul Atlasları getirin!Tarih atlaslarını! En geniş zamanlı bir şiir yazacagız Harbi karşılık verecek ama herkes Gögunde kuş uçurtmayan şu üç soruya: Bir,Yeryuzune nasıl dagılmıştır Tarihi düzunden okumaya ayaklanan çocuklar? İki,Daha yavuz bir belge var mıdır ha Gercegi ararken parçalanmayı göze almış yüzlerden? Üç,Boğaziçi bir Istanbul ırmagıdır Nice akar huruc alessultanlarda bayraksız davulsuz? Nerede kalmıstık?Tarihe ağarken üç ağır yıldız Sürünerek geçiyor bir hükümet kuşu kanatları yoluk Çocuklar!ile bile muhbirler!ve bütün ahali! Hep birlikte,üç kez,bagırarak,yazınız Kurşunkalemle de olabilir Yort Savul! Merhabalar bugün Ece Ayhan'nın "Kınar Hanimin Denizleri"nden son şiirlerine dek 1954_1997 yılları butün şiirlerinin toplandıgi Bütün Yort Savul'lar adlı şiir kitabı tanıtimi ile geldim.Yukarıya da kitaba ismini birakan şiiri bırakmak istedim.Siir kitabi okurken tane tane,yavaş, münkunse sesli okudugumda daha anlamlı geliyor satirlar.Şiirler normal düz yazı gibi okunmuyor ,okunsa da lezzet vermiyor. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?Siir tadinda günleriniz olsun.Kitapla ve sevgiyle kalıniz.
Şiir
Yort SavulEce Ayhan · Adam Yayınevi · 198288 okunma
Puan vermedi·142 syf.··
2022 31. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2022 21:27
Çağdaşlığı çağdaşları ile arayan eskinin üzerine çizgi çekilmesini net ve sert bir şekilde eleştiriyor Ece Ayhan şiirleri duygudan çok siyaset yüklü belki de ben duyguları çok alamadım.
Yort SavulEce Ayhan · Adam Yayınevi · 198288 okunma

Yazar Hakkında

Ece AyhanYazar · 33 kitap
Ece Ayhan Çağlar, Türk şair, etikçi. İkinci Yeni şiir akımının öncülerindendir. Tam adı Ece Ayhan Çağlar'dır. Babasının mal müdürlüğü göreviyle bulunduğu Datça'da, ailenin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Behzat Çağlar, Geliboluludur. Annesi Ayşe Hanım'ın baba tarafı Gelibolu'nun Kavak köyünden göçerek Eceabat'ın Yalova köyüne yerleşmiştir. Behzat Bey'in babası ağır ceza mahkemesi başkatipliği, dedesi de Gelibolu müftülüğü görevlerinde bulunmuşlardır. Ayşe Hanım'ın babası Hafız İbrahim Deniz, yarı çiftçilik, yarı tüccarlıkla uğraşmış, Eceabat'a bağlı Sivli Köyü halkının imam istemesi üzerine, atandığı bu köyde imamlık yapmıştır. 1932'de Küre'ye mal müdürü olarak atanan Behzat Bey, 1933'e kadar sürdürdüğü bu görevinden istifa edip Çanakkale'ye yerleşmiş ve bir avukatın yanında arzuhalcilik yaparak ailesini geçindirmeye çalışmıştır. Ece Ayhan, ilkokula 1938'de Eceabat'ta başlar, ikinci sınıfı Çanakkale'nin İstiklâl İlkokulu'nda okur. Ailesinin 1940 Kasım'ında Çanakkale'den ayrılarak İstanbul'a yerleşmesi üzerine, üçüncü sınıfa Karagümrük / Atikkale'de bulunan '19. İlkokul'da [daha sonraki adı Hırka-i Şerif İlkokulu] devam eder ve ilk öğrenimini bu okulda tamamlar. Orta okulu, Vefa Lisesi'nin karşısında bulunan Zeyrek Ortaokulu'nda; lise öğrenimini de Taksim Lisesi'nde [daha sonraki adlarıyla Beyoğlu Lisesi, İstanbul Atatürk Erkek Lisesi] tamamlar. Yüksek öğrenimine 1953'te Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde başlar ve 1959'da mezun olur. Aynı yıl, İstanbul maiyet memurluğunda başladığı stajını ve kaymakamlık kursunu tamamlar. 1962'de Deniz Hafize Hanım'la evlenir ve kaymakam olarak atandığı Gürün'de (Sivas) göreve başlar. 1963'te Alaca'da (Çorum) kaymakamlık ve belediye başkanlığı görevlerine atanır; aynı yıl tek çocuğu olan Ege dünyaya gelir. 1964'te Tuzla Piyade Okulu'nda yedek subay öğrenci olarak başladığı askerlik hizmetini tamamlar ve 1965'te Çardak (Denizli) kaymakamlığına atanır. Disiplinli bir yaşam tarzı ve memurluk hayatı, edebiyat çevrelerinde bugün de 'hırçın şair', 'huysuz şair' olarak anılan Ece Ayhan'ın yaradılış özelliğiyle bağdaşmayacak olgulardır. Ece Ayhan, 1966'da devlet memurluğu görevinden ayrılarak 'soluk alıp verdiğini gerçekten duyduğum tek kent' dediği İstanbul'a yerleşir. Kısa aralıklarla birçok işe giren sanatçının İstanbul'da yaptığı başlıca işler arasında; Meydan Larousse ansiklopedisinde yazarlık, Sinematek'te ve Yeni Sinema Dergisi'nde müdürlük, Genç Sinema Grubu'nda yöneticilik, Ağaoğlu Yayınevi'nde çok kısa bir süre redaktörlük sayılabilir. Kansere yakalanan eşi Deniz Hafize Hanım'ı 1968'de kaybeder. Ekonomik durumunun çok kötü olması ve yaşının küçüklüğü gibi nedenlerle oğlunun bakımını eşinin ebeveynine bırakır. Ece Ayhan, 1974'ten ölümüne kadar, beynindeki tümörün yol açtığı birtakım hastalıkların sıkıntılarıyla yaşamıştır. Sağ kulağının ileri derecede işitme engeline ve sağ gözünde de hasara sebebiyet veren tümör, dünyaca ünlü beyin cerrahı Prof. Dr. Gazi Yaşargil'in ameliyatlarıyla ölümcül olmaktan çıkarılmıştır. Ancak, tümörün diğer organlarda meydana getirdiği hasarlar, sanatçıya yaşamı boyunca sıkıntı vermiştir. Büyük bir ekonomik sıkıntı içinde yaşayan sanatçı, Çanakkale Belediye Başkanlığının yardımlarını görür. Belediyenin geçici işçi kadrosuna alınarak sosyal güvenliğe kavuşması sağlanır ve böylece SSK hastanesinden ücretsiz olarak yararlanır. Ancak, sağlığının günden güne bozulması ve bacaklarının felç olması üzerine, yakın dostu şair Metin Üstündağ'ın yardımıyla Ağustos 1999'da Çapa Tıp Fakültesi'ne yatırılır. Buradaki tedavi giderleri SSK tarafından karşılanır. Sigorta kapsamı dışında kalan kurumlarda gördüğü tedavilerin giderleri ise, arkadaşlarının ve eserlerinin yayın hakkını alan Yapı Kredi Yayıncılık'ın yardımlarıyla karşılanır. İstanbul'da önce Maltepe Huzurevi'ne, daha sonra da şair arkadaşı (dönemin başbakanı) Bülent Ecevit'in isteğiyle bakım şartları ve fiziki kapasitesi daha iyi olan Özel Acıbadem Huzurevi'ne yerleştirilir. Bu süre içinde, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Haseki Hastanesi, Haydarpaşa Hastanesi, Şişli Osmanoğlu Kliniği (2 defa), Central Hospital ve en son da Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yatılı tedavi görür. Bütün bu tedavilerin sonucunda felçten kurtulup ayağa kalkabilen sanatçı, Nisan 2001'de tekrar Çanakkale'ye yerleşir ve geçimini telif hakkını Yapı Kredi Yayınları'na verdiği eserlerinin geliriyle sağlar. Düzenli ve yerleşik bir yaşam tarzını bir türlü sevemeyen Ece Ayhan, adeta tüm sevenlerini ve dostlarını terk ederek tedavi görmekte olduğu Çanakkale'den Temmuz 2002'de ayrılır. İzmir Büyükşehir Belediyesi Gürçeşme Huzurevi'ne yerleşir ve 13 Temmuz 2002'de burada vefat etti. 16 Temmuz 2002'de, Çanakkale'nin Eceabat ilçesi Yalova köyünde toprağa verildi. Şiir Kitapları Kınar Hanım'ın Denizleri (1959) Bakışsız Bir Kedi Kara (1965) Ortodoksluklar (1968) Devlet ve Tabiat (1973) Yort Savul (Toplu Şiirler, 1977) Zambaklı Padişah (1981) Çok Eski Adıyladır (1982) Çanakkaleli Melâhat'a İki El Mektup ya da Özel Bir Fuhuş Tarihi (1991) Sivil Şiirler (1993) Son Şiirler (1993) Bütün Yort Savul'lar! (1994) Bütün Yort Savul'lar! (1999, Gen. 2. Baskı)