KİTAPBUCH

KİTAPBUCH
@kitapbuch

KİTAPBUCH

, bir kitap okudu
8/10
·240 syf.··
47 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2018 00:00
·
2018 14. kitabı
Lev Tolstoy
7.8/10 · 9,4bin okunma
Reklam
8/10
·208 syf.··
2018 14. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2018 00:00
Kitabın Yorumu “Gençliğim”; Tolstoy’un gençlik yıllarının 16 - 29 yaşına kadar ki anılarından oluşmaktadır ve yine onun ilk eseridir (Çocukluğum ve Gençliğim). Yazar; gençlik yıllarının başlangıcını, hayata ait fikirlere bağlı kalma kararını verdiği gün olarak tanımlar. Bu kararını da; görünüşünü beğenmediği vücudundan, yüzünden, ellerinden duyduğu utançtan kaynaklı olumsuz hislerinden bir kaçış olarak değerlendirir. Lev Nikoloviç Tolstoy “Gençliğimde”; babasını ve ikinci evliliğini, aile çevresini, komşularını, baharı, bahar aylarındaki okul sınavlarını (her bir dersi ayrı anlatacak şekilde), günahsız yaşama ve kendini iyiliğe adama azmini, bu maksatla koyduğu kuralları ve bunların kontrol çizelgelerini, kiliseye yakınlaşmasını, şehir dışındaki yakınlarına ziyaretlerini (her bir ziyareti ayrı bölüm olarak), yetişkinliğini, sevgiyi, aşkı ve kendi ifadesiyle “gönül işlerini”, klasik müzik hevesini, üniversiteye girişini (özel okul mu, devlet okulu mu kararı), okul dönemindeki içki alemini ve sosyeteyi, nihayetinde sınıfta kalmasını (integral ve diferansiyel denklemlerden) dörder - beşer sayfalık bölümler halinde anlatır. Bu anlatım, yazarın diğer bir eseri olan “Çocukluğum”daki gibi sadece olaylar üzerinden değil, daha çok; gözlemler, duygu ve yorumlar üzerinden gerçekleşir. “Eser; insanın gençlik yıllarındaki kendini bulma arayışını ve savrulmalarını çarpıcı biçimde hikaye eder. Okura; iyilik ve doğruyu bulmak için gayret göstermenin değerini hissettirir.
GençliğimLev Tolstoy · Antik Kitap · 20133,639 okunma
10/10
·320 syf.··
2018 14. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2018 00:00
Kitabın Yorumu Ülkemizin önemli bir değeri, kazanımı olan Prof.Dr.İlber Ortaylı'nın; Türkler'in tarih sahnesindeki yerini ve önemini o dönemin komşu coğrafya ve halkları ile kıyaslayarak anlattığı bir kitaptır. Derin tarih bilgisine sahip olmayan çoğunluğumuz için; tarih okumalarından ne kadar uzak olduğumuzu bize hissettiren bir kitap. İçeriğindeki önemli bilgileri ve farklı yorumları ufuk açıcı bir niteliğe sahip. Kitabın isminde yer alan "Altın çağ" vurgusu ile kasdedilenin Osmanlı Dönemi ve o çağdaki Türk Devletleri (Timurlular, Altın Orda Devleti ve Kırım Hanlığı) olduğu kabul edilirse, önceki çağlardaki Türk Tarihinin hem yazım (kayıt altına alma geleneği) olarak hem de organizasyon/devlet sisteminin gücü bakımından daha sönük olduğu akla gelmektedir. Kitabın bir hedefi de; sönük olan bu dönemlerin araştırılmasının teşviki olsa gerek. Bu araştırmaların ancak, çağdaş milletlerin ve halkların tarihlerinin incelenmesi yoluyla mümkün olduğu (Türklerin kendi tarihlerine ait kayıtların azlığı nedeniyle), dil bilgisi gerektiren bu gayretin ise ciddi tarihçileri, tarih eğitimini gerektirdiği kitapta açıkça belirtilmektedir. Yazılanlar dikkate alındığında, milletimizin tarih bilinci ve ülkemizin tarih eğitiminde alınacak çok yol olduğu anlaşılmaktadır. Özendirme ve yönlendirme vurgulu anlatılan; Rusya, Macaristan ve Polonya tarih çalışmaları da bize aynı gerçeği işaret ediyor. Her ne kadar yazar, tarih yazımının geleceği için ümitli olduğunu belirtse de, temenni ifade eden bu sözlerini destekleyecek ümit vadeden bir bilgiye kitap metninde rastlayamıyoruz. Kitabı, içeriğinin doluluğu, kavram fazlalığı ve kelime zenginliği nedeniyle hızlıca okuyup hazmetmek pek mümkün değil. Bununla birlikte, İlber Hocanın aşina olduğumuz anlatım üslubu ve akıcı dili, kitabı
Tarih
Türklerin Altın Çağıİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 20172,850 okunma
8/10
·420 syf.··
Beğendi
·
2018 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2018 00:00
Kitabın Yorumu Yazar Elif ŞAFAK'ın 12. Yüzyılda Mevlana'nın yaşadığı olayları "İlahi Aşk" teması etrafında anlatmış. Bununla beraber, romanda; eş zamanlı olarak 20. yüzyılda yaşanan bir başka hayatı da anlatarak bu yüzyıldan o yüzyıla bir bağ kurulmuş. Tabii ki, bütün anlatımlar "aşk" etrafında dönüyor. Roman; okura, memleketimizin uzak olmadığı bir kültürü, yani tasavvufu tanıtıyor. Tasavvufi düşünceya aşina veya yabancı olan herkese, satır aralraırnda güzel mesajlar veriliyor. Özellikle; 40 kural olarak romanın başından sonuna serpiştirilen özlü sözler, insanın yaşamdaki maksadını düşünmesi için birer sebep olabilir. Tasavvufun anlaşılması değil, genel bir tanıtımı için yönelik güzel bir eserdir. Ciddi bir emek sonucu yazıldığı anlaşılan ve 500.000'in üzerinde satan romanı, bugün de tavsiye ediyoruz.
Edebiyat
AşkElif Şafak · Doğan Kitap · 200976,6bin okunma