Emine

Emine
@kitapilly
Bursa.
101 kütüphaneci puanı
521 okur puanı
Nisan 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
10/10
·656 syf.··
2021 116. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2021 22:06
"Çocuk sorabilir: "Dünyanın hikâyesi ne?" Yetişkin bir adam veya kadın merak edebilir: "Dünya nereye gidecek? Sonu nasıl bitecek, bu arada, yeri gelmişken, hikâye neydi?" [s.453] İnsanlığın hikâyesi neydi? İyiliğin ve kötülüğün kıskacında kalmış bir metafor muyduk sadece yoksa Adem ile Havva'nın laneti miydik? İyilik ve kötülük üzerine var olmuş bir dünyanın, tohumu Adem ile Havva olan devasa bir ağacın meyvesi yani insanoğlunun hikâyesi. Evet, kendi hikayemiz. Neyiz biz? Etten ve kemikten meydana gelmiş, düşünebilme yetisine sahip ve sadece iyilik ve kötülük argümanlarına göre nitelendirilmeye lâyık yaratıklarız. Peki, sahiden iyi miyiz? "..Havva gebe kalıp Kabil'i doğurdu; ve: Rabbin yardımıyla bir adam kazandım, dedi. [...] Ve yine kardeşi Habil'i doğurdu. Ve Habil koyun çobanı oldu, fakat Kabil çiftçi oldu. [...] Ve Rab Habil'e ve onun takdimesine baktı; fakat Kabil'e ve onun takdimesine bakmadı. [...] Ve Kabil çok öfkelendi, ve çehresini astı. [...] Ve vaki oldu ki; kırda oldukları zaman, Kabil, kardeşi Habil'e karşı kalktı, ve onu öldürdü." [s.294-295] Kabil, kardeşi Habil'i öldürdü! Böylece insanoğlunun kanında dolaşan öfkenin, hırsın ve kıskançlığın ilk dürtüleri fiilen kendini göstermiş oldu. Habil iyiliği, Kabil ise kötülüğü temsil eder. Peki Tanrının yazgısı bu muydu? Hem Habil hem de Kabil neleri varsa verdi ancak Tanrı Habil'i kabul etmiş ve Kabil'i reddetmiştir. Bu adaletsiz bir seçim miydi yoksa hikâyemizin başlangıcı mı? "Ve Rab Kabil'e dedi: Niçin öfkelendin? Ve niçin çehreni astın? Eğer iyi davranırsan, seni kabul etmeyecek miyim? Ve eğer iyi davranmazsan, günah kapıda pusuya yatmıştır; ve onun istediği sensin; fakat sen ona hükmedeceksin." [s.295] Timşel! (Günaha hükmedebilirsin!) İşte Kabil'in hikayesi tam da burada başlıyor. Aslında seçim
Cennetin DoğusuJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 201711,5bin okunma
Emine
İncelemeniz çok iyi ,okumayı düşününler için açıklayıcı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
2/10
·80 syf.··
2020 42. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2020 20:26
(Kitapla ilgili yorumlarımı okumak yerine dinlemek/izlemek isterseniz: youtu.be/hUo7lJUHCLI ) Schopenhauer'in kadın düşmanı olduğunu düşünen insanlara sesleniyorum: Haklıymışsınız... Bekliyordum bir şeyler; ama bu kadar kadınları yermesini, aşağılamasını ve hor görmesini beklemiyordum. Beğeni kasmak için süslü cümleler kurmak amacında değilim. Kurmayacağım da. Sadece bazı konulara dikkat çekip gideceğim. Özellikle dikkatinizi çekmek istediğim bir husus var: Schopenhauer ölmüş olabilir; ama onun felsefesine yakın insanlar hala çevremizde "modern beyefendiler" olarak dolaşmaya devam ediyor... Normalde Schopenhauer'i severim. Düşüncelerini de savunurum. Zaten sevmiyor olsam 4 kitabını neden okuyayım... Ama savunduğum düşüncelerinin dışında, kadınlar, aşk, evlilik ve cinsellik üzerine tespitlerinin yer aldığı bu kitabını hiç sevmedim. Zira Schopenhauer'e göre; - Kadınlar zihinsel olarak erkeklerden aşağıdır. - Kadınlar bedensel olarak erkeklerden aşağıdır. - Kadınlar her zaman çocuksu, uçarı ve dar görüşlüdür. - Kadınların ciddi bir şekilde dikkat ve emek sarf ettikleri tek şey, aşk, sevdiklerinin gönlünü kazanma, yahut giyim kuşam, cilt bakımı, dans etme ve bunlarla bağlantılı olan her şeydir. - Doğa kadınlara kendilerini korumaları ve savunmaları için ikiyüzlülük yahut riyakarlık yeteneği vermiştir. Dolayısıyla ikiyüzlülük ve riyakarlık onlarda doğuştandır. - Kadınların var olma sebebi, insan soyunun sürdürülmesidir. - Kadınlar ne müzik ne şiir ne de güzel sanatlar için gerçek anlamda bir duygu ve duyarlılığa sahip değildirler. - Kadınların amacı erkeği elde etmektir. - Kadın ve erkek hukuksal anlamda eşit olmamalıdır. Şahitlikleri bir tutulamaz. - Erkekler çokeşlli bir hayat sürebilir. Fakat çokeşlilik kadınlara göre değildir. - Kadınlar erkekler
Aşka ve Kadınlara Dair (Aşkın Metafiziği)Arthur Schopenhauer · Say Yayınları · 202016,8bin okunma
Emine
Bende ilk defa okudum şok oldum.ozellikle ikinci eşlik bölümü midemi bulandirdi .bir şans daha vericem başka bir kitabıyla.
Yaşamın Yolu Özgürlükten, Özgürlüğün Yolu Ölümden Geçer
10/10
·114 syf.··
Beğendi
·
2021 190. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2021 16:06
Albert Camus, Sisifos Söyleni adlı eserine, "Gerçekten önemli olan bir tek felsefe sorunu vardır; intihar. Yaşamın yaşanmaya değip değmediğinde bir yargıya varmak, felsefenin temel sorusuna yanıt vermek," şeklinde başlar. Yabancı adlı en çok okunan eserinde de aslında merkezde yine bu "soru" bulunmaktadır. Evet, okuyan pek çok insanın ve hatta okumayan pek çok insanın Yabancı hakkında ilk ve en çok duyduğu, akıllarında en çok yer eden nokta, annesi ölen bir kişinin kayıtsızlığı oluyor hatta bunu, "annesi ölen bir kişinin son derece acımasız kayıtsızlığı" şeklinde daha abartılı şekilde belirtenler de olabilir. Ama ben, burada "anne"yi, "hayat"ın temsili olarak görüyorum. Bu durumda, Meursault'un kayıtsız hali, bir kişi olan anneye değil, hayatın kendisine karşı olmaktadır. Meursault, sıradan bir işte çalışan sıradan bir insan gibi görünür. Son derece sessizdir, bunun nedeni olarak, konuşacak bir şeyin olmadığını gösterir. Ancak, Camus'un Sisifos Söyleni'de "Uyumsuz insan için, açıklamak ve çözmek değil, duymak ve betimlemek söz konusudur artık. Her şey açık görüşlü ilgisizlikle başlar," diyerek aslında Meursault'u tarif eder. Yabancı'da ise onun adım adım ilgisizliği, giderek daha çok açık görüşlü bir noktaya gelecektir. Yine Camus Sisifos Söyleni'de, "Bir insan yaşamının yarısı söylenmeyeni anlamakla, başını çevirmekle, susmakla geçer," der, ve bu satırlar da Meursault'u anlatır. Meursault, suskundur ancak çevresinden bihaber değildir, bilakis farkındadır ancak yaşadığı toplumdan, onun değer ve yargılarından ve sonraki sayfalarda giderek daha açık şekilde karşımıza çıktığı üzere hayatın kendi tercihlerine fırsat tanımayan doğasından. Hatta Meursault, görünüşte işlediği bir cinayetten dolayı yargılansa da aslında, toplumun değerlerine, yargılarına, kabullerine,
Edebiyat
YabancıAlbert Camus · Varlık Yayınları · 1994137,2bin okunma
Emine
Ahh favori kitabım olur kendileri.
Ancak bir kalp ağrısı yazdırabilir bu dizeleri..
10/10
·84 syf.·
2020 2. kitabı
Kalbim acıdı, dizeler bulanık göründü gözlerime.. Öncelikle kitabın giriş kısmında yazarın eşine ait bir söz var, onunla başlamak istiyorum incelemeye. "Babanız içerde şiir yazıyor diye çocuklarımı sessiz ağlattım ben." (Hatice Erbaş) Bu söz yazara, eşi vefat ettikten sonra bir yakını tarafından aktarılmış. Yazar bu söz hakkında şunu söylüyor: Beni darmadağın etti. Bu iki dize benim odada yazdığım tüm şiirlere bedeldir. "Yaşıyoruz Sessizce" ismi kadar bu kitaba yakışacak başka isim düşünemiyorum. Çünkü yazar eşinin hastalık süreci başlangıcında ve devamında yazdığı şiirlerde ne kadar aşk dolu ne kadar zarif ve Ömür Hanım olmadan ne kadar yaşanamayacağını anlatmış. 45 yıl evlilik hayatının izlerini işlemiş şiirlerine. Tek bir kadın sevmiş ve sevmeye devam etmiş mezar taşında bile. O şiir yazmak için bir kadından başka bir kadına yönelmenin gerekli olmadığını, duygular içtense sevilen insanın nefes almaması bu duyguları azaltmayacağını hatta körüklenen közler gibi sürekli yenileceğini göstermiş. Bazı kısımlarda gözyaşı dökmeden geçemiyor insan, teşekkürler bu duyguları yaşattığın için güzel insan.. Son olarak kitap hakkında bilgi edinmek için linkteki videoda 15.47 dk dan itibaren izleyebilirsiniz şairin kendi dilinden.. İyi okumalar youtu.be/uASiGVYZBOs
Şiir
Yaşıyoruz SessizceŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201616,1bin okunma
Emine
babanız içerde şiir yazıyor diye çocuklarımı sessiz ağlattım ben." diye başlayan bir şükrü erbaş şiir kitabı. açıkçası şükrü erbaş'ın hakkını yemek istemem ama bütün kitap, eşinin söylediği şu giriş cümlesini geçememiş.