Vugar Tagiyev

Vugar Tagiyev
@kitaplife
Kitablarla yaşayan...
Baku, Azərbaycan
215 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Okunmalı mı? Okunmamalı mı?
1/10
·336 syf.··
2022 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2022 15:57
Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği uzun zamandır çok satanlarda gördüğüm daha önemlisi felsefe kitap önerilerinde karşıma çıkıp durduğu için alıp okumak istediğim bir kitaptı, kısmet bugüneymiş. Milan Kundera'dan okuduğum ilk kitap oldu, aslında Kundera okumaya Gülüşün ve unutuşun kitabı ile başlıcaktım çünkü o kitabı yüzünden Çekoslovak vatandaşlığından çıkartılmış, ancak o kitabını bulamadığım için ilk ve son kitabı olarak Varolmanın dayanılmaz hafifliğini okudum. Neden ilk ve son kitabı diyorum incelememin sonlarına doğru anlatıcam, hem bir yandan da koyduğum başlığa bir yanıt arayalım. Kitaba başlarken açıkçası isminden ve girişteki Ağırlık ve Hafiflik bölüm başlığından da anlaşılacağı üzere Camus ya da Sartre gibi varoluşun temelleri ile hikayeyi kucaklayacağımı sanmıştım ancak yanılmam uzun sürmedi çünkü çok sade bir dil ile yazılmış, felsefe olaraksa hikayeden bağımsız yazarın görüşlerini okuyoruz. Yani diyalektik, analitik ya da bir fenomoloji beklememekte fayda var. Kitap 1980 yılında yazılıp 1982 yılında tamamlanıyor ve 1984 yılında Fransızca olarak ilk defa basılıyor. Kitap tüm dünyayı kasıp kavurduğu için hemen 1986 yılında Türkçe çevirisi yapılıyor ve 87 yılında sinemaya uyarlanıyor. Nasıl,  hemen kitabı alıp okuma arzusu oluştu değil mi herkeste? Ancak işler sandığımız gibi gitmeyecek. Karakterlere ve hikayeye geçmeden önce kitap 1968 yılında Prag baharı adı altında Sovyetler Birliği'nin Çekoslovakya'yı işgal etmesi ve bu savaşın gölgesinde 4 karakterin hikayesini okuyoruz. Rusya, tarihi boyunca hep toprak uğruna soykırım yapmış bir millet, burada da kendi ırkından, kültüründen olan insanları nasıl katlettiklerini okuyoruz. Kitap da sürekli bir Beethoven ritimi söz konusu, şöyle ki ana karakterlerden Tomas ve Tereza arasında ki ilişki adımlarını yazar
Roman
Varolmanın Dayanılmaz HafifliğiMilan Kundera · Can Yayınları · 202413,2bin okunma
Vugar Tagiyev
Bu yüzden kitapları kendimiz keşf etmeliyiz. Çok satan kitapları ben hiçbir zaman almadım. Bir kitabı 100000 kişi okumuşsa o kitap iyi demek değildir. 5 kişinin okuduğu az bilinen kitaplar genelde daha iyi çıka biliyor. Örnek "Cek London- Yıldız gezgini" daha az okunan bir kitap ama ben çok beyendim. Zweig-in novellaları çok satılıyor ama biografileri çok daha muazzam.
Reklam
Aforizmaların Portresi
9/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2022 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2022 10:16
"İnsanların ahlaksız diye nitelediği kitaplar, insanları kendi ahlaksızlıklarıyla yüzleştiren kitaplardır." Sy 250 Hem yazar hem de Wilde'nin yakın arkadaşlarından birisi olmuş André Gide 'e göre arkadaşlarıyla "Sen öykü ve tiyatro yazarısın roman yazamazsın" diye girdikleri bir iddia sonucu Wilde kendini odaya kapatmış ve sadece 2 günde bu kitabı yazmış. Aslında Oscar Wilde'nin hayat hikayesini, hakkında yazılanları okuyunca gerçekten de bu adamın sanat için yaratıldığını anlıyorsunuz. Arkadaş ortamında sürekli ya öyküler anlatır ya da o ana uygun söylediği aforizmalarla ortamdaki tüm ilgiyi üzerine çeken bir karakteri varmış. Zaten Wilde, romanının karakterlerinden birisi olan, kadınlar ve hayat hakkında söylediği sözlerle kimine göre açık sözlü, kimine göre ahlaksızca, ya da Dorian'a göre her şeyi görmüş, doruklarda yaşamış hayatı dediği, kimse tarafından sevilmeyen Lord Henry için bir mektubunda "Lord Henry; dünyanın hakkımda düşündükleri" diye not düşerek arkasından konuşan arkadaş çevresine gönderme yapmış. Kitabın kısaca konusu ressam Basil'in ilk gördüğü an da güzelliğinden etkilendiği ve kendisine ilham verdiğini düşündüğü Dorian Gray adında ki yakışıklı gencin portresini yapmasıyla başlıyor her şey. Dorian tablodan çok etkileniyor ve kendisi yerine tuvaldeki portresinin yaşlanmasını dileyen ve bu dileği gerçekleşince yoldan çıkıp yozlaşan haz ve güzellik tutkunu yakışıklı bir adamı konu alıyor. Hikaye ne kadar orjinal ve özgün değil mi? Bir de bu romanın 1891 yılında yazılmış olması, ilk ve tek romanı olması Oscar Wilde'nin yukarıda da bahsettiğim gibi sanat için yaratıldığını gösteriyor. Yarattığı Dorian karakteri tam anlamı ile "arbiter elegantiarum" desem yeridir. Wilde tam anlamı ile çok erken doğmuş bir dahi bana göre. Örneğimi maruz görün günümüzde
Roman
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202399bin okunma
Vugar Tagiyev
Bu kitapa karşı olan hisslerime tercüman oldun.
Ağır Eleştiri I Bir Ömür Nasıl YAŞANMAZ
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2022 14. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mart 2022 19:56
Eleştiri videosu yayında; youtu.be/MXyTBFwZASc Dostlar selamlar öncelikle nasılsınız? Umarım iyisinizdir şimdi bugünkü İlber Ortaylı’nın kitap incelemesini uzun zamandır yapmayı düşünüyordum ancak bu inceleme tamamen kendi görüşlerimle ilgili olacak. Ancak Türkiye’de eleştiri ortamı tam olarak oluşmadığı ve insanlar fikirlerini özgürce ifade edemediği için sürekli olarak aman oraya dokunma, aman şuraya dokunma tarzı bir sorunsalla karşılaşıyoruz. Doğal olarak bir şey hakkında fikir belirtirken sürekli olarak toplumun korku kültürüyle karşı karşıya kalıyoruz. Fakat bugün bunlara her zamankisi gibi set çekip kendi görüşlerimi açıklayacağım. Öncelikle kitap gerçekten çok güzel klasik İlber Ortaylı hayat tavsiyeleri ancak şöyle bir durumla karşı karşıya kalıyoruz ki o da Ortaylı’nın olaylara kendi maddi çerçevesinden baktığını görmekteyiz. Peki nedir bu? Kitap içerisinde sıklıkla Roma’ya gidin, kendinizi geliştirin, ufuklara yelken açın, İtalya’ya ve diğer Avrupa şehirlerine giderek kendimizi yaşam alanımızın sınırlarından çıkarmamızı ve sürekli olarak gelişim içine girmemizi söylüyor. Bu tabii ki normal ve bir akademisyenin söyleyeceği klasik şeylerdir ancak burada durmamız gereken bir nokta var. O da Türkiye’nin maddi durumu. Standart bir Türk öğrenci burs aldığını düşünsek bile bu maximum 800 TL yani 50 dolar gibi bir rakama tekabül ederken gençlere böyle vaatlerde bulunmak ne kadar doğru? Peki gençleri geçelim standart bir asgari ücretliye bakalım isterseniz. Bugün Türkiye’de asgari ücret miktarına baktığımızda dolar bazında 290 gibi bir rakamı görüyoruz. Peki Türkiye ve İtalya ya da Almanya uçuş biletine baktığımızda ne gibi bir rakam çıkıyor? (Dikkat ederseniz ben kira, elektrik faturası, doğalgaz gibi noktalara değinmiyorum bunun yanında pasaport ve vize
Edebiyat
Bir Ömür Nasıl Yaşanır?İlber Ortaylı · Kronik Kitap · 202065,1bin okunma
Vugar Tagiyev
İlber Ortaylıyı beğeniyorum. Fakat haklısınız.
Her şeyin lüks haline gelebileceğini düşünürdüm de kitap satın almanın ve okumanın ekonomik olarak lüks haline gelebileceğini düşünmezdim
Edebiyat
Vugar Tagiyev
Geçenlerde bir cümleyle karşılaşdım, kitap okumak lüksdür diye. Aslında kitap okumak değil, kitap almak lüks oldu. Kitap almak sanat kolleksiyonculuğu haline geldi.