Selaaaaam
Bugün 2025 yılının haziran ayında Buket Tetik bebeğim ile okuduğumuz Yaban Koyununun İzinde kitap yorumu ile geldim
Haruki Murakami benim çok sevdiğim yazarlardan biri. Kafamı alıp bambaşka bir evrene sürüklemesini seviyorum; onu okumak her zaman çok keyifli. Son zamanlarda satırlarında gezinmenin özlemini çektiğim için, önce okuyup yorumlamadığım kitabını sizlerle paylaşayım istedim ki kitaplığımdan göz kırpan Zemberekkuşu'nun Güncesi kitabına gönül rahatlığıyla koşabileyim.
Öncelikle kitabımız bir devam kitabıymış. Bir üçlemenin üçüncü kitabıymış hatta sonradan eklenen bir kitapla dörde bağlanmış. “Fare Üçlemesi” olarak geçiyor.
Ama kitabın ne ön kapağında ne arka kapağında ne de içerisinde bunun bir seri olduğuna dair hiçbir bilgilendirme yok. Ben kitabı alırken de okurken de bunu hiç bilmiyordum. Okuduktan sonra tesadüfen öğrendim. Hatta serinin ilk kitabı sayılan Rüzgarın Şarkısını Dinle kitabını yıllar önce okumuşum meğer
Bu karışıklığın sebebi ise kitapların Türkçeye seri sırasına göre çevrilmemesiymiş. Önce üçüncü kitabın çevrilip piyasaya sürülmesi, hatta serinin ikinci kitabı olan Pinball, 1973’ün ancak 2020’de yeni çeviriyle basılması biraz kafa karıştırıyor. Yayınevi neden böyle bir yol izledi bilmiyorum, belki kitapların ana konuları birbirinden farklı olduğu içindir… Neyse, okumak isteyenlere bilgi olsun diye sıralamayı bırakıyorum:
1. Rüzgarın Şarkısını Dinle
2. Pinball, 1973
3. Yaban Koyununun İzinde
4. Dans Dans Dans
Kitap hakkındaki düşüncelerime gelecek olursak; her seferinde beyin hücrelerimde farklı antenler çıkartan yazarım bu sefer koyun sürüsünün içine attı beni sağ olsun
Murakami okuyorsan sıradan bir kitap beklememelisin. Adam bir anahtarı, bir odayı bile sayfalarca betimleyebiliyor. Ben bu tarzını çok seviyorum çünkü kafamda