Rezan Farqîn

Rezan Farqîn
@kitapsizadam
Yasaklanmış bir ülkedir gözlerin, Geçit vermez yerleşik sevdalara
Bir bahar düşün hep özlemde kalan.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ben Seni Kürt Çocuklarının Hayata Olan isyanı Kadar Çok seviyorum
Ben seni… Sokak lambasının altında üşüyen çocukların duası kadar sevdim… Bir halkın susturulan türküsü kadar derin, Bir annenin yıllardır dönmeyen evladına baktığı kapı kadar sabırlı… Ve şimdi gecenin ortasında Diyarbakır susuyor… Ama içimiz hâlâ bağırıyor… Ben seni, taş duvarlara yazılmış yasak cümleler gibi sevdim, Karanlık sokaklarda yankılanan ayak sesleri gibi derin. Sur diplerinde büyüdü bizim çocukluğumuz, Bir elimizde umut vardı, öbür elimizde yorgunluk. Gece çöker Amed’e, siren sesi uzaklardan gelir, Bir anne pencereye çıkar, gözleri yıllardır delidir. Kimimiz sustu korkudan, kimimiz şiire saklandı, Kimimiz asi oldu çünkü hayat erken yaşta yaraladı. Ben seni, Kürt çocuklarının hayata olan isyanı kadar çok sevdim, Çünkü onlar da sevmeyi hep acıyla öğrendi. Bir parkta değil, beton arasında büyüdüler, Oyuncak yerine sokakların yükünü taşıdılar. Duvarlarda solmuş afişler, yıkılmış hayaller, Bir halkın sırtında yıllardır aynı kederler. Ama yine de düşmedik tamamen yere, Çünkü direnmek bazen nefes almak demek bu şehirde. Ben seni… Bir devrimin ilk sloganı kadar içten sevdim, Küllerinden doğan şehirler kadar inatçı sevdim.
Yüksek dağların ardında kaldı hayallerimiz… Rüzgâr bile dönemiyor artık o vadilerden, çünkü her esintide bir hatıra, her taşın altında bir anı, her adımda bir sızı var. Biz, Mezopotamya’nın çocuklarıydık. Toprağın kokusunu alınca, ana sesi duyardık. Rüzgâr bize ninniler fısıldardı; her dağ, bir dost, her dere, bir sırdaştı. Ama sonra bir sabah, güneş başka doğdu bu topraklara. Güneş, umutlarımızın demirine vurdu, ve biz, o demirin nasıl taşlaştığını izledik. Umutlarımızın demiri taş olmuş kardeşim, çünkü yıllar boyu dövüldü, baskının ateşinde ısıtıldı, zulmün çekiciyle şekilsiz bırakıldı. Ama unutma: Taş da bir gün çatlar, ve içinden yeşeren bir filiz, bütün dağları yeniden yeşertebilir. Biz o filizin çocuklarıyız. Toprakla konuşmayı bilen, acıyla büyüyen, ama umudunu terk etmeyen bir halkız. Bizim dualarımız toprak kokar,
Sayfa 21 - Rezan Farqin·Kitabı okudu
“Bir sen iyi geliyorsun bu karanlık memlekete… Seni de uzaklara koymuşlar; kollarında kelepçe, yüreğinde özgürlük. Demir kapılar bedenini tutmuş belki ama bir halkın umuduna zincir vuramamışlar.” — Selahattin Demirtaş
Sayfa 21 - Rezan Farqin·Kitabı okudu
dayîk
Kürt anneleri; bir halkın susturulamayan duasıdır… Gözlerinde hasret, ellerinde emek, yüreğinde direniş taşırlar. Cumartesi Anneleri’nin sessiz çığlığı; yalnızca kayıpların değil, adaletin de adıdır. Bir annenin bekleyişi kadar ağır, bir annenin sevgisi kadar güçlü hiçbir şey yoktur. Bugün başı dik duran tüm Kürt annelerine; sabırlarına, mücadelelerine ve hiç sönmeyen umutlarına selam olsun… 🌹