Size yasakladığım şeylerden kaçının. Emrettikle rimi de gücünüz yettiğince yapın. Sizden öncekileri çok soru sormaları ve peygamberlerine karşı gelmeleri helak etmiştir. "
İslâm'da savaş değil barış esastır. Savaş, bir gaye ve hedef olarak kabul edilmez. Sulhü ve sükûnu sağlamak, insanlığı mutlu kılmak için her türlü çareye başvurulduktan sonra netice alınamazsa, savaşmak mecburiyetinde kalınabilir. İslâm'a göre, savaşın gayesi, yeryüzünü küfür ve şirkin hâkimiyetinden, zalimlerin zulmünden arındırmak, Allah'ın dininin herkese ulaşmasını sağlamak ve Allah ile kulları arasındaki engelleri ortadan kaldırmaktır. Kimse Müslüman olmaya zorlanamaz; ancak Müslüman olmak isteyenlere engel olunması önlenir. Müşrikler ve kâfirler ya İslâm'a girme ya İslâm'ın hâkimiyetini kabul etme ya da sulh yapma yollarından birini tercih ederler.
Başta kendini, maddeyi, birini veya bazı şeyleri ilah edinen, edinme gayretinde bulunan bir varlıktan evvela -insandan hiçbir beklentimizin olmaması gerektiğini bir kez daha idrak etmiş oldum.
İnsanı tanrı olarak görme arzusu ile büyülenmiş gereksiz duygular neticesinde boş bir emele sonuç vardırılır.
"Çürümenin Kitabı" adlı kitap buna birer örnektir.
Tanrı dışında tanrılaştırdığı herşeyden büyük bir beklenti içinde olması, insanı olmaması gereken aşağılık bir duruma getirmiş ve içten içe çürüyen bir varlık haline gelmiş.
Öyle ki varlığı suç, yok olmayı marifet bilmiş.
Okurken bedenimin, ruhumun çürüdüğünü veyahut evvelden çürümüş olduğunu hissettim. Acı verici bir his idi...
Çürüme hissini tatmayın diye tavsiye edemiyorum...