Okumakbirnefes

Okumakbirnefes
@kkub
Kubilay
13 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
10/10
·65 syf.·
2018 9. kitabı
Yazarla tanışma kitabım oldu Arayışlar ve kesinlikle çok etkilendim. Bir kadının birey olarak varolma çabasını, kendi olmadığında nasıl hastalıklı bir hale büründüğünü, kendini bulduğundaysa önünde hiçbir şeyin duramayacağıma gösteren çok anlamlı bir öyküydü. İlk sayfadan itibaren tespitlerine hayran kaldım yazarın. Erkek karşısında itaatin sebebi sevgiden çok korku olmaya başladığında hissedilen tutkunun da nasıl acı bir tada dönüştüğünü mükemmel şekilde anlatmış. Dili oldukça akıcı ve benzetmeleri yerinde buldum. Gerek atmosfer gerek karakterlerin işlenişi hikayenin ana düşüncesini ortaya koyacak şekilde seçilmişti. Söylemeden geçemeyeceğim ben her karakteri ayrı ayrı sevdim. Benno’nun kişisel gelişimi, Adine’nin karşısındaki adama aşk dışında insan olarak bakışı ve görüşündeki farklılık. Gabriela ve Adine arasındaki farklılığa vurgu ve Adine’nin annesiyle arasındaki ilişki si gerçekten çok iyiydi. Erkek tahakkümünde yaşamış, o geleneğe bağlı annesinin kızının mutluluğu İçin yaptıkları, ona yaklaşımı iç ısıtan cinstendi. Tüm bu özellik ve güzellikleriyle İleriki yıllarda mutlaka yeniden okumak istediğim bir eser oldu Arayışlar. Tekrar okuduğumda neler hissedeceğim neler değişecek(mi) şimdiden merak ediyorum. Tabi ki okunmasını tavsiye ediyorum.
Edebiyat
ArayışlarLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
5/10
·140 syf.·
2018 8. kitabı
Kabuk Adam hakkındaki düşüncelerim biraz karışık. Kitap akıcıydı, öncelikle. Başları biraz ağır ilerledi ama Tony ile tanıştıktan sonrası merak uyandırdı ve elimden bırakmak pek istemedim. Dili sade ve akıcıydı , bazı cümle ve ifadeler vurucuydu ancak bütüne baktığımda beklediğimi çok da bulamadım diyebilirim. Kitabı bana okutan sebep giriş paragrafıydı. Tüm kitabın da bu paragraf kadar vurucu olmasını istemiş, yüksek beklentiyle okuduğum İçin aradığımı bulamamış olabilirim. Arka kapakta cinayetten söz ediyor ancak merkezi bir yeri Yok kitapta. Ana karakterin duygudurumu ve pişmanlıklarına şahit oluyoruz daha çok. Yaşadığı topluma yaptığı mesleğe hatta kendine yabancı oluşu Karayipler’in o boğucu sıcaklığıyla iç içe geçtiğinden karakterle o hisleri paylaşmak kolaylaşıyor. Öte yandan karakterin çevresiyle ve hatta kendiyle kurduğu ilişki oldukça yüzeysel kaldığı İçin mi bilemiyorum doyurucu gelmedi bana bu anlatı bir türlü ısınamadım. Diğer herkesin ismini bilmemize rağmen karakterinkini bilmeyişimiz ve ben anlatıcı kullanılması yazarla özdeşleştirmeye ve otobiyografik bir anlatı okuyormuş gibi hissetmeye sebep oluyor bu da pek hoşuma gitmedi. Karakter herkese yabancı kaldığı gibi bize de kendini yabancı bıraktı. Kabuk Adam’a gelirsek, kapağı kapattığımda kitabın arkasında yazarın fotoğrafını görünce Kabuk Adam’ın karakterin içindeki karanlığı temsil ettiğini düşündüm. Hem siyahi oluşu hem “çirkin” oluşuna yapılan vurgu ve karakterin onda kendini bulması öyle hissettirdi ama kitap bitene kadar böyle düşünmemiştim mesela. Kitapta beni rahatsız eden bir unsur da hem ırkçılıktan bu denli rahatsız olup hem de Türk olduğuna utanan bir tavır sergilemesiydi karakterin. Belki de ben öyle yorumladım ama Türklüğe dair ifadeleri beni rahatsız etti. Irkçılık karşıtı, karakterin
Edebiyat
Kabuk AdamAslı Erdoğan · Everest Yayınları · 20185bin okunma
7/10
·120 syf.·
2018 7. kitabı
Parça parça okuduğum hikayeleri dışında ilk kez bir kitabını okudum Sait Faik’in. Daha önce bu kadar dikkatli okumamıştım, dili gerçekten temiz ve yalın bir anlatımı var. Sıradan insanların sıradan hayatlarını güzel tespitlerle anlatmış. Nevin, anlam arayışında olan bir kadın, başkaları tarafından “konsolosun kızı” “gazetecinin karısı” olarak anılsa da gerçekte kim olduğuna dair içten içe sorguluyor. Ben kimim? Diye sormasa da onun hikayesini okuyunca sosyal hayat içerisindeki rollerimiz, birilerinin birşeyi olmak dışında birey olarak kim olduğumuzu sorduruyor. En sevdiğim kısımlar insanın zalimliğine dair vurguları ve “pazartesi” tiradıydı. He bir de “Saadet”in türlerini anlattığı yer. İnsan İçin Saadet nedir sahi? Aramadan bulunan, sırf nefes aldığı İçin insanda olması gereken bir şey mi yoksa dünyada aldığı hazlar toplamı mı? Yoksa esasında böyle bir şey yok da biz mi herşeyde olduğu gibi bir isimlendirme çabası içindeyiz varoluş hallerimizi? Bu ve benzeri sorular oluştu aklımda kitabı bitirdiğimde. Bence eseri eser yapan da bizde bıraktığı soru işaretleri. Toparlayacak olursam; Çok olay odaklı bir metin değildi, süreç daha önemliydi zannımca. Kapağı kapattığımda “vay be” demesem de dimağımda hoş bir tat bıraktığını inkar edemem. Üstelik oldukça akıcıydı, nasıl bittiğini anlamadım desem yeridir. Başta elim yüksek bir puan vermeye gitmemişti ancak şimdi yorum yazarken fark ediyorum ki ben bu kitabı sevmişim aslında. Karakterleri, olayı vs değil sıradan bir durum içinden sorular sordurmasını sevmişim. Velhasıl tavsiye de ederim.
Edebiyat
Kayıp AranıyorSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20197,1bin okunma
10/10
·80 syf.·
2018 4. kitabı
Çok ama çok iyiydi! Zweig duyguları, insan psikolojisini anlatmakla kalmıyor size adeta yaşatıyor. Korkunun insanı n hale getirebileceğini, şüpheleri, vicdan azabını ama en çok korkunun insana yaşadığı hayatı kavrama imkanı verişini muazzam şekilde anlatmış yazar. Dili Harika kurgusu Harika ve değinmeden geçemeyeceğim çeviri Harika. Olağanüstü Bir Gece benim favorimdi ta ki Korku’yu okuyana kadar. Kesinlikle okunmalı, 10/10 puan
Edebiyat
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,8bin okunma
9/10
·272 syf.·
2018 6. kitabı
Çok farklı bir kitaptı uzun zaman önce arka kapağını okumuşum ama çok aklımda kalmamış. Geçtiğimiz günlerde merak edip başladım gerçekten sürükleyici ve sizi içine çeken bir kurgusu var. Olay örgüsünde önemli yükselişler yok birinci tekil anlatıcının geçmiş anılarını anlatması şeklinde ilerliyor ancak siz en baştan itibaren ne olup gittiğini anlamadığınız İçin gizemin peşine takılıp sonunu buluyorsunuz kitabın. Öykü içime dokundu Ne oldu Ne olacak diye beklerken sonlara doğru oldukça içim acıdı, sorguladım bazı şeyleri. Konuya çok değinmemek gerek diye düşünüyorum, okumadan önce neler döndüğüne dair fikrim olsaydı okumayabilirdim ama iyi ki fikir edinmeden okudum. Zira dil olarak çok etkileyici bir yanı yoktu normalde altı çizili satırlarım olurdu muhakkak ama oldukça beğenmeme rağmen altı çizilecek tek satır bulamadım. (Öğrencilerin okulda sanat dersleri aldıklarını ve bol bol okuduklarını görüyoruz ama bunlara dair ufak da olsa detaylar Yok. Konu başlı başına güzel olsa bile biraz derinlikli olmasını beklerdim, böyle biraz sığ kaldığını düşünüyorum. Okurken bu beni hiç rahatsız etmedi aslında ama şimdi yorum yazarken daha çok fark ettim bu eksiği.) Öte yandan etkileyici tarafı başlı başına kurduğu dünya ve yarattığı merak duygusu, kitap bittiğinde ise karakterlerin yerine kendimi koyup sorgulamam, o rahatsızlık hissiydi. Fantastik değildi, bilim kurgu da diyemem. Distopik bir öyküydü sanırım ve bu türde ilk kez okudum. Umduğunun aksine çabuk bitti elimden bırakamadım. İyi ki okudum, farklı bir dünyaya dalmak isteyenlere tavsiye edilir. Filmi de varmış ama okumadan bence izlenmemeli ben kitabı okurken fragmanına baktım biraz ama spoi alınca canım sıkıldı. Önce okuyun sonra izleyin tercihen. Keyifli okumalar
Edebiyat
Beni Asla BırakmaKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 202512,2bin okunma