"Sevgide paylaşmanın mümkün olmadığını en iyi siz bilirsiniz" dedim. "Bu bir klişe" dedi surat asarak ve bir sigara yaktı. "Her şey mümkündür. Bilhassa da sevgide her şey mümkündür."
Her ne kadar kulağa klişe gelse de sadece içinde bulunduğumuz anda yaşıyoruz. Boncuklu bir kolyenin yapımı misali, zaman dediğimiz de bir saniye önce yaşanan ‘an’ı halihazırda yaşanan ‘an’a bağlayan bir kavramdan ibarettir. İçinde bulunduğumuz anın boncuğu ne kadar çok geçmişe uzanırsa, anlatı kolyesi o kadar uzar ve hayat hikayemizi oluşturur. Aynı şekilde kolyemize ekleyebileceğimiz olası boncukları arayarak geleceğe de yöneliriz.
İnsanların bana savurduğu kırıcı sözleri başkalarıyla paylaşırsam, onların zihninde sadece bu sözlerle özdeşleşeceğimden hep korkardım. Cildimin çok kusurlu olduğunu, diktiğim kıyafetlerin klişe kaldığını ve hayattan ümidini kesmiş yetmiş yaşında bir kadın gibi giyindiğimi fark etmeye başlayacaklarını sanırdım. Eğer başkalarının söylediklerini onlara anlatırsam, artık tek görecekleri şeyin bu olacağından endişelenirdim.Bu yüzden eleştirildiğimde ya da benimle alay edildiğinde asla kimseye söylemezdim. O anılar çıktığım her randevuda, her iş görüşmesinde ve bıraktığım her ilk izlenimde dolabımdaki iskeletlere dönüşüp kapımı çalarak bana kusurlarımı hatırlatmışlardı. Onları içimde saklamak, bir savunma içgüdüsüydü."