Zaman her şeyin ilacı mıdır gerçekten yoksa bu bizi kandırmak için söylenen bir söz mü? Bence herkesin vardır hayatında zamanı geri almak istediği bir yer, bir an. Bazen düşünüyorum keşke gerçekten var olmasa keşkeler veya içimizde bir kişilik daha olsa bizi doğru yola sürükleyen, konuşan. Herkes zaman zaman tek başına hissettiği sanki kimsesi olmadığını düşünür bu yüzden kapatır kendini daha da içeri... Ailesinin sevgisini hissedemeyen veya hiç görmeyen çocuklar için konuşuyorum;ben gibi. Bizler hayatımız boyunca hep yarım hissederiz hep bir boşluk vardır içimizde. Bunu doldurmak için bir sevgi ararız bu sevgiler çoğu zaman yalandır veya kandırmaca. Yalan sevgilerle avuturuz kendimizi sanki o boşluk dolacakmış gibi ama dolmadı hiçbir zaman ve dolmayacakta. Bu yanlış tercihler birçok hayat dersi verir insana, bir daha yapmayacağım der ama karşı tarafın bir ilgisine, bir saç okşamasına kanar. Sanki baba şefkati verir gibi... Vermez gerçekten vermez. Sonunda kandırılan yine biz oluruz. Onlar bizi sadece kullanırlar hepsi için konuşmuyorum belki de benim kaderim bu. Ben seçtiklerimin ya da hatalarımın cezasını çekiyorum. Peki ya mükafatım? Evladım mi? Elbette öyle binlerce şükürler olsun ama ben bilmiyorum gerçekten yaşamak istediğim hayat bu muydu? Kaçtığım hayatım buna değer miydi.. İdare et diyor büyüklerimiz. Neyi idare edeceğim? Hak etmediğim hayatı mı? Omuzlarımdaki ağırlığa rağmen koşmayı veya içimde olan yangına rağmen dışarıya gülücükler saçıp yalan söylemeyi mi? Evet, insanları kandırmak kolay peki ya kendin? Sen kandın mı bu yalanlarına, inandın mi mutlu olduğuna. Buradan da kaçsam daha kötü olacak hissediyorum. Zaten bu kadar yükle ne kadar yaşayabilirim? Ama bir kızım var onun için durmam lazım. Kızların kaderi annelerine çekermiş hadi benim kaderim çekti ya
"Onu şöyle karşımda resmi çıkarılmış, tasvir edilmiş görmek mümkün olsa, işte o vakit zannediyorum ki artık ölebilirim, hayatta nasibini tamamıyla almış bir adam hükmünde gözlerimi kapayabilirim"