Puan vermedi·240 syf.··
2026 41. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 15:56
Bu kitabı okurken kendimi faydalı bir terapiden çıkmış gibi hissettim, güzel yöntemler var. Yazarın kalemiyle tanışmış oldum. -Bazen iç seslerimizle baş edemeyiz. -Bazen herkesi affederken bunu kendimize yapmayız. -Suçluluk duygularımızdan kurtulamayız. -Herkese şefkatimiz vardır ama kendimize yoktur. Zaman zaman ç bunları fark ederiz ama kendimi nasıl affetmeliyim, kendime nasıl öz şefkat göstermeliyim, bu duygulardan nasıl kurtulurum sorularının cevabına giden yolları bilmeyince düzeltemiyoruz olumsuz durumları, istemeye gitti mi mevcut halimiz devam ediyor. Yazarımız bu kitapta önce bize bu duyguları, iç dünyamızı tanıştırdı. Sonra yavaş yavaş yöntemleri öğretti, örnek vakalarla da konuları daha iyi anlamamızı sağlamış oldu. Ayrıca içerisinde QR kod içerikleri de mevcut. Telefonunuzda okuttuğunuzda o sayfadakiler karşınıza sesli mesaj olarak çıkıyor. O şekilde dinlemek de ayrı bir güzeldi. Kendi ile barışmak isteyen ve ne olursa olsun iyi hissederek iyileşmeye çalışan herkese tavsiyemdir
1000Kitap
Kendini AffetAdem Güneş · Timaş Yayınları · 20211,416 okunma
8/10
·304 syf.··
2026 55. kitabı
Merhaba arkadaşlar sizlere güzel bir kitap yorumuyla geldim. . . Kadınlar hakkında bu kadar objektif yazan yazarları seviyorum. Aslında siyasi ve kültürel toplumun harmanlanmış hali bu kitap. Arkanya ile Paris arasında mekik dokuyan Onu Sevdiğim Zamanlar,aşka, barışa, yersiz yurtsuzluğa ve hatırlamanın acısına dokunaklı bir ağıt.Sesini sınırların olmadığı ve insanın insana merhem olduğu bir yerden yükseltiyor:Ey insan, neredesin? Romanları pek çok dile çevrilen, sinemaya uyarlanan, ödüller alan yazarımız edebi coğrafyasını Paris-Arkanya hattına taşıdığı, iç içe geçen iki hikâyeyle ilerleyen bu romanda insanları ayıran değil, ortaklaştıran yaraları; suskunluğu sınırsızlığa dönüştüren büyülü bir aşkı olağanüstü bir dille anlatıyor. Kısacası; sadece bir aşk romanı değil, aynı zamanda insanların ortak acılarını, geçmişle hesaplaşmasını ve umudu anlatan duygusal bir roman. Kitabin arkasında kod var okutup kitapla ilgili şarkıları dinleyebilirsiniz bu özelliği çok sevdim. . . #kitapalintıları ️Acı çektiğini göstermemek için kim bilir ne kadar acı çekiyor olmalısın.
Onu Sevdiğim ZamanlarKemal Varol · Doğan Kitap · 20251,983 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Görmek
10/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 18:31
Görmek orijinal adıyla Ensaio sobre a Lucidez , kelime anlamı: Berraklık Üzerine Deneme, Nobel ödüllü Portekizli yazar José Saramago’nun 2004 yılında yazdığı politik bir kitaptır ve Körlük kitabının da devam niteliğindedir. 2006 yılında İngilizce diline çevrilmesiyle 25 dile de çevrilmiştir. Ülkede seçim yapılmaktadır ve sağanak yağmur nedeniyle kimsenin gelmediği görülür ve eşe dosta haber edilir. Akşamüstü saat 4 gibi hava açsa da çok az katılım olur bundan dolayı iki saat daha uzatırlar. Başbakan sonuçları açıkladığında yüzde 75’ten fazla beyaz oy çıkar yani boş oy atılmıştır. Bir hafta sonra yine seçime gidilir, bu olay bana 2015 yılında koalisyon kurulamadığından tekrar seçime gidilmesini hatırlatır, seçimde bu sefer % 83’ten fazla çıkar ve sağ/sol oyları yine güdük kalır. Hükümet halkın arasına ajanlar sokar ve beyaz oyun bulaşıcı olduğunu düşünür. Hatta hükümet başkenti değiştirmek ve emniyet güçlerini de çekmek ister. Kaos olması için metro istasyonuna bomba koyarlar iç işleri bakanının bundan haberi vardır ama belediye başkanı bunu hükümetin yapmasından şüphelenir ve onları suçlar. Hatta metronun karşısındaki parka ölenler için anıt yaparlar ve ölenlerin ailelerine yardımda bulunurlar. Dört yıl önce körlük hastalığı ile ilgili ilk kör olan Cumhurbaşkanına mektup yazar ve o da bunu başbakanla paylaşır. Karantinaya alındıklarında doktorun eşinin kör olmadığını ve kadının makasla cinayet işlediğini söyler. Ayrıntılı bilgi isterler adamdan o da 6 kişi ve bir köpeğin bulunduğu fotoğrafı verir. Kendi eski eşi de vardır ama artık onunla da görüşmediğini ifade eder. Günümüzde de demokrasi yolu tıkandığında yönetenlerin yargı eliyle kendi yerlerini korumak adına mutlak butlana sığındığını çok yakından gördük. İç işleri bakanı ve Komiser: deniz papağanı ve albatros kod
1000Kitap
GörmekJosé Saramago · Kırmızıkedi Yayınevi · 202422,9bin okunma
Puan vermedi·520 syf.··
2018 107. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2018 00:00
Okuyan kadinlar kulubu olarak 29 Ekim - 10 Kasım arası Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili kitaplar okuma kararı alıp #izindeyizokuyoruz dedik. @okumacemberiolusturalim etkinliğime de böyle bir kitap kattığım için çok mutluyum. Okuyup raflara sığdırabileceğim bir kitap olmadığı kesin. Devasa bir hayata tanık oldum @yilmazozdil_ sayesinde. Mustafa Kemal Atatürk'ü, fikirlerini, zaferlerini, yaptıklarını, görüşlerini hepimiz biliyoruz. Ben bilmediğim yönleriyle Kemal'e de aşık oldum... Gözümüzün önündeki resmine değil, beynimizin içinde ki fikrin ile Ne Mutlu Türküm Diyene Sakin bir bebekliği, ağırbaşlı bir çocukluğu vardı. Dobraydı, dürüst cevapları severdi, gambazlıktan haz etmezdi. Soğuk kanlıydı, tehlikelere karşı papuç bırakmazdı. Mütevazı, esprili, hazırcevaptı. Takım çalışmasına inanırdı. Kimseyi ihmal etmezdi, vefalıydı. Hesap adamıydı. Sakin bir özgüvene sahipti. Gücünün farkında ama kibirli değildi. Pratik ve idealistti. İletişim dehasıydı, kod adı Nuh'tu. Asil ve ince ruhluydu. 21 Kasım 1925 kayıtlarına göre 1.74 boyunda, 74 kiloydu. 42 numara ayakkabı giyerdi. Karizmaydı. Açık renkleri sever, kol düğmesi, yaka iğnesi, bağcıklı siyah rugan ayakkabı kullanırdı. Köstekli saat takar, tespihi aksesuar olarak taşırdı. Fanilasında taşıdığı minik zincirli iki muskası vardı. Uyanınca çıngıraklı zilini çalardı, gazeteleri ve kahvesi getirilirdi. Yanlızken divana bağdaş kurup otururdu. Parfüm kullanmaz, kolonya sürerdi. Akşamları pijama üstüne şal yakalı robdöşambr kullanırdı. Omuzlarına masaj yaptırmaktan çok hoşlanırdı.Sofrada müşkülpesent derecesinde dikkatliydi. Kuru fasulye ve bamya severdi. Patlıcan kızartmasını sever, karnıyarığı pilavla karıştırarak yerdi. Kavun ve üzüm severdi. Tatlıyla arası yoktu ama gül reçeline hayır diyemezdi. Yaz kış soğuk su içer,
Mustafa KemalYılmaz Özdil · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201815,7bin okunma
10/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
Bu kitabı anlayabilmeniz için öncelikle Gnostik /Rafızı düşünce tarzı /ezoterik /hermetist /alşimist/seküler /deist/Simya/kabalist/ateizm/ kelimelerine aşina olmanız ve hakkında bilgi sahibi olmanız gerekmektedir. Dünya masonlarının 5/4 ü bu üst localar tarafından yönetilir. onaylamayan hükümetler GÖZE GÖRÜNMEZ sorunlarla baş başa kalır. insan hakları arkasında da yine gül ve haç LOCASI VARDIR 2.dünya savaşı : Alman Kontes Pletenburg ve eşi dr.erich vermehren 1944 istanbulda sürdürdükleri falaliyelerinde ünlü Enigma kodlarını ellerinde tutmalarına rağmen çözememişlerdi.MI6 ingiliz ajanları tarafından kahireye götürüldüler ve Enigma kodları İngilizlere teslim edildi.ve bu Hitler’in sonunu hazırladı. İlginç bir isim campenalla soylu üstün ırk tezi yabancı gelmedi demi hitlerin arı ırk arayışı yeni dünya düzeni papa 27 yıl hapse attı sonrasında başa geçen papa 8. Urban campanellayı hapisten çıkarmakla kalmayıp kendine danışman yaptı ve beraber sihir büyü astroloji simya konularında çalıştılar ve papaya eğitim verdi. Kraliçe Elizabeth katoliklerin gizlice izlenmesi için walsingham göreve getirdi cambride seçilen bu ajan İskoç kraliçesi mary suartı idama götüren kişidir. Paracelsus: Erasmus,Agricola,ve martin Luther’in çağdaşı olan paracelsus Chiristendome Gül ve Haç Kardeşliği’in tarihsel önderi .1513-1521 yıllarında tatar hanlarına esir yaşar 1521 de tatar hanının oğluyla istanbula gelir felsefi taşını edinir solomon trismosinus tarafından verilir.kendisi cerrah doktor.simyacı kabbala eğitimi aldı Johann valentin andrea 1587-1654 Gül ve haç kardeşliği ilk resmi kurucusu ve sözcüsü kabul edilmiştir. Paracellsus’un tilmiziydi. Tarihte en önemli şifre anahtar yapımcısı Fransız kriptolojist Etienne bazerison diğeri abd başkanlarından Thomas Jefferson dur.ikisi de Gül ve haç
Gül ve Haç KardeşliğiAytunç Altındal · Alfa Yayıncılık · 2003441 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2026 41. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 17:34
OL MA DI Kamera bir anda okulun “Mean girl”lerine yönelir. Hani şu çevrelerindeki herkesten farklı görünen; güzel, zengin, kusursuz ve adeta bir bebek gibi özenle yaratılmış kızlara. Korku filmlerinde, gençlik dizilerinde ya da herhangi bir popüler kurguda bu kız grubunun hiç de güven vermeyen bir yapıya sahip olduğunu biliriz. İnsanlar onların çevresinde olmak ister ama hikâye ilerledikçe genellikle en karanlık sürprizlerin onların arasından çıktığını görürüz. Aslında bu, kurgunun en temel ve en zayıf şaşırtma yöntemlerinden biridir. Bir böcek görünce çığlık atacak kadar kırılgan görünen karakterlere cinayetler işletmek, onları karanlık ve kanlı olayların merkezine yerleştirmek yıllardır kullanılan bir anlatı tekniğidir. Mona Awad’ın Tavşan adlı romanı da tam olarak Dark Academia diyebileceğimiz bir atmosferde geçiyor. Romanın başkahramanı Samantha, Warren Üniversitesi’nde yaratıcı yazarlık eğitimi alan bir öğrenci. Samantha bulunduğu çevrede eğreti duran bir karakter; oraya ait değil. Bu aidiyetsizlik hissini özellikle ‘’Tavşanlar’’ üzerinden görüyoruz. Kitabın ‘’Mean Girl’’leri birbirlerine Tavşan olarak seslenirler. Türkçeye çevriminde kulağı tırmalasa da İngilizce aslı ‘’Bunny’’ oldukça sempatik bir artikülasyon yaratıyor. Ne demiştik? Bu tür karakterler kurgulanırken genellikle bir bebek gibi tasarlanırlar: zararsız, şirin, tatlı ve sempati uyandıran figürler olarak karşımıza çıkarlar. Tam da bu yüzden onların içinden çıkan karanlık taraf okur üzerinde daha büyük bir etki yaratır. Eğer Samantha’nın bu karakterleri kendi zihninde yarattığını, hatta onları birer kurgu karakter olarak inşa ettiğini kabul edersek romandaki bazı detaylar daha anlamlı hâle geliyor. Karakterlere sürekli bebeksi kıyafetler giydirmesi, saçlarını çocuklar ya da porselen bebekler gibi
TavşanMona Awad · İthaki Yayınları · 2024752 okunma