Göğsünün derinliklerine, bitkisel bir Tanrı balı gibi ineceğim. Acının yoğurduğu toprağı bereketlendiren tane olacağım. İçten içe birleşmemiz, şiiri yaratacak. İkimiz için bir Tanrı yaratacağız ve kuşlar, kelebekler, Bakire Ana'nın oğulları, güzel kokular ve kanatlı her şey gibi, sonsuzluğa uçacağız.
Soyduğu kadını giydirmek, sarıldığına güzel kokular sürmek erkeğe düşen bir görevdir. Adımlarına katılan o kırılgan adımı, hayatı pahasına korumak nasıl göreviyse.
Güzel kıyafetler giyiyor, mis kokular sürüyor, ipek saçlarını tarıyor ve her buluşmanızda oldukça bakımlı görünmeyi başarıyorken sevebildiğin gibi, uykudan uyandığında saçları dağılmış ya da çamaşır suyu ile lekelenmiş pijamasını giyip evde temizlik yapıyorken de sevebilecek misin?
"...damıtılıp çiçeğinden güzel kokular çıkarılan gül; el değmeden kuruyup giden, yalnız başına büyüyüp yaşayan ve ölen dikenli gülden çok daha büyük mutluluk içindedir."
"Bende ruhumun kabul etmediği bir erkeğin boyunduruğuna girmektense bakireliğin ayrıcalığı içinde öylece buyur yaşar ve ölürüm yüce lordum."
Ah! Bir hapishanede olmak ne büyük bir alçalma! Burada her şeyi kirleten bir zehir var.
Burada her şey, on beş yaşında bir kızın şarkısı bile yozlaşıyor!
Burada bulduğunuz bir kuşun kanadında çamur vardır; koparıp kokladığınız güzel bir çiçek iğrenç kokular yayar.