Puan vermedi·416 syf.··
2026 35. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 18:16
Bir taraftan toprağına bağlı insanlar diğer taraftan uzayla ilgili buluşlar. Bir taraftan atalarına,mezarlarına ölüsüne sahip çıkmaya çalışan Yedigey diğer taraftan teknolojinin körleştirdiği yeni nesil. Teknolojiye sahip oldukça kültürümüzden uzaklaşıyor muyuz? Kitabın bir bölümünde Moğollar tarafından mankurtlaştırılan kişilerin öyküsüne değinilmiş. Okurken bile insan ürperiyor. Peki neden bu ayrıntıya yer verme gereği duymuş ki yazar diye düşünürken kitabı okudukça işkenceye gerek kalmadan günümüzde dijital dünyanın bizleri düşünmekten yargılamaktan uzak tutup nasıl da mankurtlaştırdığını görüyoruz. Kitabın dikkat çektiği bir başka detaysa sırf düşüncesinden dolayı yargılanan, etiketlenen bu nedenle mahkum olan hatta yaşadıklarına dayanamadığı için ölen Adilbay’ın öyküsünü okuyoruz. Tarih boyunca kaç insan kimlik savaşı verdi, kaç insan bu uğurda yitip gitti. Ve belki de bu savaş dünya döndükçe devam edecek. Ve bizler bir taraftan düşüncemizi gizlemek zorunda kalırken bir taraftan da sorgulamayan modern köle olmaya mahkum olacağız.
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202655,9bin okunma
Olmaktan korktuğum kişiyim; Anneannem.
3/10
·320 syf.··
2026 11. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 14:43
Ben artık iflah olmaz bir komplo teoricisi, bir numaralı Batı düşmanı olmuşum; yani anneannem. Yaş almak, sen nelere kadirsin! Düşünüyorum da gençliğin verdiği o toyluk, o cahillikle bu kitabı birkaç yıl önce okumuş olsam, şu an beni çok rahatsız eden şeyler o zaman da eder miydi? Galiba evet ama benim bugün geldiğim durum yılların nefreti. Bu Batılıları Allah bildiği gibi yapsın; adamlar yıllarca sömürgeden sömürgeye koşsunlar, köle ticaretlerinin, akla hayale gelmeyen etik ikilemlerin içinde yüzsünler, sonra gelsinler romanlarında bilim adı altında yaptıkları hayali, sözde “kahramanlıkların” propagandasını yapsınlar. Çocuk klasikleri diye milyonlarca çocuk okusun, beyinleri yıkansın. Hadi oradan! Üç puan niye verdim diye sorarsanız; kitabın başı ne kadar sıkıcıysa balona bindiklerinden sonraki kısım bir o kadar sürükleyiciydi, o yüzden. Bir de Jules Verne çok değişik bir adam. Yazım dili öyle bir dil ki teoride mümkün olmayan hem balon icadını olsun hem yolculuğun kendisini olsun öyle bir yazıyor ki şahsen ben kendimi,”bu yazılanların gerçeklik payı var mı?” diye araştırırken buldum.
Balonla Beş HaftaJules Verne · İş Bankası Kültür Yayınları · 20217,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·368 syf.··
2024 18. kitabı
Öksüzlerle dolu bir tren ve tavan arasında sıkışmış anılar... Tarihi gerçeklerin etrafında oluşturulmuş kitapları severseniz bu kitap tam size göre. 1929-1939 yılları arasında uygulanmış bir proje Öksüzler Treni. Çeşitli yetimhanelerden toplanmış öksüz çocukların bindirilip, koruyucu ailelere verilmek için yolculuk ettiği, yolculuk süresince farklı duraklarda çocukların sergilenerek ailelere tanıtıldığı bir uygulama. Tabi bu sergileme sürecinde çocuklar güçlü, kuvvetli,sağlıklı ise iyi çalışabilecekleri için öncelikli olarak tercih ediliyorlar. İstisnaları olsa da evlat edindirmeden çok köle satışını andıran bir uygulama. Kitapta ana karakter olarak karşımıza Molly ve Vivien çıkıyor. Vivien trenin yolcularından biri. Molly ise koruyucu aile ile yaşayan bir genç. Toplum hizmet çalışması yapması gereken Molly, yaşlı bir kadın olan Vivien'in eşyalarını düzenlemesine yardım etmek zorunda kalır. Tavan arasında depolanmış her bir kutu ile yeni anılar ortaya çıkar ve hikaye şekillenmeye başlar. Öksüzler Treni, farklı kuşaklardan iki kadının hikâyesini anlatırken aslında ait olmanın, sevilmenin ve köklerini bulmanın ne demek olduğunu sorguluyor. Vivian'ın 1929 Amerika'sında başlayan zorlu yolculuğu ile Molly'nin günümüzdeki yalnızlığı arasında yıllar var; ama ikisinin de taşıdığı yaralar birbirine çok benziyor. Kitap boyunca en çok hoşuma giden şey, geçmişin insanı nasıl şekillendirdiğini gösterirken umudu da elden bırakmaması oldu. Bazen bir eşya, bazen bir anı, bazen de hiç beklemediğiniz bir dostluk sizi kendinize geri götürebiliyor. Hüzünlü ama iç karartıcı değil; aksine insanın içine yavaş yavaş yerleşen, sıcak ve dokunaklı bir hikâye. Özellikle aile, aidiyet ve ikinci şanslar üzerine kurulu romanları seviyorsanız şans vermeye değer.
Öksüzler TreniChristina Baker Kline · Arkadya Yayınları · 20142,034 okunma
içimi burktu
7/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
İlk okuduğum dark romance serilerinden kesinlikle ilk kitap bir kadın okur için biraz ağır gelebilir kızımız gerçek bir köle olarak kullanılıyor çok büyük psikolojik sorunları var . Olmaması şaşırtıcı olurdu zaten spoiler vererek okumak isteyenleri rahatsız etmek istemiyorum . Okumanızı tavsiye ederim bu tarz hayat yaşayanların çok fazla olduğunu düşünüyorum iç karartıcı ama gerçek olduğundan beni içine çeken bir kitaptı diğer kitaplarını okumanızı tavsiye ederim
HundredsPepper Winters · Pukka Yayınları · 2025135 okunma
Bur playboy haddini bildirip ve onu kendizi köle yapabilirsiniz
8/10
·433 syf.··
2026 55. kitabı
Yakışıklı ve zengin bir adamın iş yerinde ise girip bir anda herkesin gözdesi olup onu sönük birakirsniz ne olur evet size düşman olur ama bu sizin umurunuzda hayır çünkü side onu sevmiyorsunuz yada öyle zannediyorsunuz hikaye drew tarafından anlatılıyor kitabin devamı olan darmadağınık ise Kate bakış açısından anlatılıyor buda bize bir erkek ce bir kadını birbirlerinden ne kadar farklı düşündünüz gösteriyor Düşman aska çok güzel bir kitap ve çok akıcı bir kitap bir gude bitirebilirsiniz çünkü bir sayfa bir sayfa daha kitabı biterken bulacaksınız ve ayrıca komik
Edebiyat & Roman
KarmakarışıkEmma Chase · Ephesus Yayınları · 2015854 okunma
9/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
1992 de yaşanan Sırpların Bosnalılara yaşattığı katliamı ve acıları gerçek hayat hikayesi üzerinden anlatıyor. Okuduğunuz şeylerin gerçek olduğunu bildiğiniz için kitaptan etkilenmemeniz, üzülmemeniz imkansız. Yaşanan şeyler korkunç... Cinayetler, tecavüzler, işkenceler, köle olarak satılmalar 3 yıl boyunca sürüyor. Hesapta uluslararası barış ve güvenliği sağlayan Avrupa ülkeleri ve Birleşmiş Milletler 3 sene boyunca bu katliama seyirci kalıyor. Dönemin Türkiye cumhurbaşkanı Süleyman Demirel topladığı silahları Bosnaya iletmesi konusunda Hırvatlarla anlaşıyor. İran, Pakistan ve Malezya'dan da Bosna için yardım topluyor. Bu sayede Sırplar etkisini kaybetmeye başlıyor.
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,3bin okunma
Reklam
Reklam