10/10
·608 syf.··
Beğendi
·
2026 67. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 20:29
Kitapla ilgili diyeceğim tek şey inanılmaz bir kurguya ve olay akışına sahip olduğu. "Sürükleyici" kelimesi bu ve ilk kitabı için az kalır o derece. Bir zamandan sonra artık sizde olayların içine giriyorsunuz,olay o zaten, ve karakterlerin hissettiklerini,düşündüklerini,ne yapacaklarını sizde dert ediniyorsunuz. Bu çok iyi bir olay bence. Her neyse kitap her haliyle güzel ve aşırı hoşuma gitti. Tek istediğim şey bu iki kitabın kurguya bağlı kalarak birkaç sezonluk diziye uyarlanması. Diziyi artık yayınlandığı gibi bitirirdim herhalde.
Kongo'ya AğıtJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 20173,204 okunma
10/10
·608 syf.··
2026 41. kitabı
#kongoyaağıt #jeanchrıstophegrange #congorequiem #polisiye . . İlk kitap öyle bir yerde bitti ki asla ikinci kitabı okumadan duramıyorsunuz . . İlk kitapta Çivi adam yalanlandı sanmıştık ama son anda acaba diyerek yanıldığımızı anladık ve Erwan bu sefer Afrika’ya olayların en başına döner. Artık her şeyi Lontano’ da öğrenme vakti gelmiştir. . Kitap hakkında genel yorum yaparsam öncekine göre aşırı hızlı daha da soluksuz okunan bir kitap yazmış yazar ve bu sefer ailenin tüm çocukları sahnedekimden ne çıkacağını asla tahmin edemeyecekseniz ve sonlara doğru öyle bir ters köşe şeklinde şok yaratıyor ki vay be diyorsunuz ummadığımız kişiler neler neler yapabiliyormuş Kafanızda soru işareti kalmadan çok iyi şekilde bitirdi seriyi yazar ve asla katili tahmin edemedim , tüm sırlar açığa çıkıyor , Grange okumayı seviyorsanız bu iki kitabını şiddetle tavsiye ediyorum
Kongo'ya AğıtJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 20173,204 okunma
Reklam
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 66. kitabı
#morsandıktakiyazılar Kitap Adı: Göğü Yere İndirelim Yazar Adı: Özgür Balpınar Sayfa Sayısı: 151 Kitap Türü: Roman Şu sözle başlıyor Mayıs ayında okuduğum ikinci kitap: "Sevmek birbirine değil, birlikte aynı noktaya bakmaktır." A. de S.Exupery Kitap bence her yaşa hitap eden bir kitap diyerek başlayayım kitap yorumuma Yazarın okumuş olduğum bu ikinci kitabı Daha önce Dünyayı Sırtında Taşıyan Balık adlı kitabını okumuştum. Açıkça söylemek gerekirse yazarın inanılmaz bir kalemi var, okuyucuyu kitaba çeken bir kurgusu var her bir kitapta. Kitap beni ayrıca ağlattı, belki de yakinlarımı özlemiş olduğum için olabilir. Bu kitaptaki kahramanımız Deniz biraz yaramaz ve söz dinlemeyen 12 yaşında bir çocuk, öğrenci değişimi programıyla Afrikada bir öğrenciyle iki aylığına yer değiştiriyorlar. Deniz için Afrika Kongo apayrı bir dünya, yapmam, etmem, yemem, giymem dediği ne varsa hepsini yapıyor hemde isteyerek yapıyor Başta kimse ona hemen ısınmadı ama zamanla ona başka isim de taktılar kendi aralarına da aldılar Kongoda birçok şey ögrendi yerli halktan, paylaşmayı, şükür etmeyi, dünya da paradan daha farklı ve önemli değerlerin olduğunu. Kendisini başta yabancı gibi hissetse de zamanla onların bir parçası oldu. Bu kadar spoiler yeter, birkaç alıntı: - Yükseklerde uçacak ve duvarları yıkacaksın - Umarım yemekleriniz de anlattığın diğer şeyler kadar güzeldir -Hayalindeki gibi olmasa da üzülmemeliydi çünkü böyle bir ormanda macera dolu günler yaşayabilirdi - Eğitimin şimdi burada başlıyor. İlk dersin kabileyi tanımak ve öğrenmek - Afrika' da açlık hastalık ve diğer başka felaketlerden dolayı üç milyon kişi öldü. Belki de daha fazlası. Fakat dünyada konuşulan tek şey yamyamların söylentileriydi. - Bir gökkuşağı, bir gökkusağından çok daha fazlasıdır aslında, bazen açlıktır,
Göğü Yere İndirelimÖzgür Balpınar · Timaş Genç Yayınları · 20162,222 okunma
9/10
·656 syf.··
2026 33. kitabı
Yazarın kalemini çok seviyorum özellikle bu kitabını aşırı övdükleri için hemen okumak istedim. . Bir aile düşünün hepsi mi şüpheli hepsi mi sorunlu valla hepsi ayrı sıkıntıMorwan ailesi baba emekli polis ama hala gizliden önemli işlere bakıyor oğlu Erwan cinayet polisi ,Gaelle kız kardeşleri oyuncu olabilmek için fahişelik yapıyor ve diğer erkek çocuk Loic o da uyuşturucu müptelası ve borsacı anne de aşırı gizemli sürekli babadan dayak yiyen bir kadın. . Şimdi böyle bir aileyi ve okurken ona göre gardınızı alın çünkü kimden ne çıkacağını asla tahmin edemeyeceksiniz dediğim gibi hepsi birbirinden manyak . Erwan çok farklı bir cinayete bakması için babası için görevlendirilir ama cesedi bulduktan sonra ve sonrasında cinayetlerin de aynı yöntemle devam ettiğini anlaması ile çok uzun yıllar önce aynı yöntemle öldüren Çivi Adam akıllara gelir onu da zamanında babası yakalamıştı ama adam öldü e o zaman bu kopya cinayet mi yoksa daha farklı bir durum mu var . Kongo,Fransa ve Belçika olarak olay yerlerinde geçiyor kitap. Başta biraz isim ve mekanlardan dolayı okurken yorulsam da sonra kitap sizi içine bi çekiyor Allahım o nasıl girdap elinizden bırakamıyorsunuz , şok üstüne şok yaşadım ve asla ama asla katili tahmin edemedim Aralarda biraz uzatmalar vardı ama genel olarak kitap çok çok iyiydi soluksuz okudum ve sonunda da devamı var çünkü soruşturma tam tamamlanmadı ,ben devamı olduğunu bilmeden aldım o yüzden dosya benim içinde kapanması için kitabı hemen alıp okuyacağım ve size de şiddetle tavsiye ediyorum
LontanoJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 20164,712 okunma
Açlık Oyunları | İnceleme, spoiler içerir!
8/10
·420 syf.··
2026 3. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2026 01:36
Bu kitabı yorumlamaya konusundan detaylıca bahsederek başlamayacağım. Çünkü bir zamanımızın popüler film ve kitap serisiydi. Yıl içinde de son kitabı Hasatta Gündoğumu'nun filminin gelişiyle yeniden popüler olacak mı, göreceğiz. Filmini yarım yamalak izlemiş olsam da kitabıyla ilk tanışmam. Gerçekten küçük kusurlarını görmezden gelebileceğim-tabii ki yine de bahseceğim-kusursuz bir deneyim oldu Açlık Oyunları'nı okumak. Baş karakterimiz Katniss'den başlamak yanlış olmaz. Her sene açlık oyunları için çekilen kurada her nasıl olduysa yaşından dolayı ilk kez adını yazdırmasına rağmen canından çok sevdiği kardeşi Prim'in, oyunun kız haracı seçilmesi ve Katnis'in onun yerine gönüllü olmasıyla başlıyor olaylar. Babasının ölümü ve annesinin kendini ruhsal olarak kaybedişi, Katniss'i kardeşine öyle bağlamış ki toplama, açlık, kıtlık ve oyunlarla ilgili evde Prim'i etkilememek için konuşmuyor. Evin ebeveyninin anne değil, çocuk olduğu bir karakteri okuyoruz. Bu konuda annesine bir hayli öfkeli olduğunu da duygusal durumundan anlayabiliyoruz. "İnsanlar benimle alışveriş yaparlardı ama Prim'i gönülden severlerdi." diyor. 12. Mıntıka'nın ve Capitol'un gönlünü Katniss, Prim'e duyduğu bu sevgiyle çaldı. Oyunlar ve diğer detaylara geçmeden önce gerçekten müthiş bir distopya kurgulaması olduğunu söylemeden geçemem. Distopya kurgulamaya çalışan biri olarak kendim için bir yandan ders niteliğinde okudum. Ancak kurgunun harika olmasına nazaran dilinin biraz basit kaldığını söylemeliyim. Bu seriden önce yazar Suzanne Collins, ortaokul çağındaki kitleye hitap eden başka bir seri yazmış. Ondan dolayı böyle bir evrene geçerken bir ton tutturamama yaşadığını düşünüyorum. Çünkü zaman zaman böyle bir distopyada en azından bir ton daha koyu bir anlatım görmek istediğimi fark ettim. Yine de hissettirmek
Duygu ve Düşünce
Açlık OyunlarıSuzanne Collins · Dex Kitap · 202433,5bin okunma
8/10
·119 syf.··
2026 40. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2026 22:04
Joseph Conrad 1890’da Kongo Nehri’ne doğru yola çıktığında cebinde sadece bir kaptanlık belgesi değil, çocukluk hayalleri de vardı. Ancak o nehirde ilerledikçe sadece coğrafyanın derinliklerine değil, insanlığın en karanlık dehlizlerine indi. Geri döndüğünde bedeni sıtmayla, ruhu ise gördüğü vahşetle kavrulmuştu. 'Karanlığın Yüreği', masabaşı bir kurgu değil; sıtmalı bir adamın, medeniyetin maskesinin düştüğü o ana dair tuttuğu kanlı bir günlük gibidir. Yıllar sonra Coppola’nın bu hikâyeyi Vietnam Savaşı’na taşıması tesadüf değildir; çünkü Conrad’ın nehirde bulduğu o 'dehşet', zamandan ve mekândan bağımsız, insanın içinde uyuyan o kadim karanlıktır. Kitabın gizemli figürü Kurtz, aslında Conrad’ın Kongo’da karşılaştığı pek çok "yozlaşmış" beyaz adamın bir toplamıdır. Ancak en büyük ilham kaynağı, gemisinde kollarında ölen fildişi ajanı Georges Antoine Klein’dır. Klein’ın ölümü ve nehir boyunca karşılaştığı "boşluk", Conrad’da bir zihinsel kırılma yarattı. Yazar, bu kitabı yaşadıklarından yaklaşık 9 yıl sonra, ağır sıtma nöbetleri ve derin bir depresyonun gölgesinde yazdı. İlginç olan şudur ki; Conrad bu başyapıtı yazdığında İngilizce onun üçüncü diliydi (Lehçe ve Fransızca'dan sonra.)Belki de bu yüzden, kelimeleri bir yabancının tekinsizliğiyle ama bir ustanın hassasiyetiyle seçmiş; sömürgeciliği sadece politik bir eleştiri olarak değil, psikolojik bir çöküş olarak betimlemiştir. "Dehşet! Dehşet!" Kurtz’un ölmeden önceki son sözleri olan "Dehşet!" "Dehşet!", aslında bir itiraftır. İnsanın kendi aynasındaki aksine bakıp gördüğü o çıplak gerçekliğin çığlığıdır. Joseph Conrad, bu kısacık romanda bize sömürgeciliğin sadece uzak topraklarda değil, kendi içimizde de devam ettiğini anlatır.
1000Kitap
Karanlığın YüreğiJoseph Conrad · Dost Yayınları · 19825,5bin okunma
Reklam
Reklam