Özgürlük, artık kaybedecek bir şeyinin kalmamasının başka bir adı
Hepimiz rasyonel bireyler olduğumuzda, ırk, sınıf ve cinsiyet gibi sorunlar anlamsızlaşır. Ne de olsa hepimiz özgürüz. Tıpkı Kongo'daki bir kadın gibi . Üç kutu konserve karşılığı milislerle yatan kadın gibi . Yahut Şili'de bir kadın gibi. Böcek ilaçlarının, doğacak çocuklarda iki yıl sonra bile sinirsel hastalığa yol açacağını bile bile meyve toplayan kadın gibi. Yahut Fasta bir kadın gibi. Fabrikada çalışan, bu nedenle en büyük kızını, kardeşlerine baksın diye okuldan alan kadın gibi. Bunların hepsi davranışlarının sonuçlarının ne olacağını çok iyi biliyor. Her zaman mümkün olan en iyi kararı alıyorlar.
İnsanlığa karşı işlenen suçlarla mücadele etmek üzere kurulmuş bir topluluk olan Enough Project'e göre, Apple, Kongo'da çıkartılan madenlerden faydalanan elektronik üreticileri arasında bugüne kadar görülmüş en azılı suçludur.
Sayfa 163·Kitabı okudu
Siyaset
Reklam
En azından şimdi nereden bakmamız gerektiği önemli.
Tarihte ilk defa hükümetler, şirketler ve bireyler yakın geleceklerini planlarken savaşı olası bir durum olarak değerlendirmiyor Nükleer silahların, savaşları süper güçler arasındaki çılgın bir toplu intihar girişimine dönüştürme ihtimali, dünyadaki en güçlü milletleri sorunların çözümü adına farklı barışçıl seçenekler bulmaya yönlendiriyor. Bununla beraber hammaddeye dayalı küresel ekonomi modeli de bilgi ekonomisine dönüşüyor, önceden altın madenleri, buğday tarlaları ve petrol kuyuları gibi maddi malvarlıkları temel zenginlik kaynaklarıyken, bugün en büyük zenginlik kaynağı bilgi hâline geldi. Savaşla petrol kuyuları ele geçirebilirsiniz, ama bilgiyi bu yolla elde edemezsiniz. Bilgi en önemli iktisadi kaynak hâline geldikçe savaşların kârlılığı da azaldı; ve savaşlar; hâlâ eski usul hammadde ekonomileriyle yürüyen Ortadoğu ve Orta Afrika gibi belirli bölgelerle sınırlanmaya başladı. 1998’de Ruanda’nın, komşu Kongo’daki koltan madenlerini ele geçirip yağmalaması bir anlam ifade ediyordu; cep telefonu ve laptopların üretiminde kullanıldığı için yüksek talep gören koltanın, dünyadaki rezervlerinin yüzde 80’inin kontrolü Kongo’nun elindeydi. Yağmaladığı kokandan yılda 240 milyon dolar kazanan yoksul Ruanda açısından bu çok ciddi bir paraydı.Buna karşılık, Çin’in California’ya saldırıp Silikon Vadisi’ni ele geçirmesinin hiçbir manası yok; Çinliler savaş meydanında üstün gelseler de Silikon Vadisi’nde yağmalayacak silisyum madenleri bulamayacaklar. Bunun yerine, Apple ve Microsoft gibi ileri teknoloji devlerinin programlarını satın alan Çinliler, aynı şirketlerin ürünlerinin imalatından milyarlarca dolar kazanıyorlar. Kongo koltanını yağmalayan Ruanda’nın bütün bir senede kazandığını barışçıl ticaretle tek bir günde elde etmeyi başarıyorlar.
Sayfa 22·Kitabı okuyor
Alıntı
toplumsal ve kültürel alışkanlıklar
Aklınızdan 1 ile 9 arasında bir sayı tutun. Şimdi bu sayıyı 9'la çarpın. Çıkan sayının birinci ve ikinci basamaklarındaki rakamları toplayın. Sonuç sayı ne oldu?Bunun ilk harfiyle bir ülke düşünün. Şimdi o ülkenin sondan üçüncü harfiyle bir şehir ismi düşünün. Şimdi de o şehrin baştan ikinci harfiyle bir hayvan ismi düşünün. Eğer uygulamayı sakin bir ortamda süratle yapmışsanız şu sonuçlara ulaşacaksınız: Sonuç sayı: 9 Ülke: Danimarka Şehir: Rize Hayvan: İnek Peki neden böyle oluyor? İlk başta yaptırdığım matematik işleminde, hangi sayıyı tutmuş olursanız olun 9 ile çarpma ve bölme kurallarının zorunlu sonucu olarak 9 sayısına ulaşırsınız. Bu durumda uygulamaya "D" harfiyle başlamamız kaçınılmaz. Bu aşamadan sonra, kültürel alışkanlıklar devreye giriyor. Bir kültürde belirli bir ortamda en sık kullanılan kelime, o ortam yeniden ortaya çıkınca ("D" yle başlayan bir ülke) hemen akla geliveren olur. Türkiye'de büyürken "D'yle başlayan ülke" olarak Danimarka'yı daha sık duyduk; dolayısıyla böyle bir soru karşısında aklımıza diğer seçeneklerden Dominik Cumhuriyeti, Demokratik Kongo Cumhuriyeti gelmiyor. Şehir ismine gelince, Roma kenti de "R" yle başlıyor, ama Türkiye'de yaşayan ve Türkçe konuşan herkes Rize'yi, Roma'dan daha sık duyuyor. Aynı şekilde, "İ" harfiyle başlayan bir hayvan düşünülünce de ilk akla gelen "inek" oluyor.
Sayfa 37·Kitabı okuyor
Kongo'ya gelirken önlemimi alarak vicdanımı ülkemde bıraktım.
Fransa'nın 14 eski sömürgesinden her yıl yaklaşık 500 milyar dolar para aldığı kaydediliyor. Benin, Burkina Faso, Gine, Fildişi Sahili, Mali, Nijer, Senegal, Togo, Kamerun, Orta Afrika Cumhuriyeti, Çad, Kongo, Ekvator Ginesi ve Gabon, Fransa'ya hâlâ sömürge vergisi ödeyen ülkeler.74 Fransa'nın Cumhurbaşkanlığını yapmış Jacques Chirac: "Afrika olmadan Fransa, hızla bir üçüncü dünya ülkesi haline gelecektir."
Sayfa 210·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme
Reklam
Reklam