d

Devrim

49 üye
Takip
Devrimler ve politik değişimler üzerine paylaşımlar.
İnkılabımızın mana ve mahiyetini, çeşitli anlayışlardan, hele birbirine zıt görüşlerden kurtararak, ona tarih içinde yerini vermeliydi. Bu, Türk aydınının, kendini inkılaba veren her duygulu Türk’ün görevi olsa gerekti. Yani bize, bütün tarihî ve teorik şartlarıyla işlenmiş bir inkılap ideolojisi, bir inkılap doktrini ve bunlara dayanan bir inkılap heyecanı lazımdı. Yoksa her şeyin bir süre sonra halsizleşmesi mümkündü. Bir süre sonra, bütün hamlelerin gevşemesi, bütün fütuhatın kolaylıkla inkar edilmesi ve nihayet ya gericiliğin yahut da kozmopolit ve müsrif bir oligarşinin, bir para hiyerarşisinin, şüpheli ellerde bir din ticaretinin her şeyi soysuzlaştırması akla gelebilirdi.
Devrim
Birtakım basit kazmalar, küreklerle dağlar deliniyor, tüneller açılıyordu. Ve derme çatma vasıtalarla taşınan raylar, bozkırın göğsüne döşene döşene, bir yerlerden bir yerlere ulaşılmaya çalışılıyordu. O zaman, herkese bir dev gibi görünen birtakım basit silindirlerle, dağlardan dağlara, ömürleri nihayet bir yağmur mevsimini geçmese bile birtakım yollar açılmaya çalışılıyordu. Ele geçen bir avuç çimento ve bir parça demirle, nihayet bir istasyon ambarlarından daha büyük olmayan bir mektep, bir hastane, bir devlet binası yapılıp nutuklarla açıldığı zaman, bunun şevki ve heyecanı günlerce hepimizin yüzünde parlıyor, yaşıyordu. Halbuki arzulanan şeyler ve görüş ölçüleri her gün artıyordu. Fabrikalar, madenler, vatanın demir ağlarla örülmesi, yabancılar elindeki madenlerin, demiryollarının millileştirilmesi, iki misli mahsul... Bürokrat henüz arka planda geliyordu. Ve söz henüz inkılapçınındı.
Devrim
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Belki de devrimin evrensel tanımıdır.
İnsanların ölümle burun buruna, karşılığında maddi manevi, en ufak bir çıkar beklemeksizin böyle nankör bir işe kendilerini adamalarını nasıl açıklarsınız? Bu adamlardan bazıları Tanrı'ya bile inanmıyordu ki, başka bir hayatta ödüllendirilmeyi umut etsinler.
Sayfa 76 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Devrim
— Bu Tanrının savaş delilerine karşılığıdır! Yaşasın Mao Tse-tung! — Yaşasın Barış, yaşasın Emekçiler Konfederasyonu! -diye bağırdı yardakçıları da.
Sayfa 107 - EPUB·Kitabı okudu
Devrim
Görülüyordu ki, adına Türk milleti denilen soy hamur, yüzyıllardan sürüp gelen ve adına düzen denilen bir düzensizlik içinde eziliyor, bozuluyor, şekilden şekile giriyordu. Toprak kanunları eskimişti ve uygunsuzdu. Aile nizamı karışıktı. Şeriat köyde köy ağasının ücretli uşağı olan mollanın, kasabada cahil müftünün oyuncağı haline gelmişti. Tekkeler, tarikatler zaten tefessüh etmiş, bitmişti. Hükümetle halk henüz kaynaşmamıştı. Bu cemiyet, bir inkılaba muhtaçtı. Yıkan ve altüst eden değil, fakat temizleyen ve düzenleyen bir inkılaba...
Devrim