Doğan Cüceloğlu – Savaşçı Kitap İncelemesi
Önce alıntılarla başlayalım:
> “Bugün toplumumuzun içinde bulunduğu sorunların temelinde yatan nedenlerden biri de, insanlarımızın yetişkin özgürlüğü isterken, çocuk sorumluluğu içinde kalması.”
> “Her bir insan kendi yaşamı içinde nasıl bir anlam bütünü oluşturuyor,” diye düşündüm. Karmaşık, çok boyutlu, girift, sürekli değişen bir anlam; ama, olayı yaşayan kişi için “gerçek olan” o anlam.
“Hayır, senin verdiğin anlam yanlış, benim anladığım şekilde anlayacaksın,” demek, “yerçekimi diye bir şey yok,” demek kadar doğaya aykırı.
Doğan Cüceloğlu seven bir okur olarak, Savaşçı benim için bolca öğreti içeren, notlar aldığım ve hem mesleki hem bireysel olarak çok fayda gördüğüm bir kitap oldu.
Birçok psikiyatristin günlüklerini, vaka temelli yazılarını okumuş biri olarak bu kitap benim için çok farklı bir deneyimdi. İlk kez bir hastanın hayat hikayesini ya da geçmiş travmalarını okumuyordum; çünkü burada tam anlamıyla bir “hasta” yok. Ve en önemlisi: “Her şeyi bilen, doğru kılavuz terapist” de yok. Aksine, kitapta yer alan psikolog da kendi gelişim yolculuğuna devam eden, dönüşen bir insan.
Psikologların, terapistlerin “doğrucu davut” gibi sadece geçmişe inerek sorunları çocukluğa bağladığı klasik kitaplardan yorulan biri olarak, bu kitap bana adeta ilaç gibi geldi.
(Burada yanlış anlaşılmak istemem: Travmaların çözümünde geçmiş elbette çok önemli. Terapi sürecinde çocukluk dönemi, hastaya ulaşmak adına kıymetli bir kaynak. Ancak, her kitapta tekrar tekrar hastaların geçmişine dönmek, bana zamanla ağır gelmeye başlamıştı. Savaşçı bu yönüyle çok kıymetliydi benim için.)
Doğan Hoca'nın samimiyetine, Arif Bey’in içtenliğine ve karşılıklı saygılarına hayran kaldım. Kitap, oldukça sade bir dille, güçlü bir ruh sağlığına nasıl