Kitapta Kemalist rejimin uygulamalarının bu topraklarda gerçek anlamda bir laikliğin yerleşmesini engellediğini söylüyorsunuz. Rejiminin laiklik anlayışı nasıl?
Rejimin laiklik anlayışı koca bir yalandan ibarettir. Laik filan değildir Türkiye Cumhuriyeti. Aksine, İslam ve Sünni Türk İslam'ın dışındaki her şeyin yok edilmesi ve vatandaşlıktan çıkarılması üzerine kurulu bir cumhuriyettir. Cumhuriyet'in ilk 10 yılının en önemli sosyal vakası –üstü kapatılan ve unutulmaya çalışılan vaka– Türkiye'nin İstanbul haricindeki tüm gayrimüslim vatandaşlarının sınır dışı edilmesi hadisesidir ve bu etnik değil, dini esaslar üzerinden bir temizliktir. Dili Türkçe olan ve Türk kültürüne göre yaşayan Hıristiyanlar sınır dışı edilmişler. Buna karşılık tek bir kelime Türkçe bilmeyen Pomaklar, Giritliler filan Türk kabul edilerek Türkiye'ye getirilmiştir. Yüzde 99.8 Müslüman çoğunluğu yaratma politikası cumhuriyetin temel politikası olmuştur. Dünyanın Müslüman yoğunluğu en yüksek olan ülkesidir Türkiye, Suudi Arabistan ve Libya ile birlikte. Ne Suriye, ne Mısır, ne İran, ne Irak: bunların hepsinde iyi kötü bir gayrimüslim unsur bir şekilde varlığını sürdürebilmiş. Cumhuriyet büyük bir başarıyla eskiden üçte ikisi müslim üçte biri gayrimüslim olan bir toplumu yüzde 99.8'e arındırmayı başarmıştır. Böyle bir rejimin laikliğinden söz etmek mümkün değildir.
İkincisi, Türkiye'de din özgürlüğü yoktur. Gayrimüslimlerin birazcık olsun vardır da Müslümanların yoktur. Devlet eliyle empoze edilmiş belirli bir İslam yorumu söz konusudur. Şu anda Müslümanlarla devlet arasında yürütülen mücadelenin konusu laiklik ya da Müslümanlık sorunu değildir. Devletten bağımsız bir Müslümanlık yorumuyla, devlet güdümünde bir Müslümanlık yorumu arasındaki çatışmadır.
Sayfa 21 - Liber Plus Yayınları / Yanlış Cumhuriyet / 25 Mayıs 2008