Azimle sarıldığım amaçlarım vardı. Benimle her şey farklı olsun istedim. Gücümün ve hünerimin buna yeteceğini düşündüm fakat en korkunç engeller, insanın sadece kendisinin görebildiği engellermiş meğer.
Televizyonun olmadığı, gazetelerin girmediği, radyonun çok az insanda bulunduğu bu köyde yaşayan insanların ufku, ağanın gösterdiği kadardı. Ağanın istemediği bir yeniliği kimsenin öğrenme hakkı olamazdı. Okulun kapalı olması onun işine geliyordu. Çünkü bilgisizliğin hüküm sürdüğü yerlerde insanları idare etmek çok kolaydı.
Engeller çekimi artırır. Uğruna emek vermemiz, acı çekmemiz gereken kişileri genellikle daha çok severiz. …Peki aşk oyununda erişilmezi oynayanların kazandığı doğru mudur? Bu varsayım genel kabul görmekle birlikte, yapılan beş ayrı araştırma da “erişilmezlik etkisi” ni kanıtlamakta başarısız olmuştur. İnsanların zor beğenen eşlerden, bu zor beğenme başkalarına yönelik olduğu sürece hoşlandığı ortaya çıkmıştır.