Giriş Yap
Bir gün bir karınca bir file aşık olmuş. Annesi bu durumu onaylamamış. Karınca : - Bana değil karnımdakine, acı demiş.
1 yorumun tümünü gör
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Manidar koşular..
Bir ceylan çılgın gibi koşuyordu. Bir fil sordu: - Niye böyle koşuyorsun ceylan? Ceylan cevap verdi: - Polis köydeki bütün keçileri tutukluyor. Fil: - Ama sen keçi değilsin ki. Ceylan: - Yargının içinde bulunduğu durumda keçi olmadığımı kanıtlaman yirmi yıl sürer! Ve fil de koşmaya başladı.. (Alıntı)
Sosyal realite..
Cambazın biri, eşeği yularından çekip gelmiş pazara. Bir başka cambaz yanaşmış: - “Kaça bu eşek?” “Bin lira.” - “Aldım gitti, ver elini helalleşelim..” Birkaç kişi alıcının kulağına fısıldamış: “Yahu görmüyor musun, bu eşek topal. Onun için ucuza verdi.” - “O eşek topal değil, tırnağının arasına taş kaçmış. Bu nedenle topal sanıp ucuza elden çıkarmaya bakıyor.” Eşeği satana koşmuşlar: “Yahu bu eşek topal değilmiş, tırnağına taş kaçmış.” Satıcı gülmüş: “Eşek topal olmasına topal da, öyle sansınlar diye taşı tırnağına ben koydum.” Alıcıya koşmuşlar: “Yahu bu eşek gerçekten topalmış, taşı o koymuş. Seni de kandırdı, parayı aldı!” Alıcı dövünmeğe başlamış: - “Vay namussuz herif! Verdiğim para sahte olmasaydı beni kazıklayacaktı demek..” Başka bir mecradan fıkrasını alıntıladığım Oktay Zingal adlı arkadaş fıkranın sonuna şu manidar yorumu eklemiş: "Çağımız insanının ahlâk yapısının özeti...! Yalan söylediklerini biliyoruz.!! Yalan söylediklerini biliyorlar.!! Yalan söylediklerini bildiğimizi biliyorlar.!! Yalan söylediklerini bildiğimizi bildiklerini biliyoruz.!! Ama yine de o yalanı söylüyorlar.!!"
·
Reklam
·
Reklamlar hakkında
“Anne, üşüyorum. Sobayı yakamaz mısın?” “Kömürümüz yok.” “Neden?” “Çünkü baban işsiz kaldı.” “Neden?” “Fazla kömür olduğu için.” Böylesine bir delilik, kapitalist sistemin doğası gereğidir. Çoğu toplumsal normlarda bu delilik, apriori olarak kabul görür.
Musa, İsa ve sakallı bir ihtiyar golf oynuyormuş. Musa uzun mesafeli bir atış yapmış; top çim alana inmiş ama dosdoğru gidip yapay gölcüğe yuvarlanmış. Aynı anda Musa sopasını kaldırmış, gölcüğün suları ikiye ayrılmış ve top yoluna devam edip çimlere ulaşmış. İsa da uzun bir atış yapmış. Onun vurduğu top da doğrudan gölcüğe gitmiş ama tam içine düşecekken havada asılı kalmış. İsa gitmiş, suyun üzerinde yürüyüp topu almış ve yeşilliğe bırakmış. Sıra sakallı ihtiyara gelmiş. İhtiyarın vurduğu top doğrudan çitlere çarpıp yola fırlamış, o sırada yoldan geçen bir kamyondan sekip gerisingeri golf sahasına yönelmiş. Bu top da gölcüğe gidiyormuş ama gitmemiş, çiçeklerin arasına düşmüş. Çiçeklerin arasındaki bir kurbağa topu görür görmez atılıp ağzına alıvermiş. Tam o sırada bir kartal süzülerek gelmiş ve kurbağayı kapmış ve yükselmiş. Kartal, pençelerinde kurbağayla golf sahasının ucuna doğru ilerlerken kurbağa topu ağzından bırakmış ve top süzülerek doğrudan deliğe girmiş. Bunun üzerine Musa, İsa'ya bakmış ve "Babanla golf oynamayı hiç sevmiyorum."
·
1 yorumun tümünü gör