·
Okunma
·
Beğeni
·
4.003
Gösterim
Adı:
Yüzbaşı Corelli'nin Mandolini
Baskı tarihi:
Ocak 2009
Sayfa sayısı:
465
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750802102
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Captain Corelli's Mandolin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Yüzbaşı Corelli
Yüzbaşı Corelli’nin Mandolini
Kapitan Korellinin Mandolinası
"Evet, bol bol okuyarak, varlığımın, bir olasılık olduğumun kanıtlarını aradım.Kendimi nerede buldum bilir misiniz? Kaybolmuş, başka bir dünyada güzel ve doğru olduğumu nasıl öğrendim? Bir Yunanlının yazdıklarını okuyarak.

Güler misin ağlar mısın? Ben bir İtalyan askeriyim ve ataları benim gibilere gönüllerince sevmek hakkını tanıyan biricik halkı eziyorum."

De Bernieres, kitabında Yüzbaşı Corelli, Dr.Yannis, Pelagia ve Carlo gibi kendi kahramanlarını Hitler, Mussolini, Komünizm ve Faşizm gibi insanlık tarihinin kahramanları (!) ile buluşturuyor.

Yüzbaşı Corelli'nin Mandolini duygusal ve neşeli, lirik ve öfkeli, trajik ve ironik, açıksözlü ve şaşırtıcı üslubuyla, yayımlandığı günden bu yana bir fenomen olmaya devam ediyor.

 
465 syf.
·4 günde·8/10 puan
kitabın sayfaları arsında geçiş yaparken yüzünüze iyon denizinin rüzgarı vuruyor, kendinizi kefelonya adasında hissediyorsunuz. üstelik bu duygu benim gibi adaya hiç ayak basmamış birisinde bile oluşuyor. ikinici dünya savaşının soğuk ortamında içi ısıtan yer yer duygularınızın tavan yaptığı çok güzel bir aşk hikayesi bu kitap. Aynı samimiyeti kadrosunda Cage ve Cruz'u barındırmasına rağmen film için söyleyemeyeceğim. Okumayı düşünenlere şimdiden iyi okumalar dilerim..
465 syf.
·Beğendi·10/10 puan
II.Dünya Savaşında Faşist İtalya'nın Yunanistan'ı işgali sırasında bir İtalyan Komutan olan Yüzbaşı Corelli'nin yunanlı bir kadın ile olan aşkını anlatır.Duygu, Sanat, dostluk, savaş katliamları gibi durumları iç içe geçirerek anlatan nefis bir roman.
465 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Yakın tarihi, harikulade bir aşkın izdüşümüyle, yazarın mükemmel yorumu, müthiş betimlemeleriyle.. defalarca okuyabileceğim tat da, duygusallık ile gerçekliği aynı teknede ustaca yoğrulmuş. müthiş bir kitap.
OKUYUNUZ...
465 syf.
·8 günde
Kitap, 2. dünya savaşında İtalyan ordusunun Kafelonya adasına yerleştirilmesinden sonra, Yüzbaşı Corelli'nin bir doktorun kızı olan Palegia ile olan aşkını anlatır. Savaş süresince çekilen zulüm ve sefalet yüzünden herkes bitap düşmüştür. Böyle bir ortamda insanlar duyguları ve mantıkları arasında seçim yapmak zorundadır.
465 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
İkinci Dünya Savaşı'ndayız. İtalyanlar Yunanistan'a saldırır, bilek gücüyle Yunanlar kazanır ama Almanların cebriyle İtalyanların kazandığı kabul edilir. Emir gelince bir grup İtalyan askeri küçük bir Yunan adasını işgal eder. Grubun başındaki yüzbaşı dünyanın en sevimli işgalcisidir. Hâl böyle olunca o yüzbaşıya ev sahipliği yapan Yunanlı kız, işgalcisine aşık olur ki olmamak mümkün değil, zira ben de oldum. Yani bir yanda aşk, diğer yanda savaşın rezillikleri... Hikâyenin sonuysa tam bir duygu bombardımanı. Filmini bilmiyorum ama kitabı tavsiye ederim. =)
Aslında anlatımı güzel ama konusu beni çok sarmadı. Okurken sıkıldığım için bıraktım. Özellikle kitaplarda gay unsurları normal gibi göstermelerinden hoşlanmıyorum. Bu tür kitaplar kültür erozyonuolışturan ve cinsel tercihi oturmamış erken yaştaki gençler için sakıncalı kitaplar bana göre. Çocuklarınıza okutmanızı tavsiye etmem. Keyifli okumalar dilerm.
465 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10 puan
Hani iyi bir kitabın son sayfası bittikten sonra ağızda keyifli bir tat kalır! Kitabı eline alır oturursun öyle sonra hikayenin gerçek olabilme ihtimalini düşünür, şayet ismi Kefolonya olan bir adada doğup büyüseydin nasıl bir hayatın olacağını kurgularsın...Roman kahramanlarının gerçek olduğuna inanmanın neresi kötü?
465 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Savaşın insan üzerindeki etkisini anlatan oldukça başarılı kitap. Baştan sona muhteşem bir akıcılık... etkisini üzerimden atamadigim hayatımda okuduğum en güzel roman diyebilecegim, yüzümde tebessümle anlatabileceğim bir eser
656 syf.
·9/10 puan
Louis de Bernieres benim radarıma çoğu kişiden farklı olarak Kanatsız Kuşlar'la girmişti ilkin. Nefis bir romandı ve en sevdiğim romanlar listeme kolayca girebilmişti. Yazarın en bilinen romanının Corelli olduğunu bilsem de önce Kırmızı Köpek adlı soft-romanını okudum ve beğendim. Ardından Partizan'ın Kızı'nı zar zor bitirebildim. Sırf kısa diye bitirmeyi kabullenmiştim. Bay Vivo ve Kokain Kralı'nı ise 50-60 sayfadan sonra yarıda bırakmıştım. Nihayet Corelli ve mandolini okuma listeme dahil olabildi. Mussolini Operasyonu adlı kitapta adı geçince hemen okumak farz olmuştu artık.

Roman hemen herkesin bahsettiği gibi ilk 100 sayfasında okuru uzak tutuyor diye değil son 100 sayfası yüzünden başyapıt olmayı kaçırmış. Okuma alışkanlığı ve azıcık tarih bilgisi olan herkes için ilk 100 sayfa da gayet akıcı idi ve şahsen beni hemen etkisine alabilmişti. Ama 648 sayfalık romanın son 100 sayfası sanki başka biri tarafından yazılmış gibiydi. Uzadıkça uzayan, gereksiz sündürmelerle beklenen finali okura daha da özleten, beklentiyi yükseklere çıkaran ama oldukça sıradan bir finalle tamamlanan bir bölümdü. Final bölümüne dair hayal kırıklığını saymazsak hatta roman, 1953 depreminde bitse muhteşem bir kitap diyebilirdik.

Corelli'den sonra Kefalonya adeta bir turist akını yaşamış. Çok satan romanı okuyan Avrupalılar adaya akın etmiş. Hatta adadaki barlardan biri adını değiştirip Corelli's yapmış. Hakikaten de okurken insan Kefalonya'yı gidip görmek istiyor. Ama benim romandan kaynaklı bu isteğim günümüz Kefalonya'sından ziyade savaşı yaşayan ve bir Türk köyünden hiç farkı olmayan o cennet. Bugün adanın doğayı sermayesi yapan bir kapitalist cenneti olduğunu tahmin etmek zor değil.

Diğer yandan roman, benzeri diğer yapıtlarda pek işlenmeyen bir döneme göz atıyor. Almanların 1943 sonunda 10.000'den fazla müttefik İtalyan askerini yok ettiği, tarihin en kara sayfalarından birine. Faşizmi ve Mussolini'yi çok önce başından def edemeyen İtalyan ordusunun belki de kendi uyuşukluklarının sonucu olan o kaçınılmaz merhaleye. Kefalonya'da, bu Yunan adasında Yunan olmayan iki kuvvet birbiriyle dövüşürken de Bernieres oradan bir sonsuz aşk hikayesi filizlendiriyor.
465 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Mussolini ve Hitler’in faşist yönetimi altındaki İtalya ile Almanya’nın Yunanistan’ı işgali, bu işgali önleme bahanesi ile İngiltere’nin de işgale katılması ve orada yaşanan daramlar, saldırgan ülkenin bir yüzbaşısının gözünden anlatılıyor.
Kitap bir roman olsa da tarihi gerçeklerle birebir uyuşuyor.
Yazar esprili bir dil kullanmış olmasına rağmen, savaş şartları ve yaşananlar o kadar acı, o kadar, acımasız, o kadar vahşi ki, yine de her satır içinizi burkuyor.
Ayrıca kitabın yazıldığı dönemde Avrupa’nın neredeyse tamamında ve Türkiye’de faşist yönetimler var. O dönemde faşizmle yönetilen İtalya, Almanya, İspanya gibi ülkeler faşizm belasından şöyle veya böyle kurtulmuş özgürlük ve demokrasiyi seçmiş olmalarına rağmen ülkemiz ve bizlerin yasa, hukuk tanımaz, eli sopalı bu faşist liderlerden yakamızı bir türlü kurtaramamış olmamız da eseri bizim için ayrıca önemli kılmaktadır.
Yazarın kitabın sonuna artı bir gizem, artı bir esrarengizlik katma çabası gereksiz ve inandırıcılıktan uzak olsa da zevkle okunacak, okuyucuya çok şey katacak bir kitap.
465 syf.
Aşk mı sevgi mi? Çoğu zaman birbirine karışır duygular. Berniéres aşk ve sevgi arasındaki farkı ortaya koyma ihtiyacını bu yüzden hissetmiş olsa gerek: “Hem aşk geçici bir deliliktir, bir yanardağ gibi patlar ama sonra yatışır. Hızını aldığı zaman şuna karar vermelisin. Acaba kökleriniz birbirine karıştı, ayrılmayacak kadar kaynaştı mı? İşte sevgi budur. Sevgi soluk soluğa kalmak, yürek çarpıntısı, ezeli tutku sözleri vermek, günün her saatinde çiftleşmeyi arzulamak demek değildir. Gece uyanık kalarak vücudunun her kıvrımını öptüğünü düşlemek değildir. Bu aşık olmaktır sadece, her budala birine tutulabilir. Sevgi, aşk ateşi sönünce geriye kalan duygudur; hem bir sanat hem de bir kaza.”
465 syf.
·62 günde·Beğendi·10/10 puan
Çətin oxunan möhtəşəm roman

2011-ci ildə BBC-nin tərtib etdiyi, "200 ən yaxşı roman" siyahısına düşən, ingilis dilində yazılmış ən çətin oxunan kitablardan biri hesab olunan, ingilis yazıçısı Lui de Bernyerin "Kapitan Korellinin mandolinası" romanı, 2017-ci ildə "TEAS press" nəşriyyatında işıq üzü görüb. Kitabı ingilis dilindən tərcümə edən Sevil Gültəndir.

2002-ci ildə Con Madden tərəfindən ekranlaşdırılan romanın əsas mövzusu müharibə meydanında cərəyan edən bir eşq hekayəsidir. Lu de Bernyer Tolstoy və Dikkens ənənəsinə sadiq qaldığı bu romanı ilə, ədəbiyyat aləmində layiqli iz qoymağı bacarıb desək, yanılmarıq. 1995-ci ildə bu roman müəllifinə Böyük Britaniyanın ən nüfuzlu ədəbiyyat mükafatı hesab olunan "Commonwealth Writers" Mükafatını qazandırıb. Bu romana qədər Bernyer 1991 və 1992-ci illərdə ardıcıl olaraq "Commonwealth Writers" Mükafatının qalibi olub. Bernyerin Türkiyə tarixindən bəhs edən "Qanadsız quşlar" romanı da kifayət qədər populyardır. "Kapitan Korellinin mandolinası" romanı üslub, texnika və peşəkarlıq baxımından mübahisəsiz böyük ədəbiyyat nümunəsi hesab olunur. Romanın axıcılığı, hadisələrin bir-birinə bağlı inkişafı, yazar təxəyyülünün qəribə və ovsunlayıcı sehri oxucunu öz təsirində saxlamağı bacarır.



Amansız savaşda eşq hekayəsi

"Kapitan Korellinin mandolinası" romanında hadisələr II Dünya Müharibəsi dövründə baş verir. İtaliyalı bir əsgər olan Karlo qorxaq və çəkingəndir. Homoseksual olan Karlo Françesko adlı əsgər yoldaşına aşiq olub və eşq əzabı çəkir. Onların həyatı Yunanıstana göndərildikdən sonra dəyişir. İtaliyanlar öz əsgərlərinə ingilis uniforması geyindirib Yunanıstana göndərməklə, müharibənin gedişatını dəyişmək, bu təxribat sayəsində Yunanıstana müdaxilə etməyi düşünürlər. Əməliyyat üçün elə əsgərləri seçirlər ki, onların ölümü böyük səs-küy doğurmasın. Karlonun bu əməliyyata seçilməsinin səbəbi cəsarətsizliyi olsa da, o bütün çətinliklərə və təhlükələrə baxmayaraq sağ qalır. Amma sevdiyi Françesko bu döyüşlərdə öldürülür.

Bu əməliyyatdan dərhal sonra Karlo Kapitan Korelli ilə birlikdə Yunanıstanın unudulmuş, əldən-ayaqdan uzaq, sakit bir guşəsi olan Kefaloniya adasına göndərilir.



Kapitan Korellini adanın nüfuzlu adamlarından olan həkim İannisin evinə yerləşir. İannis həkimliklə yanaşı, yaşadığı adanın tarixini yazmağa çalışan həvəskar tarixçidir. İannisin qızı Pelagiya evlidir və ərinin müharibədə olması onların arasındakı sevgini soyudub. Kapitan Korellinin davranışları onu heyran edir və Pelegiya ona aşiq olur. Pelegiyanın eşq iztirabı çəkdiyi günlərdə əri yaralı halda müharibədən qayıdır. Ayrı qaldıqları müddətdə Pelegiya ərinə çoxlu sevgi məktubları yazsa da, cavab almır. Aralarındakı münasibətin soyumağına bu laqeyidlik təkan verir. Halbuki, Pelegiyanın əri oxuma-yazma bilmədiyi üçün, məktubları nə oxuya, nə də cavablandıra bilib. Pelegiya ərindən uzaqlaşdıqca Korelliyə daha da aşiq olur. Bu gizli sevginin alovlandığı ərəfədə adaya alman ordusu müdaxilə edir və italyanlar geri çəkilməyə məcbur olur. Uzun müqavimətdən sonra italyan əsgərləri təslim olur və almanlar onları güllələməyə qərar verir. Hamının gözü qarşısında güllələnən italyan əsgərlərinin arasında Kapitan Korelli də var. Amma Karlo öz gövdəsini sipər edərək ağır yaralı Korellini ölümdən qurtarır.

Ağır yaralanan Korellini yenidən həkim İannisin evində gizlədirlər. Həkim əlindən gələni edərək onu həyata qaytarır. Hətta yaralarını tikmək üçün Korellinin mandolinasının simlərindən istifadə edirlər. Kapitan sağaldıqdan sonra onun almanlardan gizli İtaliyaya qaçmasına şərait yaradırlar. O, mandolinasını Pelegiyaya xatirə olaraq qoyur və mütləq geri qayıdacağına söz verir.

Pelegiya illərlə Korellinin yolunu gözləsə də, ondan heç bir xəbər ala bilmir. Artıq hər şeydən ümidini üzən Pelegiya sevgilisinin həsrəti ilə qocalmağa başlayır. Bu ərəfədə adada zəlzələ baş verir və Pelegiyanın atası, həkim İannis həyatını itirir. Amma Korelli geri qayıdır və sevgilisinə qovuşur...

Tabulara meydan oxumaq

Bernyerin bu romanı, sadəcə, Korelli və Pelegiyanın sevgisi üzərində qurulmayıb. Əsərdə bir çox tarixi şəxslərin, dövlət başçılarının obrazı yaradılıb. Bu baxımdan romanı tarixi roman kimi də qəbul etmək olar. Eyni zamanda, Bernyer, din, ədəbiyyat, musiqi, mədəniyyət, siyasət, əxlaq haqqında da önəmli fikirlərini bu roman vasitəsi ilə çatdırır. Bəzən müəllifin sevgi, insani münasibətlərlə bağlı düşüncələri oxucunu təkrar-təkrar düşünməyə, yaşadıqlarına yenidən nəzər salmağa məcbur edir.

Xüsusilə homoseksual əsgər Karlonun timsalında, sanki illərlə formalaşmış ehkamlara, tabulara meydan oxuyur, homoseksual əsgəri qəhrəman kimi təqdim etməyi bacarır. Əsərin təməl ideyası sevginin qələbəsi olsa da, hadisələrin inkişafını izlədikcə müharibəyə olan nifrətimiz daha da artır. Xeyirlə şərin amansız mübarizəsində, xeyirin qələbəsini ümidlə gözləyən günahsız insanların iztirabı oxucunu sarsıdır. Müharibənin yaratdığı səfalət və ehtiyac içərisində gündən-günə dərinləşən sevgi, qırılmaz dostluqlar, insani münasibətlər müharibə dəhşətlərinin insan ruhunu tamamən məhv edə bilmədiyini göstərir.

Ümumiyyətlə, Bernyerin bu romanı ciddi ədəbiyyat nümunələrini sevən, mütaliədən zövq alan oxucu üçün əvəzsiz nümunədir.
Simetri yalnız ölü şeylerin özelliğidir. Sen hiç simetrik bir ağaç, ya da dağ gördün mü? Belki binalarda güzel durur ama simetrik bir insan yüzü görürsen, onu güzel değil soğuk bulursun. İnsan yüreği bir parça dağınıklıktan hoşlanır.
Yazgımın beni yaşamaya zorladığı bu dünyada hava yok, havasız ve ışıksız boğulup kalan bir bitki gibiyim, köklerim zedelenmiş, yapraklarım zehirle sıvanmış. Aşk ateşiyle çatlıyorum ama ne tomurcuklarımı deren var ne de sevgimi besleyen. Kendi ulusumun içinde bir yabancı, kendi ırkımda bir garip yaratık gibiyim. Etim herhangi bir papaz ya da doktorunki kadar sağlıklı ama kanser illetiymişim gibi iğreniyorlar benden.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yüzbaşı Corelli'nin Mandolini
Baskı tarihi:
Ocak 2009
Sayfa sayısı:
465
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750802102
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Captain Corelli's Mandolin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Yüzbaşı Corelli
Yüzbaşı Corelli’nin Mandolini
Kapitan Korellinin Mandolinası
"Evet, bol bol okuyarak, varlığımın, bir olasılık olduğumun kanıtlarını aradım.Kendimi nerede buldum bilir misiniz? Kaybolmuş, başka bir dünyada güzel ve doğru olduğumu nasıl öğrendim? Bir Yunanlının yazdıklarını okuyarak.

Güler misin ağlar mısın? Ben bir İtalyan askeriyim ve ataları benim gibilere gönüllerince sevmek hakkını tanıyan biricik halkı eziyorum."

De Bernieres, kitabında Yüzbaşı Corelli, Dr.Yannis, Pelagia ve Carlo gibi kendi kahramanlarını Hitler, Mussolini, Komünizm ve Faşizm gibi insanlık tarihinin kahramanları (!) ile buluşturuyor.

Yüzbaşı Corelli'nin Mandolini duygusal ve neşeli, lirik ve öfkeli, trajik ve ironik, açıksözlü ve şaşırtıcı üslubuyla, yayımlandığı günden bu yana bir fenomen olmaya devam ediyor.

 

Kitabı okuyanlar 282 okur

  • Sinem Hoca
  • Fidel Tumay
  • Dilek Dursun
  • Rıdvan Yavaş
  • Işık Çağla Bölek
  • Bahar Yüzbaşıoğlu
  • brrke
  • montechristo
  • BAYER
  • Kaldırım Mühendisi

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%5.3
13-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%5.3
25-34 Yaş
%26.3
35-44 Yaş
%36.8
45-54 Yaş
%19.3
55-64 Yaş
%1.8
65+ Yaş
%5.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%53
Erkek
%47

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%24.2 (24)
9
%24.2 (24)
8
%23.2 (23)
7
%9.1 (9)
6
%2 (2)
5
%1 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0