Ekmekler gitgide beyazlaştı, içindeki su ve hava miktarı arttı ve gıda değeri düştü.
1826'da Fransız psikoloğu Francois Magedie köpekler üzerinde bir deney yapmıştır. Bir grup köpeği sadece beyaz ekmek ve su ile, diğer bir grupu ise kahverengi ekmek ve su ile beslemiştir. Elli gün sonra beyaz ekmek ile beslenen köpeklerin ölmesine reğmen, diğerleri normal hayatlarını sağlıklı olarak devam ettirmişlerdir.
Gıda değeri bakımından beyaz ekmek kahverengi ekmekler ile mukayese dahi edilemez.
Yeme alışkanlığımızdaki en negatif tesirlerden biri de şüphesizki "Fast Food" dediğimiz, önceden hazırlanmış ve hemen paketlenerek verilen gıdalardır. Bunlar lokantalara nazaran daha ucuz ve çabuk servis verirler.
Acelesi olanlar için harika bir fikir gibi gözüksede sonuçta bütün yeme alışkanlığımızı altüst etmektedirler.
Mc Donald's, Wimpy, Wendy's gibi dev fast food dükkânları gıda sanayiindeki yerlerini her geçen gün artırmaktadırlar. Bugün dünya'da kırkbin'in üzerinde hamburger yeri vardır ki; bunun onbine yakını McDonald's dır.
Ekmeğin başına gelenler diğer pekçok tabiî gıda maddesinin başına da geldi. Bugün nerede ise bütün gıda maddeleri o veya bu şekilde bir işleme tâbi tutulmakta, fiatı artmakta, gıda değeri azalmaktadır.
En basit bir misal sağlıklı diye aldığımız bir potasyum kaynağı olan kuru kayısılar, aslında hiçte öyle tupruncu değiller. Kayısı tabiî olarak kurutulduğunda siyahımsı bir renk almaktadır. Bu göze hitap etmeyen renk sanayîde hayalimizdeki "kayısı rengi"ne çevrilmektedir.
Bu hikâye hep tekrar etmekte, rengi ve dolayısıyla görünüşü bizi çekecek ürünler üretilmekte, reklam şirketleri bizleri ihtiyacımız olsun veya olmasın bunları almaya teşvik etmektedir. Bu sistemin dışına çıkabilmek, tesiri altında kalmamak artık imkansız hale gelmiştir.
Osmanlı Devleti'nin önde gelen şeyhülislamlarından Ebussuud Efendi (1490-1574), 58 sene kadılık, müderrislik, şeyhülislamlık vazifeleri yapmıştır. Millete ve devlete çok hizmet etmiş, padişahlar ve halk tarafından çok sevilmiştir. 84 yaşında vefat etmiş, Eyüp'te kendisinin inşa ettirdiği medresenin bahçesine defnedilmiştir. Sayısız talebe yetiştiren ve çok mühim eserler veren Ebussuud Efendi günümüzde daha çok fetvalarıyla bilinmektedir. Birçok konuda danışılan şeyhülislam, o zamanlar yapılan bir uygulama hakkında şu fetvayı vermiş: "Bir Müslüman tarafından Besmele-i Şerîfe ile boğazlanan, fakat kolay yolmak için bağırsakları çıkarılmadan kaynar suya atılan tavuk asla temiz ve helal olmaz. Tüyleri kolay yolmak için tavuğu sıcak suya atmadan önce içini temizlemek ve tavuk üzerinde kan ve sair pislik var ise onu temizlemek lazımdır."