"Oysa o günlerde içilen içkilerin öyle öksüz bir acılığı, yürek kavuran, insanı gerçekliklerin dışına, varlığının kanıtlanması gerekli olmayan bambaşka dünyalara alıp götürüveren bir burukluğu, yakıcı bir acılığı, bir elmas saydamlığı, bir kristal tınısı olurdu ki, bir yudumuyla bile büyülenmemek elde olmazdı. Kafaları tuttuktan sonra, o hep bir ağızdan söylenen şarkıların, çocuksu ve gülünç, ama yüreklerin ortasına kurşun gibi oturmuş hüzünleri, bütün dev masallarının gizemini taşırdı."
İçkinin tarihten günümüze bilinen ve zaman içinde keşfedilen başlıca zararları şöyle sıralanabilir: Giderek alışkanlık yapması, akıl ve iradenin doğru kullanılmasını engellemesi, düşmanlık ve kinin oluşmasına sebep olan tartışmalara ve kavgalara, sarhoşun alay konusu olmasına sebebiyet vermesi; insanların Allah’ı düşünmesini, O’nun şuurunda olmanın verdiği huzur ve edebi yaşamasını, zamanını kendisi ve diğerleri için en faydalı bir şekilde değerlendirmesini önlemesi, kullanımı ve ikramı için sarfedilen malın ve paranın boşa gitmesi (israf), insan sağlığına ve sağlıklı nesillerin oluşmasına zarar vermesi...
İçkinin fayda hânesine de şunları yazmak mümkündür: Ticarî ve ekonomik getirilerinin bulunması ve kullanana geçici zevk vermesi.
İslâm içkinin az faydasına karşı çok zararını ve onun vereceği faydanın başka şeylerle de elde edilebileceğini göz önüne alarak sarhoşluk veren içkileri ve aynı etkiyi fazlasıyla hâsıl eden uyuşturucu vb. nesneleri kullanmayı haram kılmış, yasaklamıştır.