Beş Parasızdım ve Kadın Çok GüzeldiDerviş Şentekin

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.171
Gösterim
Adı:
Beş Parasızdım ve Kadın Çok Güzeldi
Baskı tarihi:
Kasım 2011
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055340049
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınevi
Dünya Gençler Satranç Şampiyonu olarak girdiğim İstihbarat'tan, iki yıl önce kıçıma tekmeyi vurarak kovmuşlardı beni...
İstanbul'a mis gibi kar yağıyordu.
Bir kadın, bir yıldan beri pineklediğim barda beni bulmuş ve kayıp babasını aramam için iki yüz bin lira teklif etmişti...
İşi kabul ettim, çünkü beş parasızdım ve kadın çok güzeldi...
Üstelik her geçen gün daha da çürüyen içimdeki adamı da kurtarabilirdim belki...
Yolumun, bir dönemin en azılı katiliyle kesişeceğini nereden bilirdim ki?

İşte şu an ben kanlar içinde yerde yatarken katil tepemde dikiliyordu.
"Bu işler satranç oynamaya benzemez" dedi.
Üç el silah sesi daha duydum.
Kafama sıkmış olmalıydı.
Zamanı gelmişti: Ruhum kanlar içindeki bedenimden ayrılmış gökyüzüne doğru havalanıyordu.
(Tanıtım Bülteninden)
Soğuk bir kış gecesiydi rafta gördüm ve ismini okumamla almam bir oldu. Bir çırpıda da okudum kitabı.. Sonuçta bir polisiyeden beklenilen şaşırtıcı finali yapamıyor. İsmiyle kendini aldıran kitap içeriğiyle aynı etkiyi bende oluşturamadı maalesef.
Beklentilerimi karşılamadı, karşınızda eski istihbaratçı değil de bir bakkal var sanki, her şey güzel giderken bir anda bam güm ve kitap bitiyor, başladığı gibi devam etse iyiydi, o sonu hiç yakıştıramadım.
Arkadaşımdan hediye olan byu kitabı severek okumuştum. Fakat sonralar hiç altını çizmediğim cümleler olduğunu fark ettim. Sanırım yeniden okumalıyım
Son zamanlarda okuduğum en iyi polisiye romanlardan.
Karakterler oldukça detaylı bir şekilde irdelenmiş ve okuyucuyu gerim gerim germeyi son derece başarılı bir şekilde gerçekleştiriyor.
Emniyet İstihbarat'ından ayrılan esas oğlan, arkadaşı Cengiz'in barında otururken içeri bir kız girer ve ona, kendisini eski amiri olan Oğuz Sipahi'nin tavsiye ettiğini, babasının kayıp olduğunu ve bulursa 200 bin TL vereceğini söyler.
Sonrasında da olaylar gelişir.
Her ne kadar esas adamın kızının babasına "babiş" demesi belli bir süreden sonra sinirleri bozsa da,
Polisiye severlerin zevkle okuyabileceği bir roman.
internette bir uygulamanın kitaplığında okumuştum çok hoşuma gitmişti
Son iki bölüme kadar gayet güzel gelmiş, hayata dair birbirinden incelikli sorular sorup nice güzel cevaplar vermiş yazar. Ancak son iki bölümde ana konuya dair sorulara aceleci cevaplar verip etkisini azaltmış ne yazık ki hikayenin.

Ek: Kitabın devamı varmış iyi mi :/
Kitap iyi mi kötü mü asla karar veremedim. Okunabilecek bir kitap. Ama bu konu daha iyi yazilabilir, daha çarpıcı hale getirilip bir efsaneye dönüşebilirdi. Ama yazar konuyu yeterince kullanmamış ama yine de asla kötü değil.
ve sanırım ben kendime çok fazla acımıştım. şu küçücük kar tanelerinin bile mutlu ettiği ben, bütün hayatı ıskalamak üzereydim...
"sade kahve içenler artık evden kopmuş demektir. daha doğru bir ifadeyle bir eve ihtiyaçları yoktur. yaşadıkları herhangi bir yeri ev olarak benimseyip mutlu mesut yaşamaya devam ederler. yıllarca bir otel odasında yaşayabilirler, örneğin. ama sütlü kahve içenler hep bir ev ararlar. evlerinden iki gün ayrı kalsalar, hemen bir mutsuza dönüşürler. yataklarını, ellerini sildikleri havluyu, her gece oturdukları koltuklarını, hatta ne bileyim çorap çekmecelerini bile özlerler. bunu biliyor muydunuz?" dedi."
Bir zamanlar, senin adını söylerken dudaklarımda bal gibi tat kalıyor, diyen kadına sor bakalım şimdiki adamın adında da aynı tat var mı? Hadi ne duruyorsun, nasıl, adımın dudaklarındaki yokluğu diye sorsana...
kar, bir insanın kalabalıkların arasında kaybolmasına yardım etmek için yağıyor olabilirdi....

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Beş Parasızdım ve Kadın Çok Güzeldi
Baskı tarihi:
Kasım 2011
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055340049
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınevi
Dünya Gençler Satranç Şampiyonu olarak girdiğim İstihbarat'tan, iki yıl önce kıçıma tekmeyi vurarak kovmuşlardı beni...
İstanbul'a mis gibi kar yağıyordu.
Bir kadın, bir yıldan beri pineklediğim barda beni bulmuş ve kayıp babasını aramam için iki yüz bin lira teklif etmişti...
İşi kabul ettim, çünkü beş parasızdım ve kadın çok güzeldi...
Üstelik her geçen gün daha da çürüyen içimdeki adamı da kurtarabilirdim belki...
Yolumun, bir dönemin en azılı katiliyle kesişeceğini nereden bilirdim ki?

İşte şu an ben kanlar içinde yerde yatarken katil tepemde dikiliyordu.
"Bu işler satranç oynamaya benzemez" dedi.
Üç el silah sesi daha duydum.
Kafama sıkmış olmalıydı.
Zamanı gelmişti: Ruhum kanlar içindeki bedenimden ayrılmış gökyüzüne doğru havalanıyordu.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 69 okur

  • Bahadır Özel
  • Aslı İpek
  • Nur
  • hygieia
  • Hamza Polat
  • Buğra Can Yavuz
  • Ayten Mamedova
  • Cüneyt Karaağaç
  • Yalçın Arda
  • Korhan Arslan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.1
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%18.8
25-34 Yaş
%37.5
35-44 Yaş
%28.1
45-54 Yaş
%9.4
55-64 Yaş
%3.1
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%61.3
Erkek
%38.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13.3 (4)
9
%16.7 (5)
8
%23.3 (7)
7
%20 (6)
6
%13.3 (4)
5
%3.3 (1)
4
%3.3 (1)
3
%3.3 (1)
2
%0
1
%3.3 (1)