Rahmetli Hayriye Hanım teyze... Anneannenim ablası... Çok şişman, acı biber ve acılı yemekleri seven, otoriter tavırlı, sözünü esirgemeden dobra dobra konuşan, ikrâm seven, cömert, misafiri yük olduğunu hissettirmeden fevkalâde ağırlayabilen, hayatı boyunca askerde kaybolan annemden büyük oğluna yanan ve bu ateşi ömrünün sonuna kadar taşıyan insan... Ana çizgileriyle bende yaşayan tarafları bunlar... Bir haber: Ölmüş... 12-13 yaşlarındayım... İnsanların, aslında her bakımdan birbirlerinden ne kadar habersiz yaşadıklarını, herkesin sadece kendine mahsus bir sır olarak yalnız olduğunu şiddetle duyduğum dâva... Benim büyük adam olduğumu göremeyecekti... Oysa, çocuk ölçülerim içinde, takdirine mazhar olmak istediğim bir insandı!.. Kader!..
Sayfa 109 - Vâridât: Takdir, ″HECE TAŞINDA SÜKÛT″ başlıklı 28 Ağustos bölümü, İBDA Yayınları