k

Kavramlar

5 üye
Takip
(...) Manasının müphemliği yüzünden çok defa sığınak veya hücum vasıtası gibi kullanılan mefhumlardan biri de "milletlerarası"dır (international). Bu kelime ilk bakışta çok açıktır. Birer realite olarak mevcut olan milletlerin arasındaki müessese ve fikir mübadelelerini veya iştiraklerini, umumi bir kelimeyle milletlerarasındaki her türlü münasebetleri ifade eder. Milletlerarası pazar, milletlerarası ilim kongreleri, milletlerarası sanat hareketleri gibi (Medeniyet). Fakat aynı zamanda bu kelime milletleri hesaba katmayan evrensel siyasî hareketleri temsil etmek üzere Fransızca aslıyla "international" diye kullanılmaktadır. Bu kelimeden çıkmak üzere “internationalisme" milliyet aleyhtarlığı manasına gelmeye başladı. Fakat kelimenin bu hususî manasının yukarki ile hiçbir münasebeti yoktur. Buna rağmen iki mana karıştırılacak olursa, söyleyenin cahil veya hüsnüniyetten mahrum olduğuna hükmetmek lazımdır.
Sayfa 6 - I - KÜLTÜR VE MEDENİYET, Mefhum Buhranı, İş Bankası Kültür Yayınları
Kavramlar
Gene tanımı gereği parrhesiastes, kâhin gibi muammalı bir dil kullanmaz. Söyleyeceklerini olabildiğince açık, dolambaçsız, kisvesiz, retorik süs kullanmadan söyler ki sözlerine doğrudan doğruya buyurucu bir değer yüklenebilsin. Parrhesiastes yorumlanacak bir şey bırakmaz ortada. Tabii ki yapılacak bir iş bırakır: Muhatabına hakikati kabul etme cesaretini göstermenin, hakikati tanımanın ve ondan bir davranış ilkesi çıkarmanın zorlu ödevini yükler. Muhatabına bu ahlaki ödevi bırakır ama kâhinden farklı olarak, onu yorumlama görevinin zorluklarıyla baş başa bırakmaz.
Sayfa 17 - 1 Şubat 1984 Dersi - Birinci Saat, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2018
Kavramlar
Reklam
- PARRHESİATES
Parrhesiastes geleceği anlatmaz. Kuşkusuz, insanların kör olmuş gözlerle algılayamadıkları şeyleri ifşa eder ve açığa vurur; ama kaldırdığı peçe geleceğinki değildir. Var olanın üzerindeki peçeyi kaldırır. Parrhesiastes, insanın ve zamanın ontolojik yapısı nedeniyle insanları bir biçimde geleceklerinden ayıran şeyi aşmalarına yardımcı olmaz. Onlara körlükleri içinde yardım eder; ama bu, ontolojik bir yapının sonucu değil; bir hatanın, ahlaki dalgınlığın ya da sefahatin, dikkatsizliğin, rahatını bozmama halinin veya bir korkaklığın sonucu olarak şimdiki zamanda bulundukları duruma dair, kendilerine dair körlüklerinde bir yardımdır. İnsanın dikkatsizlikle, rahatlıkla, korkaklıkla ve ahlaki dalgınlıkla oynadığı oyunda rol alır parrhesiastes. Dolayısıyla, insanın sonluluğu ile zamanın yapısının eklemlendiği noktada yer alan kâhinkinden çok farklı olan bir "örtü kaldırma" rolüdür bu.
Sayfa 17 - 1 Şubat 1984 Dersi - Birinci Saat, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2018
Kavramlar
Aristoteles Nikomakhos’a Etik’te megalopsykhia (yücegönüllülük) ile parrhesia pratiğini ilişkilendirirken parrhesia ile cesaret arasındaki bu bağlantıyı açıkça belirtir. “Dostluklarını olduğu kadar nefretini de uluorta ifade etmesi gerekir. Zira ancak korkan saklanır, Kanılardan ziyade hakikatle meşgul olur, uluorta konuşur ve uluorta davranır. Dürüsttür, çünkü başına gelebilecekleri hafife alır"
Sayfa 14 - 1 Şubat 1984 Dersi - Birinci Saat, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2018
Kavramlar

Kavramlar Konusuna Benzer öneriler

Aşk7,7bin üye · 185 yeni gönderi
Takip
Sosyoloji475 üye · 45 yeni gönderi
Takip
Filistin4.566 üye · 38 yeni gönderi
Takip
- PARRHESİA
(...) - Ama parrhesia sözcüğü olumlu bir değer verilerek de kullanılır ve bu durumda parrhesia; şifreleme ya da maskeleme görevi görebilecek her türlü üslup ve retorik süsten bağışık, gizlisiz, saklısız ve sakınmasız bir biçimde hakikati söylemek demektir. "Her şeyi söylemek" artık bu durumda hakikati hiç gizlemeden, hiçbir şeyle saklamadan söylemek demektir. Örneğin Philippos’a Karşı İkinci Söylev’de Demosthenes; ağızlarına geleni söyleyen ve söylemlerini akla dayandırmayan kötü parrhesiastes'ler gibi akılsızca konuşmak, "işi hakarete vardırmak" ve "misillemede bulunmak" istemediğini söyler (hani tarafların kendi davalarına yarayabilecek ve karşılarındakine zarar verebilecek her şeyi ağızlarına geldiği gibi söylediği kavgalar vardır ya, onlardaki gibi). Demosthenes böyle davranmak istemiyordur; tersine parrhesia'lı bir biçimde (meta parrhesias) hakikati (ta alethe: doğru şeyleri) söylemek istiyordur. Şunu da ekler: "Hiçbir şeyi gizlemeyeceğim" (oukh apokhrypsomai). Hiçbir şeyi saklamamak, doğruları söylemek; parrhesia'nın pratiğini yapmak budur. Parrhesia o halde "her şeyi söylemek"tir ama doğruluğa dayanır: Bütün hakikati söylemek, hakikate dair hiçbir şeyi örtbas etmemek, hakikati hiçbir biçimde maskelemeden söylemek.
Sayfa 13 - 1 Şubat 1984 Dersi - Birinci Saat, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2018
Kavramlar
Reklam
Reklam