Bu ayın kitabı Merve’nin aşırı ısrarları sonucu seçtirdiği Hüseyin Nihal Atsız’ın Ruh Adam kitabıydı. Kendisi kitabı iki defa okumuş doyamamış bir de bizimle beraber okumak istemiş. Biz de mecbur kabul ettik.
Her ramazan olduğu gibi bu ramazanda da önce hep birlikte iftarımızı yaptık. İftarımızı yaparken de bir yandan fasıl çaldı. Fasıl çalanlara kitabımızın temasına uygun olduğu için Yasir’den Dombıra isteği geldi ve isteğimizi kırmadılar. (Tabi çaldıkları parça pek de Dombıra’nın yanından geçmedi.)
Buluşmamıza Ersin ve Burak’ın çocukları ayrı renk kattı. Ersinin daha bir yaşına girmemiş oğlu Mete elden ele dolaştı. Bebekten sıkılan yanındakine verdi. En sonunda bize yetti denip Ersin’e verildi. İftar sonrası da artık yedik içtik asıl konumuza gelelim diyerek Merve’nin moderatörlüğünde Ruh Adam’ı tartıştık ve tartışma sonunda zengin kalkışı yaparak hızlıca kalktık. Yahu bu acele ne! Az daha oturaydık. Neyse şimdi biraz da yazar ve kitaptan bahsedelim.
Hüseyin Nihal Atsız, 12 Ocak 1905 tarihinde İstanbul'da doğdu. Türk yazar, şair, tarihçi ve düşünce insanıdır. Cumhuriyet Dönemi'nde Türkçülüğü savunan sanatçılar arasında öne çıkmıştır ve bu konuda pek çok makale, şiir yazmıştır. Kitabı yorumlayabilmek için yazar hakkında daha fazla bilgi edinmenizi tavsiye ederiz.Kitabı özetlemeye çalışacak olursak;
Kamlançu ülkesinde yaşayan Yüzbaşı Burkay'ın yasak aşkı, aşkına kavuşabilmek için evdeşini kurban etmesi, onu öldükten sonra bile kurtulamayacağı lanete sebep olur. Yüzbaşı Burkay'ın lanetli kaderi, binlerce yıl sonra kitabın baş karakteri Yüzbaşı Selim Pusatın hayatında kendini gösterir.
Yüzbaşı Selim Pusat askerliği, milli değerleri, kendi düşüncelerini hayattaki her şeyden üstün tutan-eşi Ayşeden hatta oğlu Tosundan bile- aşırı fikirleri olan bir askerdir. Selim