“Günlerle gecelerimizin her saniyesinde bizi durmadan usul ile ve şiddetle kaderimize doğru iten, sürükleyen kuvvet kendi kendimiziz. Bu kör talihimizi nasıl hiç sevmemiş olabilir ve ondan nasıl hiç kâm almamış olabiliriz ki onu kısmen de yaratan kendi zevkimizdir.”
..
Hani tek tarafı bozuk kulaklıkla müzik dinlemeye çalışırsın da o bozuk olan tarafın kablosunu kıvırırsın olmaz, sıkıştırırsın olmaz, çekiştirirsin, eğersin, bükersin ve sonunda ses gelmeye başlar ya, sen de aman bozulmasın tekrar diye kımıldamadan dinlersin müziğini. Gönül şarkıya eşlik etmek ister, sesini çıkarmadan avaz avaz bağırmak ister, klip çekermişçesine hareketler sergilemek ister ama nafile. Put gibi durup dinlersin sadece. Heh işte, Leyla'yla ilişkimiz tam olarak bu şekilde ilerliyor bizim de. Dilden dile dolaşan efsane aşıklar olacağız derken bozuk kulaklık olduk resmen.