Bu huzursuz bacak bana ülkemin hatırası oldu:
Ne zaman bir olumsuz durumla, bir düş kırıklığı, dramatik bir hal, bir zulüm, bir soygun, bir haksızlık, bir yanlışlık görsem bacak tıklıyor.
Memlekette işler yolunda gitmiyor, beni de uyku tutmuyor.
Bakalım ne olacak.
Hayatı yüzeyinden değil, temelinden ve ileri doğru değiştirmek için, «Önce baş kalkınmalı, sonra kıç!» demiş halksözümüz. Yerleşik düşünceye her dönemde karşı çıkmış kafalardan sürüp gelen bu bilinç, yeni kafalara ve kitlelere yayıldığı ve mal olduğu ve o sınıf uyanıp balçık duvarların dibinden doğrulup kalktığı gün, dev gövdesi ve kocaman elleriyle ve baktığını gören gözleri, tarih içindeki yerini bilen kafasıyle; bu varlığın karşısında kim durabilir, kim direnebilir? Ve dursa dirense kaç para eder?