Kitap, dehlizlerde sinsi bir ihanetin hayatın karnındaki cenine nasıl kıydığını gözler önüne seriyor. Ceninin bir tutam aydınlığa ne şekilde tutunup tekrar nasıl güneşi gördüğünü anlatıyor.
Hikâyenin akışı içinde kaybolurken, " Kendini doğurabilir bir insan, kendini tarihin imbiğinden süzebilir ve acının omuzuna bir sevgi muskası takabilir." Diyeceksiniz. Ben dedim.
"Cumhuriyet zayıf ve bitap düşmüş bir halde." Gözlerimi kıstım. "Ama burası hâlâ sizin ülkeniz. Onun için savaşın. Burası sizin vatanınız, onların değil."