n

Nostaljik

3 üye
Takip
Aslında özlememeyi öğrenmiş bir insanım. Ama biz hepimiz doğuştan nosthalgia'ya tutulmuş insanlar değil miyiz?
Sayfa 61 - Tezer Özlü'den Ferit Edgü'ye [Zürih] 14 Temmuz 1984·Kitabı okudu
Nostaljik
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Eski İstanbul'da Kış
Çocukluğumun şubatları, ilkgençliğimin şubatları hep yarıyıl okul tatiliydi. Ne televizyon, ne sıcacık alışveriş merkezi, şu bu. Cihangir'deki yıllarımızda, sıkı sıkıya giyinilip, kaşkollar sarınıp, Beyoğlu sinemalarına gidiyoruz, cumartesi ya da pazar. Okulların tatilinde en büyük sevincim bu sinema günleri. Kimileyin de tiyatro. Şimdi yerinde yeller esen Yeni Komedi'de sözgelimi Vasfi Rıza'lı, Bedia Muvahhit'li bir güldürü; günün birinde yangın kurbanı Tepebaşı Dram'da gözyaşıyla sarmaş dolaş bir dram. Tiyatroya, sinemaya gönülden vurulduğum yıllar. Sinema çıkışlarında eve düşe kalka yürüyoruz. Ama mutluyuz, kar topu oynuyoruz. Sıraserviler'den sola dönüp Güneşli Sokak'a girdiğimizde, bütün günler pencere önündeki Saraylı Büyükhanım aynı uyarıyı söyleyecek: ''Çok soğuk! Üşüteceksiniz, çabuk eve dönün!''
Sayfa 62 - Everest Yayınları, 2. Basım, Şubat 2014·Kitabı okudu
Nostaljik
Arkadaşlık teklifi kabul edilip bir ilişki başlayınca oğlanın adı kız için konuştuğu çocuk olurdu. 70’li yıllarda küçük şehirlerde gönül ilişkisi yaşayan tarafların adı konuştuğu çocuk/konuştuğu kız idi. Böyle denmesinde şaşılacak bir şey yoktu, çünkü aşk konuşmakla sınırlıydı. 80’li yıllarda çıktığı çocuk/çıktığı kız oldu. Artık konuşmanın ötesine geçiliyor, baş başa kalınıyordu. 90’lı yıllara gelindiğinde erkek arkadaş/kız arkadaş oldu. Sınırlar aşılmış, dünyayla kültürel bütünleşmenin de adımları atılmış, bazı kesimlerde sevgiliye boy friend/girl friend denmeye başlanmıştı. 2000’li yıllara doğru giderken sevgili kelimesi otuz yıl öncesinin o tehlikeli ve ürpertici tanımını kaybetti.
Can Yayınları, 8. Basım, Mayıs 2013, E-kitap·Kitabı okudu
Nostaljik
İnsan insanla varoluyordu. Aileler büyüktü, akrabalar çoktu. Komşular önemliydi, oturulan sokaklar, mahalleler ait olunan mekânlardı. Kolektif bir hayatın bütün unsurlarıyla sürdüğü, tek kişinin yaşadığı evlerin garip karşılanmak şöyle dursun, görülmesinin bile yaygın olmadığı o yıllarda, küçük şehirlerde arkadaşlık hem duygusal bir eğitim, hem kolektif hayata ayak uydurmanın, adeta kendiliğinden yürüyen bir parçasıydı.
Can Yayınları, 8. Basım, Mayıs 2013, E-kitap·Kitabı okudu
Nostaljik
Siyah-beyaz sinemadan renkli sinemaya geçişe tanık olan bizler, renkli televizyonun nasıl büyüleyici olabileceğini tahmin etmekte hiç zorluk çekmiyorduk. Ama renkli ekrana kavuşmak için epeyce beklememiz gerekti. 80’lerin ilk yarısında, önce kısmen, sonra tamamen renkli bir televizyonla tanıştık. Renkli televizyona çabucak geçildi.
Can Yayınları, 8. Basım, Mayıs 2013, E-kitap·Kitabı okudu
Nostaljik