Üretkenliği saatle değil sonuçla ölç:
Pozen, saat tut-manın çalışan verimliliğini takip etmenin geleneksel bir yolu olduğunu ama modasının geçtiğini söyleyerek onun yerine performans bazlı üretkenlik ölçümünü önerdi. "Harcadığımız saatler yaptığımız üretimin iyi bir ölçütü değildir" diyor Pozen. "Gazetecilere soruyorum: iyi olmayan bir makale üstün- de üç hafta çalıştığınız oldu mu? Peki üç gün uğraşıp harika bir makale çıkardınız mıhiç? Sizce hangisinde vaktinizi daha üretken olarak kullandınız?"
Hedeflerini sıraya koy, önceliklerini belirle: Önümüzdeki hafta ve önümüzdeki yıl için önemli hedeflerini belirle. Bunları arz ve talep olmak üzere ikiye böl. Arz kısmına şunu koy: Hedeflerin sevdiğin ve iyi olduğun şeyleri yansıtıyor mu? Her bir eylemin ve hedefin ardın-daki amaç ne? Talep kısmına da şunu yaz: Hedeflerin, ihti- yaçlarını ne derece hesaba katıyor?
Küçük şeylere kafa yorma: Pozen, "Bizi oyalayan küçük şeylere tüm vaktimizi yatı- rıyoruz. Örneğine-postalar" diyor. "Birçoğumuz her 3-5 dakikada bir e-posta kont- rolü yapıyoruz. Bunu 1-2 saatte bir yap ve iletilerin sadece kimden geldiğine ve konusuna bak." Pozen'ın bir önerisi de e-postayı okurken yanıt gerektirip gerektirme- diğine karar vermek, gerek- tiriyorsa hiç oyalanmadan yanıtlamak. Dediğine göre e-postaların %80'ini yanıtla- mak zaten gerekmiyor.
Yapmak zorunda olduğun önemli ama çok çaba gerektiren bir iş varsa, bir defada tamamlayamıyorsan hiç er-teleme.
"Küçük parçalara böl ve en kolayıyla başla. Başlayıp bir parçayı tamamlayınca kendini diğerine başlayacak kadar iyi hissedeceksin."
Öncelikli projeler için baştan değil sondan başla: Projelere sonuç yazmayı sona bırakmamak gerekiyor. Onun yerine, bir iki günlük bir araştırmanın ardından geçici sonuçlara var. Üzerinde çalışırken kontrol edip gözden
Demek ki insanın beyni bir dakika düşünmeden duramıyor, o garip başı öyle yaratılmış ki istese de istemese de düşünceler ard arda geliyor, bir düşünceden öbürü doğuyor, herhalde ölünceye kadar böyle devam ediyor bu...
Yoksul kadınların, un çuvallarından çocuklarına elbise diktiklerini fark edince, bazı un fabrikaları çiçek desenli un çuvalları üretmeye başlamışlardır.