ş

Şahsiyet

8 üye
Takip
Şahsiyeti, ne ferdin kendi kendine yarattığı mânevi bir teşekkül, ne de cemiyetin, ferdin şuuruna aksettirdiği kıymetler âlemi olarak telâkki etmek doğru olur. Bu fikirlerden her ikisinin de kifayetsizliğini gördük. Şahsiyet bir takım ruhî unsurların birleşmesi ve terkibi olmayıp parçasız ve kısım kabul etmez bir bütün olduğu için bu iki zıt fikri veya onların ifade etmek istedikleri unsurları mezc ve telif etmek suretiyle de izah edilemez. Bu sebepten dolayı, onu ancak “karşılıklı tesir” nazariyesi ile anlamak mümkün olabilecektir. Vakıa, her şahsiyet, fertle cemiyet arasındaki karşılıklı tesirler silsilesi ne kadar inkişaf etmiş ve ne derecede mudil (kompleks) bir hal almışsa o kadar tebarüz etmeğe elverişlidir. O yalnız başına kıymetler mecmuası gibi telâkki edilen cemiyetin farklılaşmasından hâsıl olan netice olmayacağı gibi, yalnız başına ferdin kendi faaliyetleriyle vücuda getirdiği ve zarurî olarak her fertte ayrı bir manzara arz eden, vahdet ve külliyetten mahrum olan mânevi muhitten de ibaret değildir. Karşılıklı tesir neticesinde vücuda gelen bu eser, her iki müessirin vasıflarını toplayan, bununla beraber onlardan başka yeni bir varlık, yeni bir vakıalar silsilesi olan şahsiyettir. Ancak karşılıklı tesirleri (fert, zümre, tabiat, ilâh, vb.) çok inkişaf etmiş olan bir cemiyettedir ki her fert kendisini gittikçe daha müstakil ve daha hür hissetmeye başlayacağı gibi, yine her fert kendisini külliyete daha şuurlu bir surette merbut kılan mesuliyet, vazife, mükellefiyet hislerini daha kuvvetli ve daha derin duyacaktır. **Bundan anlaşılır ki şahsiyetlerin teşekkülü, meslekî vicdanların ve onu doğuran meslek organlaşmalarının eseri değil; fakat bilakis meslek organlaşmasının teşekkülü karşılıklı tesir mekanizmasının inkişafına tâbi en yüksek ruhî
Sayfa 22 - I - KÜLTÜR VE MEDENİYET, Şahsiyet, İş Bankası Kültür Yayınları
Şahsiyet
(...) Filhakika, Ziya Gökalp, şahsiyeti birinci şekilde tarife mütemayildir. Ona göre ferdiyet, insanın uzviyen ruhi olan mevcudiyeti, şahsiyet de bunun üzerine katılan içtimaî varlığıdır. Bir şahsiyet kazanmak demek tamamen içtimaîleşmek, diğer tabirle müesseseleşmek, yani içtimaî fonksiyonlara intibak etmek demektir. Tek bir şahsiyet yoktur, fakat içtimaî müesseseler ve meslekler kadar da muhtelif şahsiyet nevileri vardır: Bediî şahsiyet, ahlâki şahsiyet, teknik şahsiyet, vb. Bunlardan birine malik olmak mutlaka diğerlerine de malik olmayı icap ettirmez. Terbiye olmak demek, "müesseseleşmek" yani bu suretle "fonksiyonlaşmak" ve şahsiyet kazanmak demektir. Şahsiyetin bu telâkki tarzına bir nevi "İçtimaî Monadcılık" diyebiliriz. Leibniz'in felsefesinde her monad, âlemi kendine göre gösteren bir ayna olduğu gibi bu içtimaî felsefede de her fert cemiyeti kendine göre aksettiren bir monaddır.
Sayfa 20 - I - KÜLTÜR VE MEDENİYET, Şahsiyet, İş Bankası Kültür Yayınları
Şahsiyet
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bir şahsiyet olmuş olgun insan, kendi gözüne, vicdanına hesap veren insandır.
Sayfa 324·Kitabı okudu
Şahsiyet
Biyolojik olarak yaşıyor olduğunu bilmek, yaşamının bilincinde olmak anlamına gelmez. Yaşamının sorumluluğunun bilincine varmış bir insan, kültür robotu olmak yerine bir şahsiyet olmayı hedefler.
Sayfa 29 - Yakup Bey·Kitabı okudu
Şahsiyet

Şahsiyet Konusuna Benzer öneriler

a
Agatha Christie18 üye · 1 yeni gönderi
Takip
g
Gülistanımız...1 üye · 1 yeni gönderi
Takip
Hayata Dair22,2bin üye · 574 yeni gönderi
Takip