ş

Şiirimiz

0 üye
Takip
KATI REALİST EKOL ve MUTLAK DEĞERLER...
- "(...)Sonra 2.cihan harbi geldi çattı. İnsanoğlu, dünya tarihinde eşi görülmemiş bir allakbullak oluşa maruz kaldı. Bunun şiirimizdeki neticesi, Orhan Veli ve arkadaşlarının ekolüdür. Mutlak değerlerin inkâr ve reddeden, var oluşa açlığın açısından bakan, katı realizm ekolü..."
Sayfa 37 - 38, Sanat Görüşü, Şiirimiz-Akımlar, Toplum ve Şair Hakkında, -Kent Gazetesi (Kilis)-, Diriliş yayınları
Şiirimiz
YENİ TÜRK ŞİİRİNİN TEMEL FONLARI...
- "Yeni Türk şiirinin kurulmasında bu çağdaş üç şairimiz (Yahya Kemal, Mehmet Âkif, Necip Fazıl) temel fonu teşkil edecektir. Şiirin aktüel kaygısını, sosyal görevini Âkif'ten aldığımız ilhâmla; tarihe ve geleneğe dayanan yanını Yahya Kemal şiirinin örnek tutumunun dersiyle; hakikat ve varoluş, hayat ve ölüm, zaman ve ebedîlik temalarını gıda edinmiş ruhun yeryüzüne çektiği çizgiyi Necip Fazıl'ın şiirinden izleyerek yenileyebiliriz edebiyat yapımızda..."
Sayfa 55 - Mehmet Âkif, Yahya Kemal ve Necip Fazıl, -Diriliş 1970- Diriliş yayınları
Şiirimiz
Reklam
ŞOKU ŞOK SAVAR...
- "Şoku şok savar. Orhan Veli Kanık akımı, içtimâî şartların hızla değişmesinden ötürü sallantıda kalan 30-40 arası klâsik şiirimizi yıkmış, yeni bir şiir grameri getirmiş, ama pek bir cevher katamamış, bir dil konuşamamıştı. Ama yine de Türk şiirinin üstüne bir Roma kartalı gibi hegemonya kanatlarını germişti. Kendisinin dışında bir şiirin düşünülmesini bile istemiyordu. Araya giren "garip" oyun, zalim oyun oluyor, insanda en ufak bir derinleşme, akımın hışmına uğruyordu. Nurullah Ataç da büyük bir yardımcıydı. Tek sanat kuralı "iri lâf etme" fobisiydi: Herkes düz hattâ bayağı lâf etme sanatında yarışa girmişti..." Sezai Karakoç, Edebiyat Yazıları 2, sh 26, Dişimizin zarı, Pazar Postası 1957, Diriliş Yayınları
Şiirimiz
LÂLELİ'DEN SİRKECİ'YE...
- "Lâleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız". İşte yeni şiiri özetleyen bir mısra. Bu artık klâsik şairin yolculuğuna benzemiyor. Klâsik şair, "azgın bir davet" le "nerdeyse toprağın sonuna" gider. "Uçmak, kayıp gitmek, kaçıp dönmemek" şartıyla. Orhan Veli Kanık akımında ise insan, Lâleli'den çıkar bir yolculuğa ve tramvaya atlar; ama mutlaka Sirkeci'ye gider..." Sezai Karakoç, Edebiyat Yazıları 2, sh 27, Dişimizin zarı, Pazar Postası 1957, Diriliş Yayınları
Şiirimiz
ÜSTÜN MİLLET...
- "Osmanlı dönemi, hangi yönden bakılırsa bakılsın bir Millet dönemiydi. O zaman da Millettik, hem mükemmel bir Millettik. Hatasızdık demek istemiyorum. Hatasızlık, Allah'a mahsustur. Biz, diliyle, edebiyatıyla, idealleriyle, ahlâkıyla, sanatıyla, düşüncesiyle, yönetimi ve ordusuyla, o çağda benzeri görülmeyen üstün bir Millettik..."
Sayfa 15 - Kendini Arayan Şiirimiz II, -Diriliş 1983-, Diriliş yayınları
Şiirimiz
TÜRKÇE: BİR KÜLTÜR ve MEDENİYET DİLİ...
- "Osmanlı dönemi, ümmet çağıydı, sonra milliyet çağına geçtik derler. Osmanlıca diye bir dilden bahsederler. Evvelâ şunu belirtelim. Osmanlıca diye bir dil yoktur, sadece ve sadece Türkçe vardır! Osmanlı dönemi, Türkçenin en zengin bir kültür ve medeniyet dili hâline geldiği bir dönemdir. Atalarımızın verdikleri eserler, kurdukları edebiyat ve düşünce düzeni, yaşadıkları kültür hayatı, Türkçeyi, İslâm medeniyetinin, Arapça ve Farsça gibi, bir kültür ve medeniyet dili hâline getirmiştir. Osmanlı dönemindedir ki, Türkçe, İslâm medeniyetinin ana dillerinden biri olma özelliğini kazanmıştır
Sayfa 14 - Kendini Arayan Şiirimiz II, -Diriliş 1983-, Diriliş yayınları
Şiirimiz
Reklam
Reklam