Taşra, belleğin uzun sürdüğü yerdir. Kentte her şey hızla yenilenirken, taşra zamanı saklar. Orada gölün
çekildiği yer, bir çocuğun düştüğü çamurun anısıdır. Bir çiçeğin açtığı yer, yıllar önce bir adamın sevdasına
tanıklık etmiştir.
KOR DERGİ
|s:6|
Taşra… Büyük şehirlerin
gözünde hep eksik, hep yavaş, hep geri. Ama Eber Sarısı’nın açtığı topraklar bize gösterir ki, bazen en derin şeyler en sessiz yerlerde büyür.
KOR DERGİ
|s:6|
Sanırım ikinci yaşar kemal romanım. Gerçekten insanı olayların içine çeken bir anlatımı var. İdealist bir kaymakamla çıkarcı ağaların mücadelesini anlatan bir roman ve oyun. Oyun kısmını daha çok beğendim. Gerçekleri ortaya çıkarmak için ne kadar mücadele etsek de boşa çabaladığımızın insanların kafasındaki sabitlerini değiştirmenin ne kadar zor olduğunu yine bir kez dana anladığım bir roman oldu. Günümüzde de değişen bir şey yok insan iflah olmaz bir yaratık maalesef ki.
Kuru kızın kendince mücadelesini, hayallerini, umutlarını, yeni şeylere merakını, gezmeye hevesini okuduğumuz sürükleyici bir roman. Yaşadığı bunca olumsuzluklara rağmen hayata tutunmayı başaran bir kadının mücadelesi