Ümidini kaybeden kendini kaybetmiştir. Kendine dair her şeye yabancılaşır. Duyguları körelir, hareketleri azalır. bakışları renksizleşir. Hayatı otomatiğe bağlar. Bir makine gibi yaşar. Akşam uyur, sabah kalkar, yaşamak için yapmak zorunda olduğu işleri ve konuşmaları yapar, yemeğini yer ve uyur. Ümitli biri gelse hastalık gibi ona ümitsizliğini bulaştırır ve buna da "Tecrübe konuşuyor." der.
Bir mü'minden her şeyi alabilirler ama umudunu kimse alamaz. Bu ümmetin ümitsiz olmasına izin yok! Allah'ın kitabını okurken Allah'ın huzuruna durduğumuzda söylediğimizi ilk şey "Elhamdülillah" olan bir ümmetiz. Bu da bizim her zaman işin iyi yanından baktığımız anlamına gelir.