Giriş Yap
Üniversiteler, bağımsız düşünce ve kendi kültürümüzü araştırma ve kurma merkezleri olacağına, yabancı misafir sürekli konferans ve seminer müesseseleri haline geldi. Ve yerlileşti, evin sahibi oldu. Evin sahibi uzun bir yolculuğa çıktı. Acaba ne vakit dönecek dersiniz?
Reklam
Müslüman, ortama uyan değil, ortamı kendine uydurandır.
Eğer akademik üretim amacım olmasa beş dakika durmam, bir yere (fazla) bağlı olmak otantikliğimizi öldürüyor. Çarkın dişlisi oluyoruz. Şuna ağam buna rektörüm şuna efendim. Sürekli pohpoh hali. Bağlarımı gevşek tutmaya ve özgürlüğümü korumaya çalışıyorum, bana gelmiyor çünkü...
·
Reklam
Anadolu üniversiteleri var, söylemekte beis yok, düşük profilli üniversiteler. Yani fizik bölümüne girebilmek için örneğin ikinci basamak sınavda 5 matematik 4 fizik yeterli olabiliyor. Sonra bu öğrenciler mezun oluyor. Bir kısmı akademisyenliğe devam ediyor, tabii nasıl devam ettiği de ayrıca konuşulması gereken bir konu. Ahbap çavuş ilişkisi biliyorsunuz, torpiliniz yoksa kadro alamazsınız. Ama örneğin X üniversitesinin fizik bölümüne bakıyorsunuz, yirmi hoca varsa neredeyse yirmisi de o üniversitenin mezunu. Ama bu hocalar o üniversiteye 5 matematik 4 fizikle girmiş. Tabii ki aralarında kendini geliştirenler vardır ama yirmide yirmi olması mümkün değil. Bu hocaların yetiştirdiği öğrencilerden nasıl fizikçi olur, asıl problem burada başlıyor sanırım. Öğrencilerde pek suç yok gibi geliyor bana.
2 yorumun tümünü gör
"Kurulmuş makine konuşuyordu.(Kütüphane fareleri.) Üniversiteye saygım kalmamıştı. Gene de makineye teşekkür ettim."
Korkuyu Beklerken, Oğuz Ataykorkuyu beklerken
2
11 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.48