📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Frenk kronikçi Albert dAix in bir cümlesi dehşet düzeyindeki erişilmezliği korumaktadır:Bizimkiler sadece öldürülmüş Türklerle Müslümanları değil, köpekleri bile hiç iğrenmeden yiyorlardı! Ebülala nın şehrinin çektiği işkence ancak 13 ocak 1099 da yüzlerce Frenk ellerinde meşalelerle sokakları dolaşıp her evi tutuşturduklarında son bulur. Daha önce kent surları taş taş sökülmüştür zaten.
Deir Yasin'in başlıca ailelerinden birinin kızı, otuz yaşlarında genç bir kadın olan Halime Eyd şöyle diyor: “Bir adamın, doğurmak üzere bulunan yengem Sahliye'nin boynuna ateş ettiğini, kasap bıçağıyla karnını yardığını gördüm.” Bu sahnede hazır bulunan başka bir kadın, Ayşe Radvaer, ölen annenin karnından çocuğu çıkarmaya çalıştığı için vuruldu. Başka bir evde, on altı yaşındaki Nane Halil adlı genç kız gördüklerini şöyle anlatıyor: “Bir adam eline geçirdiği bıçakla komşumuz Cemile Hiş'i baştan ayağa yardı, ardından aynı şeyi evimizin basamaklarında yeğenim Fethi'ye yaptı.” Bu sahneler evden eve tekrarlandı. Kurtulanların verdiği ayrıntılara bakılırsa, komandolar arasında bulunan kadınlar gaddarlıkta erkeklerle yarışıyorlardı.