Balkanlarda "Hortlak/Obur/Vampir" Vakaları
"Rumeli tarafında nice kerre görülmüştür ki bazı ölüler kabirlerinden kalkıp geceleri dolaşırlar. Bunlara 'hortlak' derler. Bir köyde ölen bir kâfirin cesedi kırk gün geçmeden mezarından çıkıp halkın evlerine musallat oldu.
Gece vakti kapıları tıklatır, kimine görünür, kimini boğar idi. Köylü korkuya düştü. Birkaç yiğit mezarı açtılar. Gördüler ki ceset çürümemiş, kanlı canlı gibi durur.
Bunun üzerine kazıkla göğsüne vurdular.
O anda ağzından ve burnundan kan fışkırdı. Nihayet başını kesip yaktılar. Ondan sonra köy halkı rahata erdi."
Evliya ÇelebiSeyahatname
Vampir temalı bir eser olunca epey ilgimi çekmişti, konusu da güzel ama çok kısa bir metin. Beklentimin epey altında kaldığını da söylemek zorundayım. Daha uzun ve ayrıntılandırılarak yazılsa belki sevebilirdim. Fakat kısa sürede bitirmiş olmama rağmen çok da sevemedim.
Her şeyin üzerine tuhaf bir dinginlik çökmüş gibiydi; fakat kulak kabarttığımda vadinin aşağısından geliyormuş gibi görünen çok sayıda kurdun ulumasını duydum. Kont'un gözleri ışıldadı ve şöyle dedi:
"Şunlara kulak verin -gecenin çocukları. Ne müzik yapıyorlar ama!" Sanırım yüzümde ona tuhaf gelen bir ifade görünce şöyle ekledi:
"Ah, efendim, siz şehirli kimseler avcının duygularını anlayamazsınız."
Yazarın akıcı ve sade bir dili var. Konusu da ilgi çekici fakat daha iyi işlenebilirdi. Tam olarak bir vampir kurgusu değildi, bu yüzden de beklentimi karşılamadı.