Dünya klasiği olan ilk vampir kitabı carmilla. Lezbiyen olan carmilla' nin insanların hayatına nasıl girdiğini ve nasıl hayat rutinlerini değiştirdiğini okuyoruz.
Dış görünüş tabusuna insanı toslatacak bir eser.
Bir insanı ilk dış görünüşü ile ölçer biçeriz değil mi ? İlk önce gözlerimiz karar verir ve analiz eder. Nazik ve saf gibi duran kişiyi iyi biri zannederiz. ( YOU dizisi senaristleri bu cümleyi beğendi :D )
İşte bu kitap tüm bu algıya tokat gibi cevap veriyor.
Carmilla.. Çevresindeki herkese güzellik, sakinlik, mutluluk uyandıran bir kız.
Bir kaza sonucu annesi onu , kızı ve hizmetçileri olan bir adama emanet ediyor. İyi niyetli adam annesinin vakarlı duruşuna , yalnız olan kızının da istediği üzerine, masum kıza misafirperverlik ediyor.
Halbuki olay iyilikten yoksun , adeta "koynumda yılan beslemişiz!!" dedirtecek bir hikaye çıkartıyor ortaya.
Carmilla hemcinslerine yaklaşarak onları kelimeleri ve dokunuşları ile bir nevi psikolojik etki altına alıp , avına odaklanan veya aşkından çaresiz kalan bir avcı veya acımasız biri gibi onların kanını emen bir vampir.
Vampir deyince aklıma ilk Cullen ailesi geliyor. Aşkından fedakarlık yapan Edward ve Bella'ya nazaran Carmilla'nın adeta vahşi canavardan farkı yok.
Tabi Sağolsun General olaya kaybının intikamını almak için el atıyor.
Carmilla'nın hayatının plan düğümü buradan çözülmeye başlıyor.
Yazarın kalemini sevdim. Okuduğum ilk eseriydi. Sıkmayan akıcı bir üslubu var. Fantastik hikâyelerin bir de bu yüzü ile tanışın derim. :)
Kısa Özet
Anlatıcı Laura, babasıyla birlikte Avusturya’da ıssız bir şatoda yaşar. Bir gece arabası devrilen gizemli bir genç kız —Carmilla— yaralı halde bulunur ve Laura’nın ailesi onu misafir eder.
Carmilla zamanla Laura’yla yakınlaşır, ancak Laura tuhaf rüyalar, halsizlik ve boynunda gizemli yaralar yaşamaya başlar. Şatodaki gizemli olaylar arttıkça Carmilla’nın bir kadın vampir olduğu ortaya çıkar. Sonunda Carmilla öldürülür, ancak Laura’nın ruhunda ve kalbinde kalıcı bir iz bırakır.
Edebi ve Tematik İnceleme:
_______________________________
1. Gotik Atmosferin Ustaca Kurulumu
Le Fanu, 19. yüzyıl Avrupa’sının karanlık şatolarını, mistik ormanlarını ve rüya ile gerçeğin iç içe geçtiği atmosferini ustalıkla işler.
Sürekli belirsizlik, melankoli ve ölümcül çekicilik hissi vardır.
Anlatıcı Laura’nın sesi hem romantik hem de tedirgindir — bu da okuyucuyu “büyülenmiş bir kabusa” sürükler.
2.Cinsellik ve Tabu:
___________________
Carmilla, Viktorya dönemi için son derece cesur bir metindir.
Vampirlik motifi burada sadece bir korku unsuru değil, bastırılmış kadın arzusu ve aynı cinsler arasındaki çekimin sembolüdür.
Carmilla’nın Laura’ya söylediği şu cümle, dönemin kadın duygusallığına dair tabu bir itiraftır:
“Seni seviyorum, Laura… seni ruhumun derinlikleriyle seviyorum.”
Bu aşk hem tutkulu hem de lanetlidir; ölümcül bir arzu ile masum bir bağ arasında gidip gelir.
3. Vampir Figürünün Kadınsı Yorumu:
___________________________________________
Le Fanu’nun Carmilla’sı, erkek vampirlerden (örneğin Dracula) farklı olarak, duygusal, baştan çıkarıcı ve melankolik bir figürdür.
Carmilla, kurbanlarını sadece kanlarıyla değil, kalpleriyle de tüketir.
Onun cazibesi, korku ile arzunun aynı bedende birleştiği bir metafordur.
Bu anlamda, Carmilla karakteri:
Basit ve hızli okunan kitaplardan birisiydi, vampir kitaplarının başlangıçlarindan birisi diye biliyorum, bence başarılı bir kitaptı ve Carmilla karakterini de ben çok severim, farklı kitaplarda da okuduğum olmuştu bence cok ikoniklesmis birisi...
Vampir CarmillaSheridan Le Fanu · Fantastik Kitap · 20176,4bin okunma
kapağından da anlaşılacağı üzere vampir konulu gotik tarzda olmaya çalışmış ama başaramamış bir hikaye. bir çok gotik eserde olduğu gibi vampirler, şatolar, mezarlar ve rahipler vardı ama bana o gotik hava asla geçmedi. zaten çok kısaydı bir de üstüne basit bir anlatımı olunca sevmem mümkün olmadı. eğer 11-12 yaşlarımda okumuş olsaydım bir ihtimal severdim ama şu an daha iyi kitaplar gördüğüm için sevemedim maalesef.
Gotik edebiyat severler, "bir vampir beni ısırsa da ben de vampire dönüşebilsem benim Edward'tan Bella'dan ne eksiğim var?" diyenler burda mısınız? Toplaşın hele yamacıma tam size göre bir hikaye var: Carmilla. - kendimi bir an Heredot Cevdet gibi hissettim::))) tabii ben hikayeyi olduğu gibi anlatmayacam kısa bir önizleme ve yazara dair bikaç ipuçları.
.
Carmilla... Şiir gibi, telaffuz ederken bile bir yumuşaklık, tatlılık ve cazibesi var. İsmiyle müsemma fiziğe sahip nazik kibar hoş ve çok güzel, insana güven veren ama tüm bunların altında şeytan ruhlu bir ifritin olduğunu kim düşünebilir ki? Sapık ruhuyla hemcinsleri genç kadınlara musallat olan bir kan içici. Hikaye, Carmilla ve anlatıcı mağdur hanımefendinin etrafında gelişen olaylar üzerine yazılmış.
.
Son zamanlarda - özellikle son 10 15 yıldır diyelim - gerek edebiyat gerekse sinema ve TV ile hayatımıza giren ve genç kesimin ilgisini daha çok çeken fantastik türde bolca ürün sunan vampir edebiyatının ilk örneklerinden. Carmilla, Dracula'dan 26 yıl önce yazılmış olup, kendisinden sonra gelen yazarlara ilham kaynağı olmuş. Yazar, hayalet ve doğaüstü varlık öykülerine olan merakıyla biliniyormuş. - muş diyorum çünkü kitabı ve yazar hakkında bikaç satır okuyana dek İrlanda edebiyatına dair kimseyi okuduğumu hatırlamıyorum.
.
Korku, insanî ve aynı zamanda kimileri için zevk veren bir duygu. (ben korkmayı sevmiyorum ya..) Elbetteki günümüz fantazyasından farklı, daha ilkel gelebilir.
Döneme bakılınca Le Fanu, bu türde başarılı ve cesurca bir eser ortaya çıkarmış. Demek ki dostlar hangi dönemde yaşıyor olunursa olunsun, ihtiyaçlar aynı ama gelişerek ve değişerek varlığını sürdürüyor.
.
Son söz, çevirmenin önsözünü sevdim, mutlaka okunmalı ve okuru yormayan, sıkmayan akıcı bir üsluba sahip.
Bu da benden: Korku
Sheridan Le Fanu, 1872 tarihinde yazılan bir kitap için oldukça cesur davranmayı ve dönemine göre farklı bir perspektif kazandırmayı başarabilmiş bir yazar. Sadece lezbiyen bir ilişkiyi konu alması ve kadın bir vampir figürü yaratarak cesur davranmamış, üstelik kitapta açıkça dile getirilmese de ince akıl oyunlarıyla dönemin dini yobazlığına fazlasıyla göndermede bulunmuştur. Akıcı bir üslupla yazılmış her bir satır, bir diğer sayfaya geçmek için okuru teşvik edici nitelikte. Uzun ve karmaşık cümlelere, kurgulara yer verilmeden yazılması, okurken beni en çok mutlu eden şeylerden biriydi. Fakat kitabın kendi fikrimce eksik yanlarından biri hikayenin aceleyle yazılmış gibi bir hava vermesi. Finale geldiğinizde biraz eksik kalmış, tam tamamlanmamış bir hikaye okumuş gibi hissedebilirsiniz. Yine de gotik edebiyat türlerini seviyorsanız bu kısa yolculuğa bir şans vermenizi tavsiye ederim.
Eser 1872 yayında yayınlanan Vampir Edebiyatından esinleninmiş bir novella.102 sayfa,kısacık bir öykü.O tarihte kadın vampir karakter yaratmak zorken,yazar bununla yetinmeyip lezbiyen bir karakter yaratmış.Kitapta herhangi bir cinsellik yok,yazar bunu yazmaktansa sadece şehvetli birkaç konuşma yazmayı tercih etmiş.Kitap kahraman bakış açısı (Laura) ile bir günlük okuyormuşsunuz gibi ilerliyor.Bu kitabı kurbanın ağzından değil de vampir Carmilla’nın ağzından okumayı çok isterdim.En büyük eksisi bu bence,diğer eksiğe gelirse çok hızlı olup bitiyor her şey.O gotik havayı yeterince hissetmiyorsunuz.
Kısacası bu tür için güzel bir başlangıç kitabı olur.
Ama daha önce bu tür okuyan biri için yetersiz kalır.
Vampir anlatısının kurucularından Sheridan Le FanuVampir Carmilla bizi Viktorya dönemi şatolarında, tekinsiz ormanlarında bir yürüyüşe çıkararak o dönemdeki beş çaylarına ve maskeli balolara konuk ediyor.
Karakterimiz altı yaşındayken esrarengiz bir rüya görür ve kolay kolay etkisinden kurtulamaz.Şatoda babası ve dadıylarıyla beraber yaşayan karakterimiz hep bir arkadaş özlemi çekmektedir.Aradan yıllar geçer Laura büyür ve on dokuz yaşına gelir. Babası ile beraber yürüyüşe çıktığı ılık bir yaz akşamında karşı tepelerden kendilerine yaklaşan iki arabanın tekerlerinden duyulan gürültü ve nal sesleriyle irkilirler.
Kazadan sonra Carmilla’yı şatolarında konuk ederler.Laura arkadaş özlemi çektiği için Carmilla’nın kendine uygun bir arkadaş olduğunu düşünür.Ahh Laura melek yüzlü şeytanı nasıl kendine yakın görürsün!!!Carmilla’nın şatoda kalmaya başlamasının ardından kendimizi gizemli olaylar silsilesinin içersinde buluyoruz.Ben kitabı merak ve heyecan içerisinde neredeyse soluksuz bir şekilde okudum.
Vampir Carmilla kadın karakterler etrafında gelişmesi, hemcinse duyulan ilgiyi yansıtması bakımından yayımlandığı dönem koşullarında oldukça yadırganmış,vampir kültürünün giderek artmasınada öncülük etmiştir.
Beğendim birkaç alıntıyı aşağı bırakıp merak edenlere şimdiden keyifli okumalar diliyorum.Kitapla kalın.
‘Eğer istemeden kalbini kırıyorsam bil ki mutlaka seninkiyle birlikte benimde kalbim kanamaktadır.’
Ss:37
‘Her şey bir yaz yağmuru gibi gelip geçti.’
Ss:43
‘İnsan mutlu olduğu zaman güçlü olduğunu hisseder.’
Ss:78
‘Vampirlerin hayatlarını devam ettirebilmek için devamlı olarak kana ihtiyaçları vardı ve bunu kurbanlarından sağlıyorlardı.Bazı kişilere aşkı andıran ihtiraslı hisler besliyorlardı.Karşılarındaki kurbana yönelik olan bu tutum ona ulaşıp mahvedene kadar sürüyordu.Adeta bir
Kitap kısa olduğu için inceleme yazmakta biraz zorlanacağım ama çok kısaca anlatmak gerekirse; Carmilla kitabı lezbiyen alt metinleri ve gotik korku unsurlarıyla edebiyattaki ilk kadın vampir hikayelerindendir. Kitaptaki yer yer korku teması bana pek işlemedi, kitap beni içinede çekmedi. Fazla betimleme olmamakla beraber hızlı akan bir kitap. Vampirliğe olan ilgimi arttırdı, bundan sonra " Drakula " kitabınıda okumayı düşünüyorum CarmillaSheridan Le Fanu
Joseph Thomas Sheridan Le Fanu ( 28 Ağustos 1814 - 7 Şubat 1873) İrlandalı Gotik hikayeler ve gizemli romanlar yazarıydı. Ondokuzuncu yüzyılın önde gelen hayalet öyküleri yazarıydı ve Viktorya döneminde türün gelişiminde katkı sağladı. M. R. James, Le Fanu'yu "hayalet öyküleri yazarı olarak birinci sıradadır" diye tanımladı. En iyi bilinen üç eseri Uncle Silas, Carmilla ve The House by the Churchyard'dır.