9/10
·255 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 22:31
Kalbim öyle kırık, yüreğim öyle buruk ki… Bu kitap resmen içime işledi. Kitap, kambur bir kız olan Acibe’nin intiharıyla açılıyor. Sırtında taşıdığı yükün altında çocukluğundan itibaren nasıl ezildiğini, ailesini, ölmeden önce öğrendiği gerçekleri ve bildiği hayatın nasıl da yalanlar üzerine kurulu olduğunu okuyoruz. Kız kardeşi, annesi ve babasıyla dışarıdan bakınca bir aile gibi görünen ama aile olmaktan çok uzak, yalnızca aynı çatının altında yaşayan bu insanların hayatlarına tek tek konuk oluyoruz. On sekiz yaşında ailesini terk eden ablası, bencilliğiyle sınanan annesi, şiire ve alkole âşık babası… Acibe mikrofonu onlara uzatıyor, onlar da kendi sesleriyle sırtlarında taşıdıkları kamburları anlatıyorlar. Esra Kahya’dan daha önce bir öykü kitabı okumuştum. Şimdi de şahane bir roman okudum. İçimi burkan bu hikâyeyi çok sevdim. Okuru bol olsun.
Bir İntihar Çok ÖlümEsra Kahya · İletişim Yayınları · 2026486 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2026 86. kitabı
BİZİM ZAMANIMIZ . Uzun zamandır merak ediyordum Sinem Sal'ın kalemini. #bizimzamanımız ile merhaba dedim. Beni yaşanmışlıklarıma götürüp hüzünlendiren, iyikilerimi anımsatıp gülümseten bir okumaydı. Birlikte yaşayan bir anne kız onlar. Biri eşini kaybetmiş, diğeri boşanmış. Mihrap ve annesi. Babasından yadigar tuhafiye dükkanları ile hayata tutunan ana-kızın, bizi eski mahalle sıcaklığına götüren yaşamına konuk oluyoruz. Önce televizyon kuşağına uzanıyoruz ve antenli tv lerde arkası yarın olarak beklenen unutulmaz diziler sıralanıyor bir bir. Meyve kesip çayımızı koyup ekran önüne oturduğumuz saatler... Kömürlükleri, posta kutuları olan, salonu misafir gelince kullanılan sobalı evlerde büyüdük çoğumuz.Hele ki ruh çağırmayan kimse yoktur, o yıllarda büyümüşler arasında. Portakallı Tang'ı ise unutmak mümkün mü? Mihrap için nostalji olmaktan çok öte, hayatının gerçeği bir yerdi dükkan. Ve Dalyan'ın öyle demesine içten içe bozulmuştu bence. Ne mi diyor? Kitapta tabiki . Şahinden Arpi'ye, Sevgi'den Jüli'ye sıcacık bir mahalleye burası. Ayten Abla'nın eşi ise bir tek onu değil, herkesi aldatmışken!, Füsun ise sallanıyor muydu, yoksa yaşlanıyor muydu? Unutulmaz yarışma Çarkıfelek programını hatırlarken de, Mihrap'ın annesinin tek aşkı Adnan Gürses konuk olunca, eyvah eyvah olanlar oluyor . Milenyum'a, yeni bir bin yıla girişi de kutluyoruz birlikte. Hepimizin neler neler umduğu, girdiğimiz saniyeden itibaren de herşeyin aynı devam ettiğini fark ettiğimiz zamanlar. Yazarın kendine has mizahı ile 1990 sonlarına giderken; kadınlık, aile bağları, yoksulluk, yalnızlık ve hayata tutunma mücadelesi üzerine keyifli bir okuma oldu benim için. Hayatın yükünü taşıyan kadınlar üzerinden aşkın hayal kırıklıklarını okuyarak eski komşularını hatırlamak isteyenlere buram buram
Bizim ZamanımızSinem Sal · Karakarga Yayınları · 20211,855 okunma
Reklam
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 23:11
Merhaba sevgili okur, Selçuk Baran okumalarında Haziran ayında payıma düşen “Haziran” isimli öykü kitabı oldu. Yirmi bir kısa öyküden oluşan kitap, yazarın ilk öykü kitabıymış. İlk kitap olduğu için acemilik beklemek büyük hata olur çünkü ustalık kazanmış bir yazar elinden çıkmış gibi. Selçuk Baran’ın çok özel bir yanı var, mekana ve eşyalara olan dokunuşunun yanında öyle bir hikaye anlatımı var ki, çok az yazarda rastlanır. Hiçbir olaydan bahsetmeden yaşanan durumu okura sezdiriyor. Hikâyeler çoğunlukla sıkışmış hayatlar yaşayan insanların özgürleşme ve hafifleme yolculuğundan oluşuyor. Kitaba puanım tabii ki 10/10 Öykülere kısaca değineyim efenim. *Odadaki: Yüreğimin derinliklerinde hissettiğim bir yas öyküsü; atlatılamayan ve asla atlatılamayacak olan bir yas. Hiç gelmeyecek olan bir beklenene ağıt. *İhtiyar Adam ve Küçük Kız: İhtiyar bir adamın ve küçük bir kızın hayatlarının kayışının kısacık hikayesi. İhtiyar adamın gittiği yer mecburi güzergah olsa da küçük kızın elinden tutup, gitme, diyip onu gün ışına geri getirebilmeyi çok isterdim. *Konuk Odaları: Tanıdık yaşantılardan beklenmedik bir hikaye. *Kavak Dölü: Geçkin bir kız kurusunun anlık duygularının anlatısı. *Anne: “Annem dolabın çekmesinden örgüsünü aldı. Örgü örmeyi öyle severdi ki, örgü örerken mutlu olurdu. Şişler o ince, küçük tıkırtılarla ilmeklere girip çıkarken her şeyi unuturdu annem. Yorgunluğunu, yoksulluğunu, onmazlıklarını, her şeyi... her şeyi..” *Ceviz Ağacına Kar Yağdı: Hayatın bütün yükünü göğüsleyen ve herkesin bir şeyler beklediği bir insan olmanın ağırlığında ezilirken, tüm kararlılığıyla özgürlüğü seçmenin verdiği hafiflemenin hikayesi. Hikayede yapılan seçim doğru mu yanlış mı bilemem efenim ama insanda hafifleme hissi bıraktığı kesin. *Kent Kırgını: Kendisi de kent kırgını
HaziranSelçuk Baran · Yapı Kredi Yayınları · 2020600 okunma
Çok güzeldi
10/10
·233 syf.··
Beğendi
·
2026 141. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 18:04
Masumiyetin Yükü – Masumiyetin Yükü Selam kitap dostlarımm... Bugün sizlere beni çokça etkileyen, okurken hem düşündüren hem de duygulandıran bir kitapla geldim. Ahmet Haşim Güler'in kaleminden çıkan bu kitap yazardan okuduğum ikinci kitap oldu. Diğer kitabına göre alışılmışın dışında kurgusu ve anlatımıyla benim için unutulmaz okumalardan biri oldu. Kitabı aslında diğer kitaplardan farklı yapan hikâyeti bir leyleğin gözünden anlatılması. Daha ilk sayfalardan itibaren kendinizi yalnızca insanların hikâyesini değil, onların sevinçlerini, acılarını, hatalarını ve vicdanlarında taşıdıkları yükleri sessizce izleyen bir tanığın yanında buluyorsunuz. En güzel tarafı da insan dışında bir canlının gözünden gozlemlenen, insanoğlunun yaptıkları, çevreye verdiği yıkımlar, ekolojik sistemi kendi çıkarı için değiştirmesi, gerçekten de dünyanın en zararlı topluluğu insan değil midir? Farkındalıklarla dolu bir okuma oldu. Bir yanda leyleklerin yaşam mücadelesi, göç yolculukları, doğanın kanunu ve gerçekler ile kayıplarına tanıklık ederken; diğer yandan insanların hayatlarına konuk oluyoruz. Ayrıca leylekler ile ilgili verdiği dip notlarla kitap daha fazla beni içine aldı. Kitap boyunca sık sık şu soruyu düşündüm: İnsan gerçekten yaptığı hataların mı yükünü taşır, yoksa sustuğu, görmezden geldiği şeylerin mi? Yazar alışılmışın dışında bu konuyu ele alırken vicdan, sadakat, aşk, pişmanlık ve affetme üzerine de güçlü mesajlar da veriyor. Yazarın dili oldukça akıcı, guzel ve etkileyiciydi. Duygusal yoğunluğu yüksek olmasına rağmen tam yerinde anlatımı sayesinde sayfalar çabucak bir sonrakini takip ediyordu. "Yazarın leylekleri merkeze alan anlatımı, kitaba bambaşka bir anlam katıyor. Leylekler sadece birer kuş değil; masumiyetin, umudun ve yeniden başlamanın sembolü olarak hikâyede
Masumiyetin YüküAhmet Haşim Güler · MKB Halk Kütüphanesi Yayınevi · 202612 okunma
Savaş çığırtkanı
8/10
·262 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
Savaş Çığırtkanı ~ Hatice Dırmıkçı ~ #okudumbitti #kitapyorumu Herkese merhaba, Fantastik severlerin ilgisini çekecek bir kitap yorumu ile geldim bu sefer. Başarılı ve güçlü bir savaşçı olan cadı Kiana'nın hayatına konuk oluyoruz. Kraliçesi tarafından Doran Krallığı'na hizmet etmekle görevlendiriliyor Kiana. Amacı Doran'ların Sedar ordusuna karşı galibiyet kazanması ve bunun sonucunda da esir tutulan kardeşini kurtarıp onunla yeni bir hayata başlamak. Böyle söyleyince çok kolay gibi görünüyor ama işler hiç istediği gibi gitmiyor. Doran ordusunun komutanı Aghon ile yaşadıkları tüm dengeleri değiştiriyor. Çünkü Aghon bir kam ve cadılarla aralarında süregelen bir düşmanlık var. Efsanelere göre cadılar tarafından yeryüzünden silindiği bilinen kamların soylarını sürdürmeleri serüvene yeni bir heyecan katıyor. Şamanizm inancına yapılan göndermeler ve tasvir edilen ritüelleri okumak kitaba farklı bir boyut kazandırmış. Güçler dengesi, gizli ittifaklar, ihanetin ağır bedeli, geçmişin gizemli sırları, iki düşman ve aralarında gelişen imkansız bir aşk... Bakalım Kiana ve Aghon için hayat neler gösterecek? . . . #okuyan_saglikciyorumluyor
Savaş ÇığırtkanıHatice Dırmıkcı · Memphis Yayınları · 202518 okunma
10/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 90. kitabı
#morsandıktakiyazılar Kitap Adı: Kryon, Yuvaya Yolculuk Yazar Adı: Lee Caroll Çeviri: Semra Ayanbaşı Sayfa sayısı: 296 Kitap türü: Kişisel Gelişim, Parapsikoloji, Gizem Kitaba çok değer verdiğim bir arkadaşımın tavsiyesiyle başladım, bitince tek dediğim şey "waooow" oldu. İnanılmaz muazzam bir kitap PDF formatında olmuş olsada, okunmaya değerdi. Yazar harika bir kitap yazmış, farklı bir kitaba başlamama rağmen, ona ara verip bu kitaba devam etmemi sağlayan değişik kurgulu bu kitabı, çok başarılı buldum. Kesinlikle herkesin okuması gereken bir kitap Kitapta Mike Thomasın kendi arayışını ve ona yol gösteren 7 gizemli ve değişik renkli meleklerin hikayesine konuk oluyorsunuz. Mike Yuvaya dönüş yolculuğunda 7, farklı evi ziyaret eder, kiminde yol haritasına, kiminde yolculuk için gerekli bilgilere, kiminde ise biyolojik tecrübeleri, kiminde saf sevgiyi, kiminde ise yol için gerekli malzeme ve aletleri, kiminde ise sorumluluk neydi, kiminde ise ilişkilere dair yüzleşmeleri ve son olarak kendi değerinin anlamını deneyimliyor Mike. Tüm yol boyunca onu takip eden gizemli ve korkutucu bir varlık onu huzursuz ediyor ve bu varlık aslında onun kendi içindeki karanlık tarafını simgeliyor Her şeyin iyi olduğunu düşünmeyin öyle anlar var ki kitapta insanın kendi hakkında ve hayatı boyunca öğrendiği ezberleri ve taşıdığı yüklerin kimseye iyi gelmediğini fark ediyorsunuz Yazar o kadar güzel yazmış ki, her bir cümlede kendi hayatınız ve yaşadığınız her bir an gelebiliyor aklınıza. Kitaptan bir kaç alıntı: - Sonra onlar kendi evlerine, ailelerinin, köpeklerinin, sevgi dolu çocuklarının yanına giderlerdi. Michael ise onun için neyin nerede yanlış gittiğini düşünürdü. - Bir ruya sizin realitinize benzemeyebilir ama aslında Tanrı'nın realitesine düzenli olarak deneyimlediğimiz her
Yuvaya YolculukLee Carroll · Akaşa Yayın · 20141,014 okunma
Reklam
Reklam