10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 146. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 12:53
Selam kitap dostlarım Bugün sizlere Samet Karaveli'nin Adada Bir Sabah adlı hikâye kitabından bahsetmek istiyorum. Kitap, sekiz farklı hikâyeden oluşuyor ve hepsinin ortak noktası, insanı ve hayatı merkezine alması. Yazar; günlük yaşamın içinden karakterlerle bazen hüzünlü, bazen umut dolu, bazen de düşündüren olayları samimi bir dille anlatıyor. Okurken kendinizi bir adanın sakinliğinde buluyor, bir başka hikâyede yılların yükünü omuzlarında taşıyan insanların hayatlarına konuk oluyorsunuz. Kimi zaman özlem, kimi zaman mücadele, kimi zaman da hayata tutunma çabası satırlara yansıyor. Hikâyelerin en sevdiğim yanı ise abartıdan uzak, gerçek hayattan izler taşıması oldu. Yazar, insanın yaşadığı zorluklara rağmen yoluna devam edebilmesini, umut etmenin önemini ve hayatın küçük güzelliklerini fark etmeyi hatırlatıyor. Bunun yanında yalnızlık, gurbet, fedakârlık, aidiyet duygusu ve geçmişle kurduğumuz bağlar da hikâyelerin arasında kendine yer buluyor. Bazı hikâyeler yüzümde tebessüm bırakırken bazıları içimde hafif bir burukluk oluşturdu. Çünkü anlatılanlar kurgu olsa da hayatın içinden, hepimizin bir şekilde karşılaşabileceği ya da tanık olabileceği duygular taşıyor. Eğer hayatın içinden gelen, insanı yormadan okunan ama okuduktan sonra üzerinde düşündüren hikâyeleri seviyorsanız, Adada Bir Sabah güzel bir tercih olabilir.
Adada Bir SabahSamet Karaevli · Ceres Yayınları · 20262 okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 135. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 00:00
"ELMA CADISI PETRONELLA 3" “Kahkahalar uçuşurken, dostluk her şeyden güçlüydü.” Elma Cadısı Petronella serisinin üçüncü kitabıyla yeniden büyülü bir maceraya yolculuk ediyoruz. Yazar Sabine Städing, “Maceraya devam!” diyerek bu kez kardeşliğin ve affetmenin sımsıcak hikâyesiyle kucaklıyor bizi. Yeni yıl heyecanı, ilk karın büyüsü ve yepyeni maceralar… Yılbaşı yaklaşırken Petronella’nın değirmen evinde büyük bir telaş vardır. Petronella’nın dünyasına bir kez daha konuk olurken, onun kız kardeşleriyle tanışıyor ve yılbaşı hazırlıklarının tatlı telaşına ortak oluyoruz. Yılın ilk karını özlemle bekleyen Pastakreması ikizleri ve yılbaşı hazırlıklarını tamamlamaya çalışan Petronella derken, kimse evin yeni sakinini fark etmez: Cincüce! Bu küçük yaramazlık uzmanı, fark edilmeden içeri sızar ve kahramanlarımızın başına türlü türlü işler açar. Kartopu savaşları, şakalar, kovalama maceraları ve bol kahkaha… Ah, o Cincüce! Gönüllerde taht kurdu. Cincüce karakteri tam anlamıyla bir enerji bombası. Ne yapacağı kestirilemeyen, yaramaz ama bir o kadar da sempatik bu küçük yaratık, “yaramazlık” kavramını komediyle buluşturmayı başarıyor. Yazarın Cincüce’yi bir “problem” kaynağı olarak değil, bağ kurmayı öğreten bir karakter olarak yazması çok değerli. Her şey çok güzeldi ama en çok da korku ve heyecan içinde geçen yakalama kovalamaca beni benden aldı. Sabine Städing’in kalemi gerçekten büyülü. Yazar, karmaşık betimlemelere girmeden akıcı ve mizahi bir dil kullanmış. Cümleler kısa ve anlaşılır, diyaloglar ise doğal ve eğlenceli. Kitap boyunca tempoyu düşürmeyen bir anlatım söz konusu. Özellikle Cincüce’nin yaramazlıklarını okurken çocukların kahkahayı basacağına eminim. Yazarın en büyük başarısı, fantastik unsurları gündelik hayatla o kadar ustaca harmanlamış ki bizler kendimizi
Edebiyat
Elma Cadısı Petronella 3: Kartopu Savaşı ve Cincüce ŞakalarıSabine Stading · The Kitap Çocuk Yayınları · 202521 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·500 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
Herkese merhaba; yarım kalmış bir aşkın izinde, Köy Enstitülerinin umut dolu hikayesini anlatan ve okuyan herkesin kendinden bir parça bulduğu o roman “Keşke” ile geldim. Kitap Fikret’in hapishanede yazdığı mektuplarla başlıyor. Mektuplarla başlayan bu kitapta Köy Enstitüleri’nde okuyup yetişmiş iki öğretmen olan Fikret ve Sabia’nın hayatına konuk oluyoruz. Köy Enstitülerinin ne kadar zengin bir eğitim verdiğine, orada okuyanların umutlarına, hayallerine ve zamana şahit oluyoruz. Tarihin izlerine fazlasıyla rastlıyoruz. Kurguyla birleştirilmiş bu tarih adeta olayların içindeymiş gibi hissettiriyor. Umut, hüzün ve keşke… Her duyguyu ayrı ayrı hissedip yaşatıyor. Olaylar, kişiler, nedenler ve sonuçlar öyle güzel bir araya getirilmiş ki büyük bir hayranlıkla okunuyor. Yaşanan olaylar tüm gerçekliğiyle ortaya seriliyor. Aynı zamanda yazarın dili çok akıcıydı. Duyguları en içten hissediyorsunuz. Duygusal yönü güçlü, düşündüren ve geçmişe farklı bir pencereden bakabilmeyi sağlayan bir kitaptı. Bu tarz kitapları seviyorsanız, kendinizden bir parça bulabileceğiniz “Keşke” kitabını gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Mutlaka okuyun, okutun.
KeşkeSema Soykan · Alfa Yayınları · 20212,017 okunma
10/10
·98 syf.··
Beğendi
·
2026 142. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 21:55
Ayçiçekleri İçin Uyku Vakti – Güneç Aydın Selam kitap dostlarımm Bugün kapağının renkleri kadar sıcak ve samimi bir kitapla geldim. İçinde birbirinden farklı 14 kısa öykünün yer aldığı bu kitabı okurken birçok farklı hayatın kapısını araladım. Yazardan ilk kez okuma yaptım ve kalemiyle tanıştığıma memnun oldum. Öykülerin tamamını severek okusam da beni en çok etkileyenler, Mesut ve Bahtiyar, Dövmeci Kadın Ayçiçekleri İçin Uyku Vakti oldu. Öykü kitaplarını ayrı bir seviyorum. Çünkü her hikâye bizi başka insanların hayatlarına misafir ediyor. Bazen bir gülümseme bırakıyor yüzümüzde, bazen de içimizde ince bir sızıya dönüşüyor. Her öykü yeni bir deneyim, yeni bir bakış açısı sunuyor. Kitapta yer alan Arka Bahçe hikâyesindeki Sarı Uğur, Gaye, Didem ve Ezgi; Mesut ve Bahtiyar öyküsündeki samimi diyaloglar; Ayçiçekleri İçin Uyku Vakti hikâyesindeki Şükran Hanım ve Zeynep uzun süre aklımda kaldı. Güneç Aydın, gündelik hayatın içinden sıradan gibi görünen anları insanın kalbine dokunan ayrıntılarla anlatmış. En sevdiğim yanı ise her hikâyenin ardından beni kısa bir düşünce yolculuğuna çıkarması oldu. Çünkü bazı hikâyeler bittiğinde değil, düşündürmeye başladığında değer kazanıyor. Kısa ama iz bırakan hikâyeler arıyorsanız, Birden çok hikâyeye konuk olmak onların hayatlarına girmeyi düşünüyorsanız, Mutlaka okumalısınız, çünkü ben okudum ve çok beğendim.
Ayçiçekleri İçin Uyku VaktiGüneç Aydın · Kaktüs Sanat · 20261 okunma
9/10
·255 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 22:31
Kalbim öyle kırık, yüreğim öyle buruk ki… Bu kitap resmen içime işledi. Kitap, kambur bir kız olan Acibe’nin intiharıyla açılıyor. Sırtında taşıdığı yükün altında çocukluğundan itibaren nasıl ezildiğini, ailesini, ölmeden önce öğrendiği gerçekleri ve bildiği hayatın nasıl da yalanlar üzerine kurulu olduğunu okuyoruz. Kız kardeşi, annesi ve babasıyla dışarıdan bakınca bir aile gibi görünen ama aile olmaktan çok uzak, yalnızca aynı çatının altında yaşayan bu insanların hayatlarına tek tek konuk oluyoruz. On sekiz yaşında ailesini terk eden ablası, bencilliğiyle sınanan annesi, şiire ve alkole âşık babası… Acibe mikrofonu onlara uzatıyor, onlar da kendi sesleriyle sırtlarında taşıdıkları kamburları anlatıyorlar. Esra Kahya’dan daha önce bir öykü kitabı okumuştum. Şimdi de şahane bir roman okudum. İçimi burkan bu hikâyeyi çok sevdim. Okuru bol olsun.
Bir İntihar Çok ÖlümEsra Kahya · İletişim Yayınları · 2026488 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2026 86. kitabı
BİZİM ZAMANIMIZ . Uzun zamandır merak ediyordum Sinem Sal'ın kalemini. #bizimzamanımız ile merhaba dedim. Beni yaşanmışlıklarıma götürüp hüzünlendiren, iyikilerimi anımsatıp gülümseten bir okumaydı. Birlikte yaşayan bir anne kız onlar. Biri eşini kaybetmiş, diğeri boşanmış. Mihrap ve annesi. Babasından yadigar tuhafiye dükkanları ile hayata tutunan ana-kızın, bizi eski mahalle sıcaklığına götüren yaşamına konuk oluyoruz. Önce televizyon kuşağına uzanıyoruz ve antenli tv lerde arkası yarın olarak beklenen unutulmaz diziler sıralanıyor bir bir. Meyve kesip çayımızı koyup ekran önüne oturduğumuz saatler... Kömürlükleri, posta kutuları olan, salonu misafir gelince kullanılan sobalı evlerde büyüdük çoğumuz.Hele ki ruh çağırmayan kimse yoktur, o yıllarda büyümüşler arasında. Portakallı Tang'ı ise unutmak mümkün mü? Mihrap için nostalji olmaktan çok öte, hayatının gerçeği bir yerdi dükkan. Ve Dalyan'ın öyle demesine içten içe bozulmuştu bence. Ne mi diyor? Kitapta tabiki . Şahinden Arpi'ye, Sevgi'den Jüli'ye sıcacık bir mahalleye burası. Ayten Abla'nın eşi ise bir tek onu değil, herkesi aldatmışken!, Füsun ise sallanıyor muydu, yoksa yaşlanıyor muydu? Unutulmaz yarışma Çarkıfelek programını hatırlarken de, Mihrap'ın annesinin tek aşkı Adnan Gürses konuk olunca, eyvah eyvah olanlar oluyor . Milenyum'a, yeni bir bin yıla girişi de kutluyoruz birlikte. Hepimizin neler neler umduğu, girdiğimiz saniyeden itibaren de herşeyin aynı devam ettiğini fark ettiğimiz zamanlar. Yazarın kendine has mizahı ile 1990 sonlarına giderken; kadınlık, aile bağları, yoksulluk, yalnızlık ve hayata tutunma mücadelesi üzerine keyifli bir okuma oldu benim için. Hayatın yükünü taşıyan kadınlar üzerinden aşkın hayal kırıklıklarını okuyarak eski komşularını hatırlamak isteyenlere buram buram
Bizim ZamanımızSinem Sal · Karakarga Yayınları · 20211,859 okunma