Puan vermedi·64 syf.··
2026 15. kitabı
YOKUŞTAKİ EV Merhaba arkadaşlar, bugün sizlere @potkalkitap yayınlarından @sibel.dulger kaleminden #yokuştakiev kitabıyla geldim. Kendimi bir pencerenin önünde durup da farklı evlerin ışıklarına bakıyormuş gibi hissettim okurken. Her öyküde başka bir hayat vardı çünkü kimi zaman hüzünlü, kimi zaman umut dolu, kimi zaman da insanın içini sızlatıyordu. Dokuz farklı öyküye konuk oldum. Bazen üzüldüm bazen de hayran kaldım. Kimi zaman onların sessizliğinde durup düşünürken kimi zaman da verdikleri kararları sorgularken buldum kendimi. Sayfalar arasında kimi zaman bir kaybın ardından yeniden hayata tutunmaya çalışanlarla, kimi zaman da hayatında yeni bir yol çizmeye çalışan kadınlarla karşılaştım. Öyküler kısa olsa da bıraktıkları his uzun sürdü. Özellikle hayatın zorlukları karşısında yeniden ayağa kalkmaya çalışan kadınların hikayelerini okumak çok etkileyiciydi. Ben kitabı severek okudum. Her öykü bana farklı bir duygu bıraktı. Size de kesinlikle tavsiye ediyorum. Peki siz öykü okumayı sever misiniz? Her Ay Okuyanlar Kulübü Sibel Dülger @sibel.dulger @1kitap.1kahveee @potkalkitap Merve #ahlasileannesiokuyor
Yokuştaki EvSibel Dülger · Portal Kitap Yayınları · 202643 okunma
8/10
·576 syf.··
2026 45. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 00:00
İlk kitap Silahşor’da Roland’ı tek başına tanımaya çalıştık, ikinci kitap Üç’ün Çekilişi’nde Roland yanına yoldaşlar Eddie ve Odetta/Susannah'ı toplamasına konuktuk şimdi ise Çorak Topraklarda bu ekibin gerçek bir Ka-tet (kader birliği etmiş grup) olma sürecini ve asıl yolculuğun başlamasını konuk oluyoruz. Serinin üçüncü kitabında çöküşü ve paslanmış bir geleceğin estetiğini öylesine güçlü bir dille kuruyor ki, okurken o metal kokusu ve çöl tozunu hissedebiliyoruz. Eser tekinsiz bir coğrafyanın ortasında yükselen mekanik bir deliliğin ve kaybolmuş bir medeniyetin izini sürerken, sürekli bir uyanıklık, gerilim halinde sayfalar akıp gidiyor. King, alışılmışın dışındaki evren tasarımıyla sadece bir maceraya atılmıyoruz aynı zamanda teknolojinin kibri ile insan ruhunun kadim doğası arasındaki o kaçınılmaz çatışmayı oldukça derinden sarsıcı şekilde kaleme almış. Dışarıdaki o vahşi ve mekanik deliliğe meydan okuyan, ruhsal olarak birbirine mühürlenmiş, bambaşka acıların ve travmaların içinden gelen bu kırık dökük karakterlerin, tek bir bedene ve sarsılmaz bir aileye dönüştüğünü izlemek kitabın en duygu yüklü kısmı. King, insan psikolojisinin en karanlık odalarında gezinirken bile sadakat bağını hikayenin merkezine koyarak esere muazzam bir duygusal derinlik katmayı başarmış. Seri gittikçe derinleşiyor ve oldukça keyifli hale geliyor. Durağanlık göremedim. Diğer kalan kitaplarda da bunların üstünü beklememek imkansız hale getirdi King. Kuleye bağımlı olan birkaç ipucunu da burada görmüş oldum rahatladım artık :) Geriye gelenler mi gelemeyenler mi, bulmacalar mu, çizimler mi .. neler neler :)
Edebiyat
Çorak TopraklarStephen King · Altın Kitaplar · 20231,725 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·181 syf.··
2026 53. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 22:20
Gökyüzünü bile esirgeyen o dertli gecekondu mahallelerinden birine, Müstesna Leyla’nın ve onunla aynı kaderi paylaşan çocukların dünyasına konuk oldum. İyi ki de olmuşum. Okurken yüreğimin en derin yerinde hissettiğim, beni derinden etkileyen ve kesinlikle çok beğendiğim, çok sevdiğim bir kitap oldu. İki isimli kahramanımız Leyla, daha çocuk yaşta kız olmanın ve yokluğun tüm ağırlığını omuzlarında taşıyan merhametli bir kız. Ailesinin köyden kente göçüyle başlayan bu hikayede, abisine her imkan sunulurken Leyla’ya bir okul önlüğünün bile çok görülmesi içimi sızlattı. Ancak onun bu baskılara ve yoksunluğa rağmen pes etmeyip okuma azmine sarılması hayran olunasıydı. Komşusu Zühre’nin uzattığı dost eli ve bir araya gelen diğer mahalle çocukları, Leyla’nın bu karanlık dünyasındaki en büyük ışığı oluyor. Kitabın bende en çok iz bırakan, adeta kalbimi dağlayan karakteri ise Yaşar oldu. Yaşar, küçük yaşta kardeşinin ölümüne tanık olmuş ve o günden sonra zihni hep beş yaşında takılı kalmış koca bir çocuk. Annesinden gördüğü kötü muameleye rağmen o pencerelerin arkasından Leyla ve arkadaşlarına tutunuyor. Mahalledeki her bir çocuğun, Apo’nun, Mahir’in, Roja’nın hayatı ayrı bir dram barındırıyor. Hepsi o zor şartlarda erken büyümek zorunda kalırken, Yaşar’ın pencereli evinin altında kurdukları o güçlü dostluk bağı insanı hem ağlatıyor hem de umutla gülümsetiyor. Yazarın o kadar derin ve insanı içine çeken bir anlatımı var ki, adeta günümüz dünyasında yanı başımızda yaşanan ama bizim görmezden geldiğimiz hayatlara, halının altına süpürülen acılara bir ayna tutuyor. Karakterlerin psikolojik derinlikleri, yaşadıkları kalp kırıklıkları ve birbirlerine olan bağlılıkları beni o kadar etkiledi ki bu eseri elimden bırakamadım. Eğer siz de yüreğinize dokunacak, geçmişin sızılarını ve her
Mavi Duvar Deli YaşarDeniz Toprakkaya · Armoni Yayıncılık · 202510 okunma
Canım Seher
10/10
·504 syf.·
2026 7. kitabı
Ev! Hani bazı romanlar vardır ya sizi alır hayat verdiği karakterin hayatına misafir eder. Onunla gezdirir. Evine konuk eder, arkadaşlarıyla tanıştırır. Gece vakti bir mutfak masasında sırlarını , acılarını dinlerken bulursunuz karakterin. Yormaz tam aksine daha fazla onunla olmak daha fazla okumak istersiniz… Tam böyle hissettiğim bir romandı. Seher’ in evini arayışına , acılarına , çocukluğuna , arkadaşlarına , yaşadıklarına yaşattıklarına yaşamak istediklerine Seher’ in hayatına misafir oldum. “ Ayağım acıyordu ama en çok acıyan yerim ayağım değildi. Ne var ki en çok acıyan yerlerden bahsetmek öyle kolay olmuyor” Ah Seher kalbin bu kadar acırken tüm ruhunla bedeninle bu acının hesabını kendine sorman neden ? Çocukken annesi tarafından terkedilmiş babası tarafından sahip çıkılmamış ve ömrü boyunca akarabaları tarafından ev ev gezdirilmiş bir çocuk, genç ve hala o evsizliği ile yanan yetişkin Seher.. “Ev dediğiniz dört duvar değil ki, orada sizi sevecek, saracak biri...” cümlesi ile kaç eviniz olduğunu ya da gerçekten evimiz olup olmadığını roman boyunca düşünüyorsunuz. Ogo ise onun yakın arkadaşı Seher ile Ogo İspanya’daki, Camino de Santiago’ya yürüyüşü ile başlıyor roman bu yürüyüş hristiyanların haccı olarak tanımlanıyor. Aslında bu yolculukta amaç bir şehirden diğerine varmak değil. Kişinin kendi iç dünyasına yaptığı yolculuk. Romanda da seherin çocukluğuna, evini arayışına , terapilerine yer vermiş Nermin Yıldırım. Ve bunu öyle güzel yapmış ki Seher’i , yolculukta karşılaştığı insanları ve onların hikayelerini topulumun içinden almış ve tüm çıplaklığıyla okuyucunun gözleri önüne sermiş.Yer yer güldüğüm, gözlerimin dolduğu. Nefesimi tuttuğum , hayal kırıklığı yaşadım , bol bol altını çizdiğim; Çok içten çok samimi çok derin çok sürükleyici bir kitaptı. Kesinlikle
EvNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20256,9bin okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2026 33. kitabı
SİBEL DÜLGER – YOKUŞTAKİ EV Selam arkadaşlar, nasılsınız? Okumalarınız nasıl gidiyor? Bugün sizlere kitaplığıma konuk olan çok özel bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Bu mecrada tanıştığım ve hayatı kitaplarla örülü olan sevgili arkadaşım Sibel Dülger’in kaleminden Yokuştaki Ev Dokuz öyküden oluşan bu kitap, hayatın farklı yerlerinden geçen kadınların hikayelerini bir araya getiriyor. Kimi zaman görünmeyen, kimi zaman kırılan, kimi zaman yeniden ayağa kalkmaya çalışan kadınların sesi oluyor. Her öyküde başka bir duyguya, başka bir yaraya, başka bir umuda dokunuyorsunuz Yazarın dili oldukça sade ve akıcı. Cümleler doğrudan kalbe ulaşıyor. Bazı satırlarda bir annenin sessizliğini, bazı satırlarda bir kadının kırgınlığını, bazı satırlarda ise yeniden filizlenen bir umudu hissediyorsunuz. Özellikle kadınların iç dünyasını, görünmeyen yüklerini ve hayata tutunma çabalarını anlatan öyküler beni oldukça etkiledi. Birçok hikayede insan kendinden ya da hayatından bir parça bulabiliyor. Çünkü bu kitap yalnızca karakterleri anlatmıyor, çoğu zaman susulan, ertelenen duyguları ve içimizde taşıdığımız kırgınlıkları da anlatıyor. Ben her zaman kitap okurlarının ortak bir hayali olduğuna inanırım. Bir gün kendi kitabını eline almak, kendi cümlelerinin başka hayatlara dokunduğunu görmek @1kitap.1kahveee canım senin bu hayali gerçekleştirdiğini görmek beni çok duygulandırdı. Yıllarca okuduğumuz kitapların arasında artık senin kitabını görmek bir kitap dostu olarak bana ayrı bir mutluluk verdi Bir kitabın sayfalarını çevirmek başka, o sayfaların bir arkadaşının kaleminden çıktığını bilmek bambaşka bir duygu. Hayallerin cesaretle birleştiğinde ne kadar güzel sonuçlar doğurabileceğini görmek ise çok kıymetli. Senin adına çok gurur duydum. Kalemin daim, okurun bol olsun canım
Yokuştaki EvSibel Dülger · Portal Kitap Yayınları · 202643 okunma
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 146. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 12:53
Selam kitap dostlarım Bugün sizlere Samet Karaveli'nin Adada Bir Sabah adlı hikâye kitabından bahsetmek istiyorum. Kitap, sekiz farklı hikâyeden oluşuyor ve hepsinin ortak noktası, insanı ve hayatı merkezine alması. Yazar; günlük yaşamın içinden karakterlerle bazen hüzünlü, bazen umut dolu, bazen de düşündüren olayları samimi bir dille anlatıyor. Okurken kendinizi bir adanın sakinliğinde buluyor, bir başka hikâyede yılların yükünü omuzlarında taşıyan insanların hayatlarına konuk oluyorsunuz. Kimi zaman özlem, kimi zaman mücadele, kimi zaman da hayata tutunma çabası satırlara yansıyor. Hikâyelerin en sevdiğim yanı ise abartıdan uzak, gerçek hayattan izler taşıması oldu. Yazar, insanın yaşadığı zorluklara rağmen yoluna devam edebilmesini, umut etmenin önemini ve hayatın küçük güzelliklerini fark etmeyi hatırlatıyor. Bunun yanında yalnızlık, gurbet, fedakârlık, aidiyet duygusu ve geçmişle kurduğumuz bağlar da hikâyelerin arasında kendine yer buluyor. Bazı hikâyeler yüzümde tebessüm bırakırken bazıları içimde hafif bir burukluk oluşturdu. Çünkü anlatılanlar kurgu olsa da hayatın içinden, hepimizin bir şekilde karşılaşabileceği ya da tanık olabileceği duygular taşıyor. Eğer hayatın içinden gelen, insanı yormadan okunan ama okuduktan sonra üzerinde düşündüren hikâyeleri seviyorsanız, Adada Bir Sabah güzel bir tercih olabilir.
Adada Bir SabahSamet Karaevli · Ceres Yayınları · 20263 okunma