Dilara

Dilara
@konusanbebekamapilsiz
alıntı koleksiyoncusu
insanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık ipi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine ardında dünyalar ışıldayan camlar dururken duvarlara dalıp dalıp gitmesi open.spotify.com/track/0V7FPKui2...
Şiir
Reklam
seni hiçbir dünya telaşına değişmedim ben. evlerin ve kalabalığın ağırlığını sana üstün tutmadım. yoksulluğun acısından hafif bilmedim acını. yenilen herkesin boğuntusuydu kaybolduğum uzaklık, yüzün her bulutlandığında. nereye gidersem gideyim seni yürüdüm hep. Sevincini bir barış, bir bayram sabahı gibi taşıdım içimde. sesine güvendim, gözlerine en çok yakışan o sürekli yaz ikindisine gökkuşağının altından geçen çocukların şımarıklığıydı, kâküllerini her araladığımda gövdemdeki ürperti. ağzımdaki meneviş sendin insanlara şiirler okurken. bütün öksüzlerin kederiyle baktım yüzüne, ne zaman geleceği düşündüysem. bir haksızlığı haykıran herkese senin soluğunu verdim. bütün hapislerin penceresi yaptım seni. sonra tuttum kenar mahallelerin yalnızlığını gösterdim, bir özür, bir bağışlanma umuduyla. kirpiklerinin ömrüme açtığı yolda yaptım bütün kavgalarımı. söze inandım, gövdene ondan çok. dönüp dönüp sana geldikçe anladım özgürlüğün aşk olduğunu. alışkanlıklara yenilmedim ben, seni bir alışkanlığa dönüştürmek istemedim yalnızca.
Sayfa 7 - seni korumak için
1000Kitap
her insanın bir başkası için sonsuz bir muamma oluşu, üzerinde düşünülmesi gereken muazzam bir hakikattir. gecenin bir yarısı büyük bir şehre girdiğimde, karanlıkta kümelenmiş evlerin her birinin kendine ait sırlar barındırdığını, bu evlerin her bir odasının bir sırrı olduğunu düşünürüm; orada çarpan yüzlerce, binlerce yüreğin her biri, en yakınındaki için bile bir muammadır!
Sayfa 15 - 3.bölüm "gecenin gölgeleri"
1000Kitap
4/10
·192 syf.··
2026 4. kitabı
·
45 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2026 21:39
metinler her ne kadar kısa da olsa yoğunluğu ve felsefi dili sebebiyle kitabı bitirmem uzun sürdü. Cioran eser boyunca umutla kavga etti ve bu durum umuda sımsıkı tutunan bir okur olarak beni çokça rahatsız etti ama en azından tutunduklarımızla bağımızın ne derece sağlam olduğunu test etmemiz açısından iyiydi diyebilirim. umudun metinlerde büyük bir karamsarlıkla kırılıp parçalanması hoşuma gitmediyse de yaşadığı dönemin buhranında varoluş kaygısıyla boğuşan birinin hayatı bu şekilde ele almasını yadırgamadım kitapta umutsuzluk ve karamsarlıkla birlikte rahatsız edici bulduğum bir diğer konu da ciaron'un din ve inançlara bakışıydı tıpkı umut gibi dinin ve tanrının da insanın zayıflığından doğan acıya karşı geliştirilen bir savunma mekanizması olduğunu vurgulaması ve inancı insanları kendiyle yüzleşmekten alıkoyan bir yanılsamadan ibaret gördüğünü okumak beni oldukça yordu. normalde derin bulduğumuz ve ilk okuyuşta tam olarak anlayamadığımızı düşündüğümüz kitapları satır aralarını görebilmek ve her bir okumada ufkumuzu açması açısından belirli aralıklarla tekrar okumanın iyi olduğunu düşünürüm ama öyle sanıyorum ki bu kitap onlardan biri olmayacak çünkü benim için hem çok uzun hem de mental olarak yorucu bir süreç oldu okumayı düşünenler için karamsar ve umutsuz hissettiğiniz bir dönemde size bu duyguları çok daha yoğun hissettireceğini göz ardı etmeden daha güzel bir vakitte okumanızı öneririm.
Çürümenin KitabıEmil Michel Cioran · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma
bir defasında, ölüm çok kalabalıklaştığında, sen benim içimde saklanmıştın.
Sayfa 118·Kitabı okudu