Çekip Gidenler
Kimi sevdiysem çekti gitti bu şehirden, Birer birer söndü ışıkları sokağımın. Her giden bir parça kopardı kalbimden, Tadı kalmadı ne baharmın, ne yazımın. ​"Kalırım" diyenler ilk sırada kaçtı, Meğer sözler rüzgarda savrulan yaprakmış. Her veda ruhumda derin bir yara açtı, Sevmek, gitmelere kucak açmakmış. ​Ardına bakmadan yürüyen o adımlar, Benim yollarıma çöken birer sisti. Masada yarım kalandı o tatlı masallar, Kimi sevdiysem, aniden çekti gitti. ​Şimdi bomboş ellerimle baş başayım, Mülteci yüreğim, sığınacak bir liman arar. Belki de ben hep bir vedanın yasındayım, Giden gitti de... Söyle, bende ne kaldı?
Şiir
Tek kişilik kalabalık
Herkes bir parça kopardı dilinden, Herkes kendine yonttu, Kimi bir teselli belledi fermanını, Kimi üstüne alındı bir pay, bir hicran... Oysa sütün süte, kanın kana değdiği yerde, Ben bilirim o sözlerin menzilini. ​Söylesene, Kimeydi o dar vakitte açılan rüzgâr? Kimeydi o sessiz, o kimsesiz çığlık? Herkes kendi kuyusunun yankısını dinlerken, Nasıl anlamalıyım şimdi bu dilsiz kıyameti? ​Bırak, kim neye yorarsa yorsun. Bırak, pazar malı gibi bölüşsünler kelimeleri. Ben seni, o herkesin sustuğu yalın kat gerçeğinle, Ben seni, o tek bir bakışa sığdırdığın gizli adınla bildim. Cihan yıkılsa, O sözler banaydı, bilirim...
Ebruu
Ebruu
Edebiyat
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Bir uzmanlık öğrencisi bitirme tezliye ilgili ondan akıl alıyor, bir danışan çocukluğuyla ilgili zor meseleleri onun yardımıyla çözüyor. Karşımızda ‘her derde deva’ yapay zeka. Mesele algoritmalar
Bir Kadının Tek Başına Direnişi ve Sessiz Vedası
Üç gün önce vefat ettiğini öğrendiğimden beri aklımdan çıkmayan bu hikayeyi yazmayı; hem onun sessizce verdiği o devasa mücadeleye bir saygı duruşu hem de gencecik hayalleri elinden alınan tüm
Duygu ve Düşünce
Nefsi Değil, Bayramı Kurban Etmek.. "İyi Bayramlar"..
Kurban Bayramı'nın asıl adı İydü'l-edha'dır.. Bu öyle alelade bir isim değil; unuttuğumuz bir felsefenin ilk kurşunudur.. Ne yazık ki modern dünya, her kutsalı kendi tüketim çarkında
Bacağındaki amansız bir sızıyla yaşarken kalbine o devasa, imkansız bir aşkın yükünü de ekleyen, hastane koridorlarının o soğuk beyazlığında erken büyümek zorunda kalmış bir ruhun sarsıcı ve hüzünlü öyküsüne ortak oldum. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa’nın o insan kalbinin ve bedeninin en gizli, en acılı dehlizlerini büyük bir ustalıkla aralayan, her satırıyla insanın ruhunu sarsan o derin ve keskin kalemiyle içimde derin entelektüel fırtınalar kopardı. Toplumsal sınıfların o acımasız mesafelerinden sıyrılıp acının, sabrın ve insan ruhunun o her şeye rağmen direnen asil doğasına tanıklık etmek isteyen tüm edebiyatseverlerin bir solukta okuyacağı zamansız bir klasik.