~veda~
*Kitabımız,psikolojik sorunlar ile mücadele ederken yaşadıklarını kaleme aktarmış(iki kitap) olan güney kore’li yazarımız baek sehee ablamızın kendi hayatından eklemeler yaptığı kurgu bir novella romandır.
*‘’İlk iki kitabını okumadan’’ kesinlikle bunu okumayınız.
*baş karakterimiz depresyon,özgüven eksikliği,aşağılık kompleksi gibi çağımızda çok yaygın olan psikolojik sorunlardan müzdarip bir genç(yaş 35 bence çok genç bir yaş)kadındır. Bu eser baş karakterimizin yazdığı kitap ile alakalı olarak barselonaya yaptığı yolculukta yazdığı mektuplardan oluşmakta.
İyi okumalar…
Kore edebiyatından okuduğum ilk kitaptı. Kore'de yaşanan kanlı bür ayaklanmanın insanların ruhani duyguları üzerine yazılmış bir kitap. Yazar, duyguları çok iyi hissettirmiş. Kan kokuları, üst üste yığılmış cesetler ve çaresiz insanlar... Betimlemeler cok iviydi.
Çocuk GeliyorHan Kang · April Yayıncılık · 20242,118 okunma
Selam canlar
Bugün sizlere @meade_glenn kaleminden yine harika bir kitap olan #karkurdu ile geldim...
Glenn Meade yine şaşırtmıyor bizleri yine harika bir kurgu yine şahane bir okuma sunuyor.
Kar Kurdu romanında tarihî kurgu ile gerçekleri yine ustaca harmanlayarak bizleri sürükleyici bir politik gerilim ile buluşturuyor.
Bu kitabın en güçlü yanı ne diye sorarsanız okuyucuyu sürekli bir gerilim içinde tutması derim. Meade, olay örgüsünü yalnızca aksiyon üzerine kurmuyor, casusluk, ihanet, sadakat ve insan psikolojisini de hikâyenin içine çok güzel yerleştirmiş.
Meade'nin karakterleri tamamen iyi ya da kötü değil, her birinin kendi motivasyonları ve çelişkileri var, buda karakterleri daha gerçekçi hale getiriyor.
Ben bu tür okumalara bayılıyorum.
Romanın atmosferi oldukça etkileyici, Meade'nin tarihî araştırmaya verdiği önem göz ardı edilemez.
Kitap zaman zaman ayrıntılara fazla yer veriyor ama bu Meade'nin tarzı ben buna alıştım.
Bazı okurlar belki ilk bölümlerde tempoyu yavaş bulabilir. Karışık gelebilir.
Ancak hikâye ilerledikçe bu ayrıntıların olay örgüsüne katkısı daha net görülüyor ve roman oldukça hız kazanıyor.
Tarihî gerilim ve casusluk romanlarını sevenler için kesinlikle başarılı bir eser.
Benim açımdan kitabı okurken en merak ettiğim konu "Acaba gerçekten böyle bir plan yapılmış olabilir mi?" sorusu sürekli aklımda dönüp durdu.
Kitap günümüz zamanıyla gazeteci William Massey'in yıllar önce vefat eden babasına ait bazı belgeler ve bir mektup bulur.
CIA ajanı olan babasına ait bu belgeler geçmişte çok önemli gizli bir operasyon olan kar kurdu operasyonuna ait olduğunu öğrenir.
Araştırma yapar ve bu belgelerde adı geçen Anna Korev'in izini bulur.
Anna Korev'in anlatımıyla geçmiş zamana gidip bu operasyonun perde arkasını okuyoruz.
Soğuk savaş döneminde
Son okuduğum iki kitap da bana şunu düşündürdü.Dünya'nın neresinde olursanız olun kadın olmak kolay değil.Güney Kore'de yaşayan Kim Jiyeong'un hikayesi...Ben bir solukta okudum, güzel bir kitaptı bence.
Uketsu’nun bu kitabı önceki iki kitabının tam bir mash-up ı olmuş diyebilirim.
Tuhaf Resimler'de 5 farklı resmin tek bir olaya bağlanmasını okumuştuk.
Tuhaf Ev’de ise bir ev planı üzerinden gizem çözülmüştü. Ancak kitabın sonunda abimiz ortaya bir şey atmış, sonu biraz ucu açık bitmiş ve bende ikinci kitap kesin bu olayı ele alır beklentisi yapmıştı. Öyle olmadı.
Bu kitapta 11 farklı dosya ve 10 yapı planı var en sonunda tek bir yere çıkıyor. Yine diğer kitaplarda olduğu gibi okurken aynı zamanda çözmeye çalışıyorsunuz. Uketsu garip biri. Okurken tamam diyorsun bu böyle böyle olmuştur, kitaptakiler de aynı şeyi düşünüyor sonra çat bambaşka bir şey çıkıyor. Okurken tek bir yer hariç fazla şaşırmadım, o yerde de şaşkınlıktan ziyade şok mu desem bilemedim; çarpıldım üzüldüm ilginç şeyler yaşadım. Tuhaf Ev'de olduğu gibi bu kitapta da yazar kitabın içindeydi. İlk kitabı Tuhaf Ev’den sonra kendisine çok fazla garip ev hikayesi anlatıldığını, bazılarını çözemediğini ama birbiriyle bağlantılı olduğunu düşündüğü bu 11 dosyayı bir araya getirdiğini söyleyerek anlatımı çok daha gerçekçi kılmış. Bir an dedim kız bu nedir??
Kitabı değil ama içinde geçen meselerden bahsetmek istiyorum yanii
DIIIIIIT BURADAN SONRASI SPOILER İÇERİYOR OLABİLİR
.
.
.
.
.
.
Kitap her ne kadar bir mimari gizem eseri olsa da, alttan alta Japonya’nın karanlık geçmişine eleştiri yapıyor. Hikayede çocuk fuhuşu ve tarikatlar gibi ağır temalar işleniyor. Kitapta çocuk fuhuşunun geçtiği yıllar gerçekten de Japonya'da bu konuda cezai yaptırımların olmadığı ve maalesef bu durumun yaşandığı bir döneme denk geliyor. Japonya bu konudaki yasal düzenlemeyi ve cezaları ancak 1999 yılında getirebilmişti. Yazarın bu tarihi gerçeği kurguya yedirmesi çok başarılı.
Tarikat meselesine gelirsek; lisedeyken özellikle
Kim Young-ha'nın Bir Katilin Güncesi (Diary of a Murderer / 살인자의 기억법), psikolojik gerilim ile edebi romanı başarılı biçimde birleştiren etkileyici bir eserdir. Romanın merkezinde, Alzheimer başlangıcı yaşayan emekli seri katil Kim Byeongsu bulunur. Hafızası giderek silinirken hem geçmişiyle hem de kendi zihniyle mücadele etmek zorunda kalır.
Romanın en güçlü yanı, okuru güvenilmez bir anlatıcının zihnine hapsetmesidir. Byeongsu'nun anlattıkları ne kadar gerçektir, ne kadarı hastalığının yarattığı bir yanılsamadır? Yazar bu soruyu son sayfaya kadar canlı tutar. Böylece kitap yalnızca bir seri katil hikâyesi olmaktan çıkar; hafıza, kimlik ve gerçeklik üzerine bir sorgulamaya dönüşür.
Kim Young-ha, alışılmış seri katil romanlarının aksine okurun katile karşı empati kurmasını sağlar. Bir zamanlar onlarca insanı öldürmüş olan Byeongsu, şimdi kızını korumaya çalışan yaşlı ve kırılgan bir adamdır. Bu ahlaki ikilem kitabın en çarpıcı yönlerinden biridir.
Yazarın dili kısa, soğuk ve ironiktir. Kara mizah ile gerilimi bir araya getirirken, Kore toplumuna ve geçmişin karanlık dönemlerine ilişkin ince göndermeler de yapar. Özellikle hafıza kaybının anlatı tekniğine dönüştürülmesi romanı özgün kılar.
Kitabın finali ise en çok konuşulan kısmıdır. Son bölümlerde gerçek ile hayal arasındaki çizgi tamamen bulanıklaşır ve okur, başından beri okuduklarının doğruluğunu yeniden değerlendirmek zorunda kalır. Bu nedenle roman, ikinci kez okunduğunda farklı anlamlar kazanan eserlerden biridir.
Kısa ama etkisi uzun süren, zihin oyunlarını seven okurlar için modern Kore edebiyatının en başarılı gerilim romanlarından biridir. Özellikle Haruki Murakami ve Gillian Flynn tarzı psikolojik ve karanlık atmosferli eserleri sevenlere rahatlıkla önerilebilir.
Bir Katilin GüncesiKim Young-Ha