Fear makesyou dull. Everything is way too obvious. But you don’t want to believe. (Korku seni köreltir. Her şey çok aşikârdır ama inanmak istemezsin.)
Sayfa 639·Kitabı okuyor
Psikoloji
Charles Whitman, 1966 Ağustosunun sıcak ve nemli ilk gününde, kendisini Austin’deki Teksas Üniversitesi kulesinin en üst katına götürecek olan asansöre bindi.1 Yirmi beş yaşındaki genç, daha sonra bir bavul dolusu silah ve cephaneyi de peşinden sürükleye­rek üç kat merdiven çıktı ve gözlem alanına ulaştı. Burada önce silahın dipçiğiyle danışma görevlisini öldürdü, ardından merdiven aralığından çıkmakta olan iki turist ailesine ateş açtı, en sonunda da aşağıdaki insanlara gelişigüzel ateş etmeye başladı. Vurduğu ilk kadın hamileydi. Ona yardım etmek için koşanlar da Whitman’in silahından nasibini aldı. Ve sonra da sokaktaki yayalar ve onları kurtarmaya gelen ambulans şoförleri.Whitman, bir gece öncesinde daktilonun başına geçmiş ve bir intihar notu yazmıştı: Kendimi şu günlerde tam olarak anlayamıyorum. Aklı başında ve zeki bir genç olarak tanınmaktayım. Ama son zamanlarda (ne zaman başladığım hatırlayamıyorum) birçok sıra dışı ve mantık­sız düşüncenin kurbanı olmuş durumdayım. Saldırının haberi yayılırken Austin'deki bütün polis memurları da yerleşkeye yönlendirildi. Birkaç saat sonra üç memur ve hızla görevlendirilen bir vatandaş merdivenleri çıkmayı ve Whitman'i gözlem alanında öldürmeyi başardı. Whitman hariç on üç kişi öl­dürülmüş, otuz üç kişi de yaralanmıştı. Hrresi gün bütün manşetlerde Whitman'in saldırısı vardı. Polis, ipucu bulmak için evine gittiğinde ise, tablonun göründüğünden de ağır olduğu ortaya çıktı: Whitman, saldırı gününün çok daha erken saatlerinde önce annesini, ardından da uykusunda bıçakla­mak suretiyle karısını öldürmüştü. Bu ilk cinayetlerden sonra in­tihar notuna geri dönmüş ve bu seter el yazısıyla devam etmişti. Karını Kathy'vi bu gece öldürmeye, ancak üzerinde çok
Sayfa 155
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Beyin
Düzenli ağırlık antrenmanına tepki veren vücut kasları gibi,beynin belli bölgeleri de kullanıldıkça duruma uyum sağlıyor ve kullanılmadıklarında köreliyorlar.
Sayfa 156·Kitabı okuyor
Düşün: Kör, sağır ve dilsiz çölde yürüyorlar ve sağır ölüyor. Dilsiz, köre nasıl anlatır sağırın öldüğünü? Seni sevmek, kelimenin tam anlamıyla dilsiz kalmaktır.
"Çünkü yoksulluk zihinsel ve ruhsal yetersizlikler, aşırılıklar içerir. Aklın ermez. Çocuk kalırsın. Yeteneklerin körelir.Alışkanlıkların, düşüncelerinden doğmaz; öylece sürüklenirsin. An'ı mecburen yaşarsın; hayatın yollarını tıkayan ağır bir karanlıkta; ödüller suçun ışığında belirir. Yoksul, hırsızlığı haysiyet kırıcı bir olay değil, müjde, hatta mucize gibi deneyimler. Emanete hıyanet etmeyecek dirayetten mahrumdur. Velhasıl... biz neden hiçbir şey çalmadık? Soru bu."
Sayfa 192·Kitabı okudu
Kendi mabedinde daha da yalnız insan artık…
Bugün, kendimizi gerçekleştirdiğimiz inancıyla, kendi özgür irademizle kendimizi sömürüyoruz. Herkesin kendi kendisinin rahibi olduğu külte, benliğe tapınmaya saygı gösteriyoruz. Özgünlük zorunluluğu kitle toplumuna yabancıdır. Kitle iletişim araçlarının egemen olduğu kitle toplumunun aksine, dijital medya çağında konuşma yeteneği körelmez. Tam tersine. Bugün herkes bir üretici ve yayıncıdır. Herkes kendini üretiyor. İletişim çılgınlığı karşısında sersemlemiş durumdayız.