Fikirlerin uğruna savaşacağın kadar değerli mi?
9/10
·390 syf.··
2026 14. kitabı
Şah ve Sultan, yalnızca iki hükümdarın mücadelesini anlatan bir roman değil. Aynı zamanda haklılıkla güç arasındaki ince çizgiyi sorgulatan bir hikâye. Kitabı okurken dikkatimi çeken şey, İskender Pala’nın taraf tutmak yerine dönemin ruhunu anlamaya çalışması oldu. Tarih kitaplarında çoğu zaman birkaç satıra sıkışan olaylar burada insan yüzleri kazanıyor. Savaşlar, siyasi hesaplar ve idealler kadar; korkular, hırslar ve hayal kırıklıkları da görünür hâle geliyor. Yavuz Sultan Selim’i de Şah İsmail’i de yalnızca kahraman ya da yalnızca suçlu olarak görmek kolay. Zor olan, ikisinin de kendi doğrularına ne kadar inandığını fark etmek. Belki de kitabın en güçlü yanı burada yatıyor. İnsan, okurken bir taraf seçmekten çok tarafların nasıl oluştuğunu düşünmeye başlıyor. Şah ve Sultan bana tarihin sadece kazananların hikâyesi olmadığını bir kez daha hatırlattı. Çünkü aynı olay, bakan kişinin durduğu yere göre bambaşka anlamlar kazanabiliyor. Kitabı bitirdiğimde geriye kalan şey bir savaşın sonucu değil, insanların uğruna savaşacak kadar inandıkları fikirlerin ağırlığı oldu.
Şah ve Sultanİskender Pala · Kapı Yayınları · 202537,9bin okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 21. kitabı
Var Mısın? İnsanın kendi hayatını fark ederek daha bilinçli ve anlamlı yaşaması gerektiğini anlatan bir kişisel gelişim kitabıdır. Doğan Cüceloğlu kitap boyunca kendi yaşam deneyimlerinden, insan ilişkilerinden ve gözlemlerinden örnekler verir. Kitapta aile yapısının ve çocuklukta görülen davranışların insan karakterini nasıl etkilediği de anlatılır. İnsanların çoğu zaman toplum baskısı ve korkular nedeniyle kendi benliklerinden uzaklaştığını söyler. Genel olarak kitap; motive eden, düşündüren ve okuyucunun kendisini sorgulamasını sağlayan bir eser olarak görülür.
Var mısın?Doğan Cüceloğlu · Kronik Kitap · 202137,8bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·152 syf.··
2026 31. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 00:00
KAR YAĞDIĞINDA Bitti 150 sayfa.. Kitap, geçmişte yaşadığı acılar nedeniyle insanlara karşı mesafeli ve içine kapanık bir hayat süren bir kadının hikâyesini anlatır. Yaşadığı hayal kırıklıkları onu duygularını bastırmaya ve yalnız yaşamaya itmiştir. Bir gün, kar yağışı altında gerçekleşen beklenmedik bir karşılaşma, hayatında yeni bir kapı aralar. Tanıştığı kişi de kendi geçmişinde yaralar taşıyan biridir. İkisi arasında zamanla bir yakınlık oluşur; ancak her ikisinin de geçmişten getirdiği korkular ve güvensizlikler bu ilişkinin önünde engel olur. Hikâye boyunca karakterler, hem birbirlerine yaklaşmaya hem de kendi iç dünyalarıyla yüzleşmeye çalışır. Duygusal iniş çıkışlar yaşanırken, güvenmek ve yeniden sevmek en büyük sınavları haline gelir. Kar yağışı, romanda önemli bir sembol olarak kullanılır ve geçmişi geride bırakma, arınma ve yeni başlangıçları temsil eder. Genel olarak kitap, aşkın iyileştirici gücünü, yalnızlığı ve ikinci bir şansın mümkün olup olmadığını sade ve duygusal bir anlatımla ele alır.
Kar YağdığındaFikriye Olgun · Sokak Kitapları Yayınları · 20182 okunma
Aynadaki Adamı Yen
Puan vermedi·134 syf.··
2026 53. kitabı
Merhaba sevgili okur Kitap, 11 ana başlıktan oluşuyor: 1) Aynaya Uzaktan Merhaba 2) Biriktirme Sanatı: Küçük Paraların Gizli Değeri 3) Düşmek, Kalkmak ve Tekrar Başlamak 4) Başkasını Kurtarmaya Çalışma: Kendi Yolunu İnşa Et 5) Destek Beklemek Yorar: Kendi Ayaklarına Güvenmeyi Öğren 6) Işık Aynadaki Adamda 7) Zenginlik Takıntısının Sessiz Kapanı 8) İçindeki Sabotajcıyı Susturmak 9) Tek Başına Güçlü Olmak: Ruhsal Dayanıklılık İnşası 10) Küçük Destekleri Görmezden Gelme 11) Son En büyük ve en sessiz savaş, insanın kendisiyle verdiği savaştır. Çoğu zaman zihnimizde susturamadığımız korkular, dışarıdaki sesleri duymamıza engel olur. Oysa sahip olduklarımızın farkına varmak, ruhsal güçlenmenin en sessiz ama en etkili adımlarından biridir. Bu kitap; kendimizle, korkularımızla ve iç sesimizle yüzleşmeye davet eden bir eser. Her konunun maddeler hâlinde ele alınması, kitabı adeta bir başucu kitabına dönüştürmüş. Benim için bir solukta okunup rafa kaldırılacak bir kitap değil; aksine, ihtiyaç duydukça dönüp tekrar tekrar okunabilecek bir yol arkadaşı oldu. Bazı kitaplar bilgi verir, bazıları ise insanın kendi iç sesini duymasına vesile olur. Bu kitap da onlardan biri oldu benim için. Eğer siz de kendi içinizdeki seslerden yorulduysanız, bu kitap size iyi gelebilir. ✿ Hep kitapla kalın
Aynadaki Adamı YenKaan Koç · Zet Yayınları · 202621 okunma
Güvenlik Vaadiyle Kabul Edilen Bir Hapishanenin Anatomisi
8/10
·384 syf.·
2026 11. kitabı
Bazı kitaplar vardır; onları okurken hikâyeyi takip edersiniz. Bazı kitaplar vardır; sizi karakterlerin peşinden sürükler. Margaret Atwood'un Damızlık Kızın Öyküsü ise başka bir şey yapıyor. Hikâyesini anlatırken, okurun eline bir tuğla veriyor ve soruyor: Bir toplum kendi hapishanesini nasıl inşa eder? Bu sorunun cevabını yalnızca Damızlık Kızlar'da ararsak kitabı eksik okumuş oluruz. Çünkü Gilead yalnızca kadınların değil, herkesin rolüne hapsedildiği bir dünya. Teyzeler var. Sistemin gardiyanları. Kadınları denetleyen, eğiten, itaati erdeme dönüştüren kadınlar. Kitabın en rahatsız edici taraflarından biri de burada başlıyor. Baskının yalnızca erkekler tarafından uygulanmadığını görüyoruz. Tarih boyunca birçok baskıcı düzen, kendisini mağdur ettiği insanların bir kısmı tarafından korunmuştur. Atwood bunu çok iyi biliyor. Marthalar var. Görünmez emekçiler. Devrimlerin, rejimlerin ve ideolojilerin en çok unuttuğu insanlar. Hayatta kalmaya çalışanlar. Komutanlar var. Gücün sahipleri. Ama gerçekten özgürler mi? Komutan ile Fredinki'nin gizli buluşmalarında dikkatimi çeken şey buydu. Güçlü görünen adamın yalnızlığı. Scrabble oynama isteği. Sohbet etme arzusu. Bir insan tarafından görülme ihtiyacı. Gilead kadınların özgürlüğünü çalmış olabilir ama erkeklerin de insan ilişkilerini mekanikleştirmiştir. Sonunda herkes bir rol kazanmıştır; fakat kimse tam anlamıyla insan olarak kalamamıştır. Serena Joy var. Bir zamanlar savunduğu fikirlerin altında ezilen bir kadın. Tarihin en ironik karakterlerinden biri gibi. Nick var. Belirsizlik. Umut. Kaçış. Belki de yalnızca bir yanılsama. Moira var. Fredinki'nin zihninde hiç sönmeyen ihtimal. Direnişin sembolü. Ve Fredinki... Ne kahraman. Ne devrimci. Ne de kurtarıcı. Sadece hayatta kalmaya çalışan bir insan. Belki de bu yüzden bu kadar
Duygu ve Düşünce
Damızlık Kızın ÖyküsüMargaret Atwood · Doğan Kitap · 201914,7bin okunma
Kitap Tarih Kitabı Değildir
Puan vermedi·510 syf.··
2026 2. kitabı
Bu yüzden kitapta tarihi olaylardan çok, hoşuma giden alıntıları paylaştım. Kitapta hurafeleri, iftiraları baz alarak kurgulanmış tarihi bi içerik olmayan romandır. O dönemde 100 bin haşhaşinin yaşadığı iddia ediliyor. Bu rakam oldukça uydurma bir rakamdır. Zira rakamların sayısı gerçek olsa Selçuklu'da bütün devlet kademelerini kontrol edebilme ve hatta yok edebilme gücüne sahip olabilirlerdi. Kitapta gerçek nerede bitiyor , kurgu nerede başlıyor pek ayırt edilemiyor. Gelelim Hasan Sabbah yani Nam-ı diğer Yüce Seyduna'ya; Hasan sabbah'ın ataları Yemen'den gelme bir aileye mensup ama bu aile zamanında göç edip İran'daki Kum şehrine geliyor. Hasan Sabah İran'da Kum şehrinde dünyaya geliyor. Hasan Sabbah'ın babası da Şii inancında önde gelen alimlerden birisidir. Oğlunun da bu şekilde yetişmesini ve bu konuda da hoca olmasını istiyor. Bu nedenle oğlu Hasan Sabbah'ı Rey şehrine gönderiyor. Hasan Sabbah dönemin büyük zatlarından Nişaburin'in yanına gidip ondan eğitim alıyor. Hasan sabbah'ın babası oğlunu neden oraya gönderdi ? 12 Şii inancında olduğu ve oğlunun orada büyük bir eğitim almasını istediği için. Ama burada başka bir etken işin içine giriyor. Zaten o dönemde İsmail'iler Şiilik'ten ayrılıyor. Babası İsmail'leri sevmiyor, Hasan Sabbah İsmail'lere karşı antipati duyuyor.İsmaili zatları ile tanışıyor. Tanıştıkları zatlar İsmail'iligi Hasan Sabbah'a anlatıyor. Bir süre sonra Hasan Sabbah'ta İsmail'iligi mantıklı buluyor ve İsmail'i kanadında bir Dai( Fedai) olmaya karar veriyor. Hasan Sabbah'ı İsmail'ilige geçiren zat Fatimi İsmail'isidir. Hasan sabbah'ın ne kadar zeki ve bu propagandayı iyi yöneteceğini bildiği için Dai olmasına izin veriyor. Hasan Sabbah Fatimi merkezinde eğitim aldıktan sonra görevini yerine getiriyor ve insanlara Fatimiligi, İsmail'iliği
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201250bin okunma