İkinci Cildin Kapanış Değerlendirmesi... :)
Puan vermedi·416 syf.·
2026 40. kitabı
Niteliksiz Adam serisinin ilk cildinde toplumsal organizasyon şeması üzerinden kurulan, statü ve rollerinin dağılımı ile meydana gelmiş, Avusturya-Macaristan entelektüel ve aristokratlarının genel bir tasviri üzerinde durduğunu yazmıştım.Bana göre ilk ciltte Musil motivasyonunu büyük ölçüde karakterleri ve dünyalarını kurmaya ayrılmış gibiydi... #304227508 Kimdirler? Hangi sınıfa aittirler? Neyi savunurlar? Hangi ideolojik pozisyonları temsil ederler? Birbirleriyle ilişkileri nedir? İkinci ciltte ise anlatının yönü büyük oranda değişiyor. Kahramanlar ampirik düşünce ile tinsel düşünce arasındaki diyalektik gerilimin oluşturduğu bir aporianın içinde hayat buluyor. Ilk andan itibaren klasik roman kültürü anlamında kurgusal bir düzen ve olay örüntüsü olmayan roman ikinci ciltte de aynı disiplini koruyor. Ancak karakterlerin psikolojik kırılma ve içsel çözülme izleri bu ciltte çok daha fazla hissediliyor. Karakter analizi için ise yeni çatlaklar oluşturuyor. Çatlaklardan sızan fikir yansımaları Musil’in kendinden asla emin olmayan, paradokslarla dolu anlatımı ile birleştiğinde; okuyucusunu her cümlenin altını ince bir titizlikle kazımak zorunda bırakıyor. Ulrich’in karakterler karşısında düşüncesi gerçekten destrüktif mi, yoksa Musil eski anlamlari çözerek okuyucuyu üçüncü bir düşünme biçimi bulmaya mı davet ediyor?! Bu haliyle Heidegger sevenleri oldukça tatmin edecek bir okuma ki; onun üst üste binen dogmatik katmanları yıkıcı ve yeniden yapıcı diline bir adım yakın diyebilirim. Bir farkla; Musil soyduğu katmanları çıplak bırakarak yerine yeni bir kavram koymazken sorumluluğu tamamen okuyucuya bırakıyor. ilk ciltte kurulan ideolojik ve toplumsal maskeler ikinci ciltte incelip şeffaflaşiyor. Karakterlerin ilk ciltte kendini
Alıntı
Niteliksiz Adam 2Robert Musil · Aylak Adam Yayınları · 2018623 okunma
Dune
Puan vermedi·712 syf.··
2026 61. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 15:12
Çölün Ortasındaki Kehanet: Dune Frank Herbert’ün başyapıtı Dune, galaktik bir taht kavgasından ziyade, inancın sömürülüşünü ve gücün doğasını anlatan felsefi bir ekolojik manifestodur. Hikaye, Arrakis adlı çöl gezegeninin kontrolünden ziyade, kehanetlerin ve dinsel mühendisliğin insanlığı nasıl köleleştirdiğini odağına alır. Ailesinin çöküşünün ardından çöl halkı Fremenlere sığınan Paul Atreides, yüzyıllık genetik planların sonucunda bir "Mesih"e dönüşür. Ancak o, halkını özgürlüğe taşırken aynı zamanda kendi adına çıkacak ve galaksiyi ateşe verecek bir kutsal savaşın dehşetiyle yüzleşir. Paul, kendi yarattığı efsanenin altında ezilen trajik bir liderdir. Dune, evrendeki en değerli madde olan "baharat" üzerinden sömürgeciliği eleştirirken, bize zamansız bir uyarıda bulunur: Karizmatik liderlere duyulan körü körüne inanç, toplumların kendi elleriyle hazırladığı en büyük hapishanedir.
DuneFrank Herbert · İthaki Yayınları · 202115,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Biraz da tarih incelemeleri :)
Puan vermedi
Menderes'in Dış Politikası Batı'nın Güdümündeki Türkiye Hüner Tuncer Doç. Dr. Hüner Tuncer’in titiz bir arşiv çalışması ve diplomatik birikimiyle kaleme aldığı Menderes’in Dış Politikası eseri, Türk dış politikası tarihinin en radikal dönüşüm süreçlerinden birini uluslararası ilişkiler disiplininin temel yapı taşları üzerinden analiz eden sarsıcı bir kitaptır, Tuncer, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesini oluşturan ve geleneksel dış politikayı biçimlendiren Atatürkçü ilkeler ile 1950-1960 yılları arasında Demokrat Parti (DP) iktidarı tarafından hayata geçirilen pratikler arasındaki derin kırılmayı mercek altına almaktadır. Kitap, temelde realist bir uluslararası politika perspektifiyle yazılmış olup, bir devletin kendi ulusal gücüne dayanmaksızın, salt bir süper gücün koruyuculuğuna ve dış yardımlara yaslanarak tam bağımsızlığını sürdüremeyeceği tezini savunmaktadır. Tuncer, yapısal analize geçmeden önce, Atatürk dönemi dış politikasının "gerçekçilik", "tam bağımsızlık", büyük güçler arasında denge kurma ve ideolojik dogmalardan uzak durma gibi temel prensiplerini anımsatarak, Menderes dönemindeki "sapmanın" teorik ve pratik boyutlarını daha görünür kılmaktadır. Uluslararası sistemin İkinci Dünya Savaşı sonrasında çok kutupluluktan iki kutupluluğa evrilmesi ve Soğuk Savaş’ın tırmanması, Türkiye’nin jeopolitik konumunu kırılgan bir zemine taşımıştır. Eserde, bu dönemin en kritik eşiklerinden biri olan İkinci Dünya Savaşı ertesindeki Türk-Sovyet ilişkileri ve SSCB’nin Boğazlar ile Doğu Anadolu üzerindeki haksız talepleri teferruatlı bir biçimde incelenmektedir. Yazar, bu noktada önemli bir tarihsel ayrım yapmakta; İsmet İnönü dönemindeki Batı’ya yakınlaşma hamlelerinin savaş sonrası koşulların ve Sovyet tehdidinin dayattığı istisnai, konjonktürel bir zorunluluk olduğunu belirtirken, DP iktidarının bu çizgiyi
Menderes'in Dış Politikası Batı'nın Güdümündeki TürkiyeHüner Tuncer · Kaynak Yayınları · 20133 okunma
Candide ya da Bağnaz İyimserlik
10/10
·136 syf.··
2026 21. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 12:34
Okurken hem güldüren hem rahatsız eden hem de düşündüren çok az kitap var. Candide benim için tam olarak öyle bir kitap oldu. Saf Candide, en bilge insan olarak gördüğü Pangloss’un bitmek bilmeyen iyimserliğine ve “Bu dünya en iyi mümkün dünyadır.” görüşüne körü körüne inanır. Ancak kitap boyunca başına gelen felaketler, savaşlar, ihanetler ve absürtlükler bu fikri adım adım çökertir. Candide de zamanla Pangloss’u ve onun öğretilerini sorgulamaya başlar; yine de tamamen kopamaz çünkü ona bağnazca bağlıdır. Bu yüzden her kötülükten bir iyilik çıkacağına inanmayı sürdürür, küçük umutlardan büyük beklentiler üretir. Bir noktadan sonra kitap şunu hissettirir: Gerçekten her şey bir planın parçası mı, yoksa biz mi buna inanmak istiyoruz? Voltaire, eser boyunca skolastik düşünceyi, Engizisyon’u ve dogmatik inançları sık sık eleştirir ve bunlara göndermelerde bulunur. Sonunda ise ortaya çok sade ama güçlü bir fikir çıkar: “Kendi bahçemizi yeşertmeliyiz.” Yani büyük teoriler yerine gerçek hayata, emeğe ve yapılabilir olana yönelerek ancak bu dünyada bir denge ve huzur bulabiliriz. Çok akıcı ve keyifli bir kitap herkese öneririm.
Candide ya da İyimserlikVoltaire · İş Bankası Kültür Yayınları · 20257bin okunma
Puan vermedi·510 syf.··
2026 101. kitabı
İnançların nasıl birer silaha dönüşebileceğini ve sadakatin sınırlarını körü körüne itaatin gölgesinde sorgulayan sarsıcı bir başyapıt. Hasan Sabbah’ın kurduğu o kusursuz ve ürkütücü düzenin içine girdikçe, tarihin en gizemli manipülasyonuna canlı rehberlik ediyorsunuz.
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201250bin okunma
Puan vermedi·202 syf.··
2026 9. kitabı
Ray Bradbury, insanlığın sonunu getirecek şeyin nükleer bombalar değil (ki kitapta arka planda bir savaş sürekli yaklaşmaktadır), zihinsel tembellik ve ekranlara duyulan körü körüne bağımlılık olduğunu savunur.
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,3bin okunma