Sen Kızıl'sın! Hizmet etmek için doğdun! (Yasıradandeğilsem)
10/10
·392 syf.··
2026 57. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 17:47
Selamlar yeni bir fantastik serinin ilk kitabının yorumuyla geldim. KONUSU: Kan sistemine göre kastlara ayrılan bir evrenimiz var.Kanı gümüş akanlara Gümüşler deniyor. Gümüşler üst tabaka ve belli sihirli güçleri var. (Bazıları ateşi, bazıları suyu kontrol ediyor, bazıları başkalarının gücünü baskılayabiliyor, bazıları görünmez oluyor.) Bir de kanı kırmızı akan kızıllar var. Bunlar alt tabakadalar, Gümüşlere hizmet ediyorlar ve hiçbir güçleri yok. Ayrıca eğer kızıllar iş bulamazlarsa 18 yaşında savaşa gitmek zorundalar. Başrolümüz Mare, geçimini hırsızlık yaparak sağlıyor.3 abisi savaşa gitmiş. Evde sadece küçük kız kardeşi çalışıyor. İşi olmadığından 1 yıl sonra savaşa katılacağının farkında. Son zamanlarında ailesine destek olabilmek için para bulmaya çalışıyor. O sırada en yakın arkadaşı Kilorn'un ustası ölüyor ve Kilorn işsiz kalıyor.Onu işe alacak biri olmadığından birkaç hafta içinde savaşa katılmak zorunda... Mare arkadaşını ve kendisini kurtarmak için bir yol buluyor ama bu yol bedavaya değil. 2 krom (para birimi) bulması gerekiyor. Bu para tüm hayatını karşılamaya yetecek kadar çok! Bazı olaylar oluyor ve tüm umutlarını kaybetmişken para çaldığı bir yabancı onu yakalıyor. Mare hayat hikayesini anlatınca adam ona 1 krom veriyor. Biraz daha konuştuklarında 1 krom daha veriyor ve bunla da kalmayıp Mare'e sarayda iş ayarlıyor. Mare artık krala hizmet eden bir hizmetçi! Lakin olaylar bunla sonlanmıyor! Mare bir kızıl olmasına rağmen şimşeği kontrol edebildiğini öğreniyor! Peki ona ne olacak kral onu idam mı edecek yoksa kendi emelleri için kullanacak mı? YORUMUM: Öncelikle ana evrenin Powerless'la çok benzediği söylemek istiyorum. Dünya bana yabancı gelmedi zaten bildiğim bir evrende gibiydim. Kitap akıcıydı, konunun gidişatını sevdim. Mare'in sıradan
1000Kitap
Kızıl KraliçeVictoria Aveyard · Pegasus Yayınları · 20153,460 okunma
Puan vermedi·188 syf.··
2026 15. kitabı
​"Aşkın, ayrılığın ve arzunun şairi: Ümit Yaşar Oğuzcan. 'Beni Unutma' eseriyle sadece bir şiir kitabı değil, bir zaman tüneli edasıyla bizleri Galata’nın rüzgârında aşkın en tutkulu gezintisine çıkarıyor." "Üç tüp boyam vardı Veronez yeşili zümrüt yeşili krom yeşili Hepsini kattım birbirine Senin yeşilini buldum Senin yeşilinde orkestralar Debussy'den çalıyordu Senin yeşilinde unuttum siyahlığımı."
Alıntı
Beni UnutmaÜmit Yaşar Oğuzcan · Alpay Yayınları · 1966147 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Söz Mezbahası
Puan vermedi·160 syf.··
2026 36. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2026 21:32
Söz Mezbahası / Eduardo Galeano Kitap, büyük ölçüde 1960'lı yılların devrimci ve başkaldırı ruhuyla dolu dönemine ait röportajlar, gözlemler, kısa görüşmeler ve keskin görünümlerden oluşuyor. Galeano burada klasik roman veya deneme tarzından ziyade, gazeteci kimliğini ön plana çıkarıyor. Latin Amerika'nın (özellikle Uruguay, Arjantin, Brezilya gibi ülkelerin) siyasi gerilimlerini, sömürüyü, diktatörlükleri, emperyalizmi ve halkın ezilmişliğini çok yalın, bir dille aktarıyor. Ernesto Che Guevara gibi figürlerden Brezilya'nın yayılmacı politikalarına, kenar mahallelerden gerilla mücadelelerine kadar geniş bir yelpazede kesitler sunuyor. Yazar, egemen güçlerin (siyasetçiler, reklamcılar, medya) dili nasıl bir manipülasyon aracına dönüştürdüğünü anlatıyor. Ona göre kelimeler artık gerçeği açıklamak için değil, gerçeği gizlemek ve infaz etmek için kullanılmaktadır. Kitabın adı tesadüf değildir. Galeano'ya göre kelimeler bir "mezbahaya" sürülür; burada içleri boşaltılır, parçalanır ve tanınmaz hale getirilir. Barış denilerek savaşlar meşrulaştırılır. Özgürlük adı altında sömürü düzenleri kurulur. Kalkınma denilerek doğa ve insan onuru katledilir. Okura şu soruyu sorduruyor: Eğer kelimelerimiz kirlenmişse, düşüncelerimiz ne kadar temiz olabilir?"Kelimeler artık bir şeyleri isimlendirmek için değil, bir şeylerin üzerini örtmek için kullanılıyor." Daha çok Latin Amerika meraklılarına / politik okuma sevenlere hitap ediyor. Iyi okumalar.
Siyaset
Söz MezbahasıEduardo Galeano · Belge Yayınları · 199655 okunma
9/10
·464 syf.··
2025 7. kitabı
Bu yaz Krom Okuma Grubu'nda okuduğumuz kitap Haşhaş Savaşı'ydı. Eğer fantastik edebiyat okuyucusu iseniz, bu kitabın en önemli avantajı size Çin bağlamlı, alternatif bir fantastik ortam sunması. Fantastik dediğimizde genelde ortaçağ Avrupa'sını anlıyoruz. Bu, 1900'lerin başında oluşmuş bir norm. Yüzüklerin Efendisi'nden Taht Oyunları'na, Yerdeniz Büyücüsü'nden Zaman Çarkı'na, fantastik edebiyatın neredeyse tamamı, ortam olarak eski Avrupa'da geçiyor. Çin odaklı bir fantastik kurgu okumak bana çok iyi geldi. Bu kitapta bağlam olarak 11. yy. Song Hanedanlığı dönemi, konu olarak ise 20. yy ortalarında, İkinci Dünya Savaşı sırasında gerçekleşen İkinci Çin-Japon Savaşı temel alınmış. Bana orijinal gelmesi bir yana, hiç bilmediğim Çin tarihi hakkında merak uyandırması bence önemli bir kazanımdı. R.F. Kuang son zamanlarda gündemin zirvesinde. Arka arkaya kaliteli romanlar üretiyor olmasının yanında, bu romanlara dair ciddi bir pazarlama çalışması olduğunu görüyoruz. Biz Haşhaş Savaşı'nı okurken her yerde Sarı Yüz reklamları dönüyordu. Genç ve popüler bir yazarın yaşayacağı sıkıntıları yaşadığını düşünüyorum -- doğru yaptıklarından çok, hatalarının konuşulduğu bir dönemdeyiz. Popüler edebiyat tartışmalarını takip eden bir analiz yerine, sadece nasıl bir okur deneyimi yaşadığımızı paylaşmak niyetindeyim. Bu romanı okumaya başlamadan önce yazar hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyordum. Gruptaki diğer arkadaşlarım da bu durumdaydı. Okuduktan sonra, romanı tüm grup olarak çok beğendik. Kendi adıma, henüz yirmili yaşlarının başında böyle bir roman yazmış olmasına inanamadım. 5/5 not verdikten sonra, neden bu kadar iyi olduğunu düşündüm. Herhalde ilk söylememiz gereken özellik, kitabın aşırı sürükleyici olduğu. Din, şamanizm ve savaş temalarını içeren bir "sıfırdan zirveye"
1000Kitap
Haşhaş SavaşıR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20232,092 okunma
10/10
·342 syf.··
2025 4. kitabı
Krom Okuma Grubu’nda yaşadığımız ilk büyük deneyim, Roger Zelazny’nin kült bilimkurgu klasiği Işık Tanrısı'ydı. Krom Okuma Grubu, bilimkurgu ve fantastik türlere ilgi duyan okurlarla bir araya geldiğimiz, tematik bir okuma etkinliği. Türün öne çıkan kitaplarını birlikte keşfetmeyi amaçlıyoruz. Gelecekte, bambaşka bir gezegende, tahakküm altında yaşayan bir halk hayal edin. Milyonlarca insan tarlalarda ve şehirlerde ter dökerken, hükümdarları kutup bölgesindeki Göksel Şehir'de, yani "Cennet"te yaşıyorlar. Kendilerine Hindu tanrılarının isimlerini almış olan bu hükümdarlar, yüksek teknoloji ürünleri kendilerine saklıyorlar. Brahma, Şiva ve Vişnu dışında, Yama-dharma, Kali, Agni, Krişna, Maya, Ratri gibi tanrıların isimlerini almış, bir avuç kişiden bahsediyoruz. Halk ortaçağda yaşıyor. Hükümdarlarının gerçekten de tanrı olduklarını düşünüyor. Matbaayı icat etmeleri bile mümkün değil, çünkü fikir birinin aklına gelse bile, gerçeğe dönüşmesi yönetenler tarafından engelleniyor. Tanrılar ölümsüzlüğe, bedenler arası bilinç transferine, akıl almaz silahlara, sınırsız bolluğa ve uzay gemilerine sahipler. Kendileri refah içinde yaşarken halkın bu teknolojileri kullanmak için gereken olgunluğa sahip olmadığını düşünüyorlar. Tanrılardan biri bu düzenden rahatsız. Yönetenler ile halk arasındaki mesafeyi ortadan kaldırmayı, teknolojinin nimetlerini herkesle paylaşmayı planlıyor. Farklı isimlerle biliniyor: Mahasamatman, Aydınlanmış Olan, Buddha, Sidarta, İblis Tutan, Maitreya ya da Işık Tanrısı... Mahasamatman adındaki 'maha' ve 'atman' kısımlarını atıyor, kendine yalnızca "Sam" diyor. İnsanları kontrol etmek için Hindu dininin figürleri kullanan zorbaların karşısına, Sidarta Gotama'nın dini ve öğretileriyle dikiliyor. Bu hikaye, sahte bir Cennete karşı girişilen isyanın
Bilim-Kurgu
Işık TanrısıRoger Zelazny · İthaki Yayınları · 2016488 okunma
8/10
·256 syf.··
2025 3. kitabı
> Ağaçlar kargalarla, ormanlar delilerle doluydu. Çukur kemiklerle, elleri tellerle doluydu. Bu açılış cümlelerini okuduğum anda kitabın hoşuma gideceğini biliyordum. Yanılmamışım. Krom Okuma Grubu'nun takvimine aldığım için de çok sevindim. Kingfisher, Isırgan Otu ve Kemik'te peri masallarından alışık olduğumuz parçaları birleştirip fantastik, karanlık ve çağdaş bir roman haline getirmiş. Kitap aracılığıyla "cin pazarı" ve "lanetli çocuk" gibi oldukça ilginç fantastik öğelere karşılaştığıma sevindim. Roman ayrıca duygusal bağlanmayı da kuvvetli bir şekilde oluşturduğu için son birkaç bölümü bir çırpıda okudum. Sonunda tamamıyla tatmin olmuştum. Ama herhalde en çok karakterleri sevdim. Hikayenin, gözden çıkarılmış bir prensesin kötü prensi öldürme hikayesi olduğunu daha önce yazmıştım. Prensese bu konuda yardım eden ekibine bir bakın: - Kemikten bir köpek (sadık ve sevimli) - Sürgündeki bir şövalye (onurlu ve kaslı) - Yaşlı bir toz-karısı (ölülerle konuşabiliyor) - Toz-karısının tavuğu (içinde iblis olabilir) - Yaşlı bir vaftiz annesi (çok iyi kalpli ama habis sihirlerin ustası) - Bir civciv (güvenli yerleri gösterir) Peri masalı tadında, iskelet ve sihir dolu bir bir roman okumak isteyenlere tavsiye ederim. Küçük çocuklara uygun olmayabilir ancak bu türlerde romanları seven ilk gençlik çağı çocuklarının da hoşuna gidecektir.
Isırgan Otu ve KemikT. Kingfisher · Eksik Parça Yayınları · 2024254 okunma